Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7924 E. 2024/10794 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7924
- Karar No
- 2024/10794
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2902 E., 2024/1159 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/450 E., 2022/207 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 20.10.1996 tarihinden itibaren işten ayrıldığı 01.06.2017 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline ait işyerinde çıraklık hariç hiç çalışmadığını, müvekkilinin Bornova Kaymakamlığı Mesleki Eğitim Merkezi ile anlaşmalı olarak davacıyı çırak olarak kabul ettiğini, bu çıraklığın 3 yıl sürdüğünü, 30.10.1997 tarihinde çıraklık eğimini bitirdiğini, bu dönemde davacının sigorta primlerini 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'na göre Devletin ödediğini, çıraklık eğitimi bittikten sonra davacının müvekkiline ait işyerinde hiç çalışmadığını, müvekkiline ait işyerinin basit usulde vergi mükellefiyeti olan bir işyeri olduğunu, yoğun iş olan bir işyeri olmadığını, davalının kendisinin çalıştığını, davacının 2005 yılından itibaren Bağ-Kur'lu olduğunu, hala primlerinin ödendiğinin görüldüğünü, davalının 2005 yılından önceki dönemle ilgili hizmet tespiti davasının hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işverene ait işyerindeki çalışmaların ve prime esas kazançların Kuruma bildirilenlerden ibaret olduğunu, davacının asgari ücretin üzerinde çalıştığını resmi belgelerle ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın kısmen kabulüne, davacının fer'i müdahil Kurumda 302038.35 ss no.lu dosyada işlem gören davalı ...'a ait 350 Sok. no:14/A İzmir adresinde bulunan ''Bayan Kuaförü'' işyerinde 31.07.1997 – 01.04.2017 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi olarak asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz olarak zorunlu analık süreleri hariç 6966 gün çalıştığı, 6966 günlük hizmet süresinin fer'i müdahil Kuruma bildirilmediğinin ve sigortalılık başlangıç tarihinin 31.07.1997 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, anne ve babasının vefatının ardından çocuk yaşta çalışmaya başladığını, çıraklık eğitimine başladığı 15 yaşına kadar davalı işyerinde 4 yıllık çalışmasının bulunduğunu, çıraklık eğitimini yaş şartını sağlamadığından resmi olarak başlatılamadığını, 4 sene içerisinde mesleği öğrendiğini, üretime katkı sağlayabilecek bilgi ve tecrübeye sahip düzeyde çıraklık eğitimine başladığını, dinlenen tanık anlatımları, müvekkilinin 11-12 yaşlarında çalışmaya başlaması ve sürekli aynı yerde çalışması gibi somut olayın özellikleri ve fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde 18 yaşın doldurulduğu 20.10.1996 tarihinin başlangıç kabul edilmesi gerektiğini, hatalı değerlendirme sonucunda karar verildiğini beyanla istinaf talebinde bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2005 - 30.04.2018 tarihleri arasındaki tüm sigorta primlerini ödediğini, geri kalan borcunu da yapılandırdığını, bugün itibarıyla Bağ-Kur sigortalılığının devam ettiğini, Kuruma müzekkere yazılarak davacının ödediği primlerin dökümünün istenmesi yönündeki taleplerinin reddedildiğini, gerekli ve yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, davacının kendi adına tarımsal faaliyetlerde bulunması sebebiyle 4/b kapsamında tarım sigortalısı olması 2005 öncesi dönemle ilgili blok çalışmayı sonlandırdığını, bu dönemle ilgili tespit taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2005 tarihinden 2021/10 ay dahil çalışmalarının 4-b zorunlu tarımsal faaliyetten bildirilmesi sebebi ile davacının bizzat tarım faaliyeti ile uğraşıp uğraşmadığının ve yapıyorsa hangi dönemde kaç gün yaptığının muhtarlıktan ya da zabıtadan araştırılması gerektiğini, dinlenen davacı tanıklarının davacının sürekli işe girip çıktığından söz ettiklerini, davacının iddiasını ispatlayamadığını, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, davacının çalışmasının fiili olup olmaması konusunda dinlenen tanıkların dönem bordrolarında adı geçen sigortalılardan biri olup olmadığı hususunun araştırılmadığını, davacıyı yakından tanıması gereken aynı işyerinde çalışan kişilerin tanık olarak dinlenmediğini, müdür, ustabaşı, şef, işçi olarak çalışan yakın çalışma arkadaşlarının tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, tanık beyanları değerlendirilirken, işyerinde yürütülen işin niteliği, tanıkların iş ve işyeri hakkındaki bilgileri, tanıklık edilen dönemin üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olmasının dikkate alınmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığını kendi iradesi ile başlatarak primlerini ödediğini ve kalan prim borçlarını yapılandırdığını, nüfusu beşbinin altına düştüğü için belediyesi kapatılan büyük bir yerleşim yeri olan Kaymakçı’da yapılan kamu araştırmasında muhtarın davacıyı tanımamasının gayet doğal olduğunu, davacının İzmir’de oturduğunu, davacının tarımsal faaliyetlerini ailesine ait taşınmazlarda çalışanları aracılığıyla yürüttüğünü, davacının davalının yanında çalıştığına dair aranan deliller olmamasına rağmen çakışan sigortalılıkta tarım sigortasının yok sayılarak hizmet akdi ile çalışmaya itibar edilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının 4b sigortalılığının 2005 öncesi blok çalışmayı sonlandırdığını ve bu dönemle ilgili tespit taleplerinin zamanaşımına uğradığını, işyeri küçük olduğu için davalının kendisinin çalıştığını, tanıkların fiili çalışmayı bilecek konumda olmadıklarını beyanla temyiz isteminde bulunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.