Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5531 E. 2025/2721 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5531
- Karar No
- 2025/2721
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3610 E., 2024/751 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/542 E., 2021/339 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ... vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... geldi. Davalı ... ... adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.02.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ...'dan olan alacağı için İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14891, İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13374 esas sayılı dosyalarıyla başlatılan takipte alacaklarını alamadığını, takiplerin kesinleştiğini, yapılan haciz çalışmalarına rağmen davalı ...'un borcu karşılayacak malvarlığının tespit edilemediğini, aciz hali gerçekleştiğini, ancak bu arada davalı ... adına kayıtlı bulunan Konak ilçesi ... mah 1788 ada 1 parsel 5 nolu bağımsız bölümün önce ... ...'e devrettiği kısa bir süre sonra davalı ...'nın diğer davalı ...'e devrettiğinin anlaşıldığını, yapılan tasarrufun alacaklıdan mal kaçırma amaçlı muvazaalı bir tasarruf olduğunu, bu nedenle Borçlar Kanunu 19 ve İİK 277 ve devamı md. gereğince tasarrufun iptaline ve taraflarına İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14891, İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13374 esas sayılı dosyalarından satış yetkisi verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin davalı ...'u tanımadığını, tamamen tesadüf olarak dava konusu yeri satın aldığını, bedelini 4 adet İş bankası çekiyle ödediğini, taşınmazın değerini düşük göstermesinin sebebinin taşınmaz üzerinde intifa hakkı bulunması nedeniyle olduğunu, müvekkil taşınmazı bu haliyle satın aldığını ve daha sonra da abisi olan diğer davalı ... ile arasındaki borç ilişkisinden dolayı ona devrettiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmaz içerisinde yaşlı bir kadının oturduğunu ve taşınmaz üzerinde intifa hakkı bulunduğunu öğrenerek satın aldığını, kardeşinin eşi ...'nın bu taşınmazı satın aldığı kişinin annesinin evde oturduğunu ve intifa hakkı olduğunu söylediğini, bu şekliyle kabul ettiğini, bu taşınmazın bedelinin bir kısmını elden verdiğini, bir kısmını da banka kanalıyla ödediğini, ödemeyi ... ...'e yaptığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Ersivri vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2021 gün, 2019/542 E- 2021/ 339 K sayılı ilamı ile; davalıların, davalı borçlu ...’un durumunu bildiği, dava konusu gayrımenkul kaydında davalı borçlu ...’un annesi lehine intifa hakkı bulunduğunu, fiilende intifa hakkı sahibi kullandığı halde hayatın olağan akışına aykırı olarak dava konusu yeri satın alan davalı ...’nın iyi niyetli olmadığı, davalı ... ile birlikte hareket ederek takibe konu senedin vade tarihinden kısa bir süre önce dava konusu yeri satın aldığı, tapuda satış bedeli olarak gösterilen bedel ile taşınmazın gerçek değeri arasında misli fark bulunduğu, dava konusu yerin çok kısa bir zaman aralığında davalı ...’nın eşinin kardeşi olan diğer davalı ...'e devrinin de iyi niyetle yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, "İzmir İli Konak İlçesi, ... mah. 1788 ada 1 parsel 5 no'lu bağımsız bölümün davalı ...'den davalı ... ... geçişine ilişkin 11.10.2019 tarih ve 27.018 yevmiye sayılı tasarrufun ve davalı ... ...'ten davalı ...'e geçişine ilişkin 30.10.2019 tarih ve 28980 yevmiye sayılı tasarrufun iptaline, davacıya İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14891 E. ve İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13374 E. sayılı dosyalarındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere cebri satış yetkisi verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ... vekili, tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2024 gün, 2021/3610 E- 2024/751 K sayılı kararı ile "Dava konusu taşınmazın her iki devir tarihindeki satış bedeli ile rayiç değeri arasında mislini aşan fark bulunduğu, her ne kadar çek vasıtasıyla satış bedelinin ödendiği iddia edilmiş ise de çeklerin davalı-üçüncü kişi tarafından düzenlenmediği gibi çeklerde davalıya ait cironun da bulunmadığı, çeklerin düzenlenme tarihinin de tasarruflardan sonraki bir tarih olduğu, bu haliyle çekler ile satış bedelinin ödendiği hususunun ispatlanamadığı, tapu kaydı üzerinde intifa şerhi bulunan taşınmazın kısa aralıklarla davalılar arasında el değiştirmesi nedeniyle yatırım amaçlı satın alınma savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu haliyle İİK'nın 280/1 maddesinde vücut bulan emarenin var olduğu ve dolayısıyla tasarrufun iptal koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince işbu davalılar açısından davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesi ile davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, savunma ve itirazlarının nazara alınmadığını, tasarrufun iptali için gerekli yasal şartların oluşmadığını, satışın gerçek olduğunu, aciz belgesi sunulmadığını, müvekkilinin asıl borçlu ile davacıyı tanımadığını, satış bedelinin dört adet çek verilerek ödendiğini, öncelikle ilk satışın muvazaalı olduğunun ispatlanması gerektiğini, asıl mağdur olan tarafın müvekkili olduğunu, kanuni sorumluluk nedeniyle satış bedelinin düşük gösterildiğini, savcılık dosyasının incelenmesi gerektiğini, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu gayrımenkulün kaydında davalı borçlunun annesi lehine verilmiş intifa hakkı ile birlikte 39.000,00 TL bedelle satın alınmış olmasına, tasarruf tarihindeki intifa hakkı ile birlikte gerçek değerinin ise 268.200,00 TL olarak belirlenmiş olmasına, İİK'nın 278/2 hükmü gereğince davalılar arasındaki tasarrufun iptale tabi bulunmasına ve davalı ... ...'in dava konusu gayrımenkulün bedelini ödediğini ispat edememiş olmasına, kaydında intifa hakkı bulunan gayrımenkulün kısa aralıklarla el değiştirmesinin de hayatın olağan akışına uygun bulunmamasına göre davalı ... ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı ... ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ...'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ... ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.