Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7647 E. 2024/8752 K.
Konu: İş Kazası Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7647
- Karar No
- 2024/8752
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazası Tespiti
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/120 E., 2024/328 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/116 E., 2023/268 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Leyla Kaya tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, davacının davalı şirkette 21.11.2016 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olarak tespitine ve maluliyetinin belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının, davalı şirkette çıraklık sözleşmesi ile çırak olarak çalıştığını, davacının 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu gereği, çırak olarak çalışmaya başladığını, çırak öğrenci olan davacının işe girişinin ... Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından 15.09.2016 tarihinde yapıldığını, davacının İş Kanunu'na tabi bir işçi değil 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'na tabi bir çırak olduğunu, davacının işe girdiğinde 15 yaşında olduğunu, mesleki eğitim kapsamında çırak olarak 15.09.2016 tarihinde işe başladığını, 23.11.2016 tarihli rapordan sonra işe gelmediğini, davacının, davalı işyerinde toplamda 68 gün çırak olarak çalıştığını, davacının her ne kadar işyerinde işçi olarak işe başladığını iddia etmiş olsa da bu iddianın tamamen yanlış olduğunu, davacının işçi olmadığını, işyerinde çırak olarak çalıştığını, davacının çırak olarak işe alınıp çalıştığından 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçi değil 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'na tabi bir çırak olduğunu, bu nedenle davacıya 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun uygulanması gerektiğini, davacının, davalı işyerinde iş kazası geçirdiğini ve bu nedenle malul kaldığını iddia ederek iş kazasının tespitini talep ettiğini ancak bu iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu, iş kazası geçirdiğini iddia eden ve bunun tespitini isteyen davacının bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, ancak davacının, 21.11.2016 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği kazaya ilişkin bir hastane evrakı ya da belge sunmadığını, dosya kapsamında kazanın olduğunu gösterir bir bilgi ve belge bulunmadığını, davacının çalıştığı süre boyunca işyerinde kaza geçirmediğini beyan ederek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dava konusu olayda davacının, 21.11.2016 tarihinde davalı ... Ambalaj ve Kaynak Makinaları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde çalışırken geçirdiği iddia olunan kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep ettiği, Mahkemece yeminle dinlenen bordro tanıklarının beyanlarının birbirlerini destekler nitelikte olduğu, davalı işyerinde iş kazası geçirmediğini belirttikleri, yine davacının 21.11.2016 tarihinde davacının davalı işyerinde hizmetinin de Kuruma bildirilmediği, davacının kaza geçirdiğini iddia ettiği 21.11.2016 tarihinde hiçbir hastane başvurusunun bulunmadığı, savcılık kanalı ile şikayette de bulunmadığı, sonuç olarak davacının iş kazası iddiasını ispatlayacak nitelikte somut herhangi bir hastane kaydı, savcılık ifade tutanağı ve davacının iddialarını destekler nitelikte tanık beyanı da bulunmadığı dikkate alınarak davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varıldığından davanın reddine dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, müvekkilin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle malul kaldığını, hayatı boyunca malul olacağı, ağır iş yapamayacağını ve uzun süre ayakta duramayacağını, hem maddi hem manevi anlamda büyük zarara uğradığını, Mahkemece usul ve yasaya aykırı verilen ret kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda yargılamaya konu davanın davacının 21.11.2016 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti hakkında olduğu, Mahkeme tarafından yapılan yargılamada tanık beyanları, hastane kayıtları ve diğer deliller gözetilerek olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olarak gerçekleşmediği kanaati ile Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmış, kararın bu haliyle yerinde görüldüğü belirtilen gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği, HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacı 21.11.2016 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.