Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8035 E. 2024/8708 K. – Rücuan Tazminat
Konu: Rücuan Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8035
- Karar No
- 2024/8708
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuan Tazminat
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E., 2023/472 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesi ile Kurum sigortalısı ...'ın 05.11.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna girdiğini, kazanın davalının kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğini, kaza nedeniyle düzenlenen müfettiş raporunda da işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarının öngördüğü önlemleri almadığı tespit edilerek 5510 sayılı Kanun'un 21 ve 76 ncı maddelerine göre kusurlu olduğunun belirtildiğini, ayrıca sigortalı hak sahipleri tarafından Gebze 1. İş Mahkemesinin 2008/788 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, kaza nedeniyle sigortalının hak sahiplerine 34.215,22 TL gelir bağlandığını toplam 34.215,22 TL Kurum zararlarının olduğunu belirterek; kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin dava ve istem haklarını saklı tutarak 3.421,52 TL gelirlerin onay, masraf ve ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı Kurum vekili 23.11.2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 23.950,65 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile müvekilinin, kuyu inşaatı sırasında ölen ... ile işçi-işveren ilişkisi olmadığını, olayda hiçbir kusurunun olmadığını, işveren olarak Mehmet Akça ile 16.08.2008 tarihli istisna sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmede işin sorumluluğunun bu kişiye ait olduğunun açıkça belli olduğunu, istisna sözleşmelerinde de tüm sorumluluğun işi yapanda olduğunun yasa gereği olduğunu, ayrıca Gebze 1. İş Mahkemesinin 2008/788 E. sayılı dosyası ile açılan tazminat davasının sorumlularının belirlenmesi yönünden sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.09.2014 tarihli ve 2011/377 E. 2014/453 K. sayılı kararı ile hak sahiplerinin açtığı Gebze 1. İş Mahkemesinin 2008/788 Esas ve 2012/906 Karar sayılı tazminat davasında 21. Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma kararı çerçevesinde, davalının işveren sıfatı ve kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.04.2016 tarihli ve 2014/25505 E., 2016/6100 K. sayılı kararı ile Mahkemece tazminat davalarının akıbeti araştırılarak, zararlandırıcı sigorta olayında davalının ve dava dışı kişilerin işverenlik sıfatları ile kusur oran ve aidiyetleri konusunda, kazanın meydana geldiği iş kolunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşa uygun kusur raporu alınması ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesine dayalı olarak bozma kararı verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 12.05.2017 tarihli ve 2019/554 E. 2017/173 K. sayılı kararıyla; davalı ...'in işveren sıfatının bulunmadığı gerekçesine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur. 2. Dairenin 22.01.2018 tarihli ve 2017/4628 E., 2018/282 K. sayılı kararında; uyulan bozma ilamı sonrası alınan kusur bilirkişi raporunda; davalı ...'in kusurunun olmadığı, dava dışı işveren ...'ın olayda %90 oranında kusurlu olduğu, kazalı işçi ...'ın %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında bulunan 17.04.2012 tarihli kusur bilirkişi raporunda, davalıya; kuyuya enerji sağlayan elektrik iletim sisteminin uygun ve risksiz durumda bulunmasını sağlamadığı sebebiyle kusur verildiği, davalının işverenlik sıfatı yoksa da elektrik iletim sisteminin uygun ve risksiz durumda bulunmasını sağlamadığı nedeniyle ve 3. kişi sıfatıyla bir kusurunun olup olmadığı hususunda, kazanın meydana geldiği iş kolunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşan uygun kusur raporu alınması ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur. C. Üçüncü Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 19.03.2021 tarihli ve 2018/36 E. 2021/82 K. sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davanın kabulü ile 25.661,42 TL bağlanan gelir alacağının (15.396,85 TL'lik kısmından davalı ... sorumlu olmak üzere) tahsis onay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı Kurum ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur. 2. Dairenin 10.01.2022 tarihli ve 2021/8943 E., 2022/43 K. sayılı kararında; Mahkemece bozma gereği olarak; raporlar arasında çelişkileri giderecek şekilde, ...’in 3. kişi kusurunun olup olmadığını somut olarak belirleyen, kuyuda kaçak akım rölesi olup olmadığının tespitiyle kaçak akım rölesinin işçinin elektrik akımına kapılmasını engelleyip engelleyemeyeceği, kaçak akım rölesi bulundurulması elzem bir ihtiyaç ise taraflar arasındaki ilişki de gözetilerek kimin temin etmesi gerektiği, kuyu içerisinde alınacak önlemlerle ilgili yükümlülüklerin kimlere ait olduğunun, ehil bilirkişilerce, teknik anlamdaki çelişkiler de giderilmek suretiyle belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar; Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 25.661,42 TL bağlanan gelirden kaynaklı alacağın tahsis onay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ...'e açılan davanın ise kusur yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden işverenlik sıfatının olmaması nedeniyle, kusursuz olduğu sonucuna varılmayacağını, bozma ilamlarında belirtilen hususlara ilişkin çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, Kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesini kabul etmediklerini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; kazaya konu olayın meydana gelmesinde sorumluluğunun olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum vekili ve davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekili ve davalı ... yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.