Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7863 E. 2024/11112 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7863
Karar No
2024/11112
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2232 E., 2024/359 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/422 E., 2022/273 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; davacının 01.10.2006 -02.01.2008 tarihlerinde davalıya ait iş yerinde sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ..., kendisine ait işyerinin 20.07.2007 tarihinde açıldığını, davacının işe başlangıç tarihinin 20.06.2007 olduğunu, ne kadar çalışmış ise o kadar hizmet bildirildiğini, davacının imzasını taşıyan ibranameden anlaşılacağı üzere bütün hak ve alacaklarını tahsil ettiğini, bu nedenle iddiaların dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince "Tek başına tanık beyanları ile sonuca gidilmesi mümkün değildir. İş bu dosyada her ne kadar ... adlı tanık davacıyı tanısa da davacının davalı iş yerinde başlama ve ayrılış tarihlerini bilmemesi ve diğer tanıkların ise ihtilaf konusu dönemde davalı iş yerinde çalıştıkları halde davacıyı tanımamaları ve davacı tarafından ispata değer herhangi bir belgenin sunulmaması, ve yapılan araştırmalarda herhangi bir sonuca ulaşılamaması neticesinde; davacının davalı iş yerinde ihtilaf konusu dönemde çalışmadığına kanaat getirilmiştir. İhtilaf konusu dönemde davalı iş yerinden hizmetleri bildirilen ... adlı tanığın beyanı davacının ihtilaf konusu dönemde çalışmasına ispata yetmemektedir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu dönemde bildirimleri buluna tanıklar ... ve ...’nın davacıyı hatırlamadıkları, diğer tanık ...’ın ise kendisinin ve davacının çalıştığı dönemi hatırlamadığı yönündeki beyanları karşısında her ne kadar tanıklar ..., ... ve ... davacının uyuşmazlık konusu dönemde davacının davalı işyerinde çalıştığını beyan etmiş ise de bu tanıkların uyuşmazlık konusu dönemde işyerinden bildirimlerinin bulunmaması sebebi ile beyanlarına itibar edilmemesinde ve bordrolu tanıkların davacıyı hatırlamadıkları ve hangi dönem çalıştığını bilmedikleri yönündeki beyanları dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ve kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1-Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2-Eldeki davada İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dosyanın incelenmesinden, davacının çalıştığı iş yerinin davalı ...'un yanısıra davalının kardeşi, dava dışı ...'un işçilerinin de çalıştığı, tanık beyanlarına göre 200'den fazla kişinin çalıştığı bir bina olup, dinlenen tanıkların bir kısmının davalı ...'a ait işyerinde, bir kısmının ise ... ve ...'de çalıştıkları, yine tanık beyanlarına göre davacının davalı ...'a ait iş yerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Sorun, davacının işe başlama ve işten çıkış tarihlerinin belirlenmesi noktasındadır. 3-Bu kapsamda, davacı tarafından imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi, davacı tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Samsun İl Müdürlüğüne verilen 31.10.2008 tarihli şikayet dilekçesinde davacının 01.09.2006-02.01.2008 tarihleri arasında çalıştığını beyan ettiği, davacının da imzası bulunan işe giriş bildirgesinde işe girişinin 20.06.2007 olduğunun belirtildiği; yine davacı tarafından imzalanan ibranamede işe girişinin 20.06.2007 olarak belirtildiği; buna göre işe hangi tarihte başladığı hususunun bu belgeler kapsamında belirlenmesi gerektiği; bu bağlamda işe giriş bildirgesi, ibraname ve belirsiz süreli iş sözleşmesindeki imzalar davacıya gösterilerek, imza inkarı olup olmadığı, imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlenmeli; hata, hile ve ikrah gibi irade fesadı halleri söz konusu değilse o halde yazılı belge karşısında tanık dinlenemeyeceği hususu dikkate alınarak işe başlama tarihi belirlenmelidir. 4. Davacının birlikte çalıştığı mesai arkadaşları (iş yerinde çok sayıda kişinin çalışmış olması nedeniyle) davacıdan sorulmak suretiyle yeteri kadar bordro tanığı dinlenmeli, beyanların yeterli olmaması halinde aynı binada faaliyet gösterdiği anlaşılan ..., ... ünvanlı iş yerinin çalışanlarından davacıyı bilebilecek durumda olanlar dinlenmeli, tüm bu hususlar birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının çalışma süreleri belirlenmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7863, K. 2024/11112, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7863-e-2024-11112-k-d84fb10c4ed3