Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8053 E. 2024/9294 K. – Haczin Fekki
Konu: Haczin Fekki
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8053
- Karar No
- 2024/9294
- Karar Tarihi
- Konu
- Haczin Fekki
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3511 E., 2023/3694 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/363 E., 2023/21 K.
Taraflar arasındaki haczin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Savana Madencilik Enerji İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, Savana A.Ş.'nin taşeronu olan ... Madencilik Hafriyat İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin prim borçları sebebiyle davacının şahsi malvarlığına haciz konulduğunu, borca ve taşeronluk ilişkisine bir itirazları olmadığını, kaldı ki borcun ödenmesi için Kuruma başvuru yaparak borcu yapılandırdıklarını, ödemelerin taksitlendirildiğini ve ilk taksitin vadesinin henüz gelmediğini, buna karşın davalı Kurumca gerek Savana A.Ş. aleyhine, gerekse ... Madencilik aleyhine hiçbir haciz işlemi yapılmadan, alacağın şirketten tahsili yoluna gidilmeden davacının şahsi malvarlığına haciz konulduğunu, bunun kanuna aykırı olduğunu, davacının tüm malvarlığı üzerinde haciz olmasının davacının ticari faaliyetini ve itibarını zedelediğini, alacak miktarının her iki şirketten de tahsil olmasının davacının ticari faaliyetini ve itibarını zedelediğini, alacak miktarının her iki şirketten de tahsil edilebilecek durumda olduğunu, bu nedenle de yapılan haciz işleminin iptali gerektiğini beyan ederek davacının şahsi malları üzerine konulan hacizlerin fekki ile hacizlerin Savana Madencilik Enerji İnşaat San. ve Tic. A.Ş. adına tesisine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Savana Madencilik adına şirket muhasebecisinin 04.10.2012 tarihinde yapılandırma yaptığını, teminat olarak davacıya ait gayrimenkulleri gösterdiğini, 04.10.2012 tarihinde 70.000,00 TL peşinat ödemesi yaptığını, düzenli bir ödeme olmadığından yapılandırmanın bozulduğunu, yine aynı işverenin 13.03.2014 tarihinde yapılandırma talep ettiğini, teminat olarak yine şahsi taşınmazlarını gösterdiğini ve 50.000,00 TL peşinat ödediğini, düzenli ödeme olmaması sebebiyle yine yapılandırmanın bozulduğunu, işverenin borcu sebebiyle şirket araçlarına ve şirket ruhsatına da haciz konulduğunu, davacının ödeme emirlerine yasal süresi içinde Kuruma itiraz etmesi gerekmekte iken direk dava yoluna başvurduğunu, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kurum tarafından davacıya tebliğ edilen ödeme emirlerinin davacı adına düzenlenmediği dava dışı Savana Madencilik şirketi adına düzenlendiği, davacıya tebliğ edilen ödeme emirlerine dayanılarak Kurum tarafından davacıya ait taşınmazlar üzerine haciz şerhi tesis ettirildiği, bu itibarla davacı adına kesinleşmiş herhangi bir takibin olmadığı, kesinleşmiş bir takip olmaksızın yapılan hacizlerin kaldırılması gerektiği, davalı Kurum tarafından yapılan işlemler nedeniyle dava açılmasına sebebiyet verildiği anlaşıldığından davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Avukatlık asgari ücret tarifesinin 6 ncı maddesi uyarınca ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra dava konusuz kaldığından takdir edilecek vekalet ücretinin tamamında hükmedildiği" gerekçesiyle; "Dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerde hata bulunmadığı, yersiz açılan davanın reddinin gerektiği, yeniden yargılama yapılması gerektiği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış bulunması olarak tanımlanan davanın konusuz kalması halinin, Kurum tarafından davacıya tebliğ edilen ödeme emirlerinin davacı adına düzenlenmediği dava dışı Savana Madencilik şirketi adına düzenlendiği, davacıya tebliğ edilen ödeme emirlerine dayanılarak Kurum tarafından davacıya ait taşınmazlar üzerine haciz şerhi tesis ettirildiği, bu itibarla davacı adına kesinleşmiş herhangi bir takibin olmadığı, kesinleşmiş bir takip olmaksızın yapılan hacizlerin kaldırılması gerektiği; ancak yargılama sırasında dava tarihinden sonra Kurumun yazısı ile davaya konu borcun ödendiği, borcun ödenmesine müteakip Kurum tarafından konulan ve dava konusu edilen 2013 yılı takiplerine konu haciz şerhlerinin kaldırılmasıyla gerçekleştiği anlaşılmakla, Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı görülmekle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haczin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 200 ve 202 nci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.