Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7879 E. 2024/10333 K. – Sigorta Primin

Konu: Sigorta Primine Esas Kazancın Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7879
Karar No
2024/10333
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Primine Esas Kazancın Tespiti

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2412 E., 2024/546 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/104 E., 2022/37 K. Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 19.07.2012-09.10.2013 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, davacının Bakırköy 13.İş Mahkemesinin 2013/629 E. sayılı dosyası ile davalı işyerine işçilik alacakları davası açtığını, bu dava kapsamında işçilik alacaklarına hükmedildiğini ve kararın kesinleştiğini, Bakırköy 14.İcra Müdürlüğünün 2015/672 E. sayılı dosyasında ilamın icraya konup ödendiğini beyanla davacının kesinleşen işçi alacağı dosyasındaki ücret niteliğindeki alacakları dikkate alınarak prime esas fark kazancı olduğunun ve miktarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ücretlerinin banka kanalı ile ödendiğini, davacının ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, Kuruma eksiksiz bildirilip primlerinin ödendiğini, işçilik alacaklarına ilişkin ilamın kesin delil niteliğinde olmadığını, davacının dosyaya hiçbir delil sunmadığını, davacının taleplerinin açıkça belirtilmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açmadan önce Kuruma başvurunun zorunlu olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın ispatı bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davanın ancak yazılı delille ispat edilebilecek nitelikte olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından özetle; davanın kabulü ile Bakırköy 13.İş Mahkemesinin 2013/629 Esas sayılı dosyasında prime esas kazançlara dahil edilecek alacak kalemlerinden net 5.131,64 TL ücret alacağına, net 769,85 TL yıllık izin ücretine hükmedildiği, hükmün kesinleştiği, Bakırköy 14.İcra Müdürlüğünün 2015/672 E.Sayılı dosyası ile takibe konulduğu, dosya borcunun iş akdinin feshinden sonra teminat mektubu bozdurularak 02.12.2016 tarihinde ödendiği ve dosyanın infaz olduğu, takibe konu ücret ve ücret niteliğindeki alacakların iş akdinin feshinden sonra ödenmiş olması nedeniyle ilgili Yasa maddesi gereği, bu tür prime tabi ödemelerin davacının çalışmasının geçtiği son ayın prime esas kazanç matrahında gösterilmesi gerektiği, 10/2013 döneminde bildirilmiş prime esas kazanç 9 gün karşılığı 306,45 TL olduğu, 8.274,66 TL Mahkeme kararı ile davacıya ödenmiş prime esas ücret ve ücret niteliğinde kazanç olup bu halde prime esas kazanç matrahı 6.639,90 TL tavanın üzerinde kaldığından davalı işyerinin tavan matrahı ile bildirilmiş matrah arasındaki fark matrah üzerinden prim ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davacı ...'nın davalı ... Tekstil ve Tur. San. ve Tic. A.Ş unvanlı işyerinde 2013/10. döneminde geçen son çalışma ayında prime esas kazanç fark matrahının 6.333,45 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının iddiasını ancak yazılı delille ispat edebileceğini, İlk Derece Mahkemesince Bakırköy 13. İş Mahkemesi 2013/629 E. sayılı alacak davası esas alınarak davanın kabulüne karar verilmişse de işçilik alacaklarına ilişkin ilamın kesin delil niteliğinde olmadığını, kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu hukuka ve kanuna aykırı olarak verildiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı, Bakırköy 19. İş Mahkemesi'nin 16.02.2022 tarih, 2021/104 Esas- 2022/37 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde prime fark tutar belirtilmediğinden açıkça belli olmayan talep nedeniyle dava dilekçesinin belirtilmesi zorunlu unsuru içermediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini beyanla istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işçilik alacakları davasında verilen Mahkeme kararı ile hükmolunan ve tahsil edilen alacaktan ... prime esas kazanç fark matrahının tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 77 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 80 nci maddesinin birinci fıkrası 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7879, K. 2024/10333, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7879-e-2024-10333-k-cc2b9ab99178