Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7599 E. 2024/8720 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7599
Karar No
2024/8720
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/294 E., 2023/239 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, davalıya ait işyeri sigortalılarından ...'ın 22.06.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %46 oranında sürekli iş göremez duruma girdiğini, sigortalı tarafından işveren aleyhine açılan Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2013/255 E. sayılı dosyasında işverenin %70 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Kurumca sigortalıya 192.574,85-TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 24.223,69-TL geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğini, 1.403,08-TL tedavi masrafı yapıldığını, toplam zararın 218.201,62-TL olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 109.100,81-TL'nin tahsis-onay, sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı Kurum vekili, 01/06/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini toplam 152.59,36 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu iş kazasının 22.06.2010 tarihinde meydana geldiğini, talep edilen miktarların zamanaşımına uğradığını, iş kazasını kapsayan dönemde şirketin ... Sigorta A.Ş. nezdinde işveren mali mesuliyet sigortası bulunduğunu, sigortalı tarafından davalı şirket aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kazanın sigortalının kendi dikkatsizliği ve kusuru neticesinde gerçekleştiğini, müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde kusur, ihmal veya dikkatsizliğinin bulunmadığını, sigortalıya gerekli eğitimlerin verildiğini ve koruyucu malzemelerin teslim edildiğini, maddi manevi tazminat davasında alınan kusur raporundaki kusur oranını kabul etmediklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.İhbar olunan sigorta şirketi dilekçesinde özetle; davalı adına tanzim edilmiş 12003197-5 no.lu 20.01.2010-20.01.2011 vadeli işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu, poliçeye göre iş kazaları sonucunda vaki bulacak tazminat taleplerinin kişi başına toplam 100.000 $ limitle tazminata dahil olduğunu, işveren aleyhine açılan tazminat davasında İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2014/21828 Esas sayılı dosyasına toplam 289.996,75-TL ödeme yapıldığını, azami tazminat ödendiğinden sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.10.2016 tarihli ve 2014/300 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararıyla, davaya konu olayla ilgili olarak görülen tazminat davasında sigortalının % 30, davalı-işverenin %70 kusur oranına göre hesap yapıldığı, anılan dosyada alınan kusur raporuna göre Mahkeme dosyasında hesap incelemesi yapıldığı ve buna göre rapor sonrası davacı Kurumca 01.06.2016 tarihinde ibraz edilen ıslah dilekçesinin de göz önününe alındığı belirtilerek, davanın kabulü ile 134.802.39 TL sürekli iş göremezlik gelirinin gelir onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,16.874,81 TL geçici iş göremezlik ödemelerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 982,16 TL tedavi giderinin sarf tarihi olan 13.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde taraf vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 16.10.2019 tarihli ve 2017/1562 E. 2019/7491 K. sayılı kararıyla, dosya üzerinden bir kusur raporu alınması gerektiği, tazminat dosyasındaki kusur raporunun hükme esas alınmasının isabetli bulunmadığı, ayrıca olayın oluş biçimine göre sigortalı kusurunun daha fazla olması gerektiği de belirtilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma kararı doğrultusunda kusur raporu alındığı, söz konusu iş kazasının meydana gelişindeki kusur oran ve aidiyetinin belirlenmesi için alınan 13.03.2023 tarihli kusur bilirkişi heyeti raporunda, davalı işveren ...nin %60 oranında, kazalı sigortalının %40 oranında kusurlu olduğunun değerlendirildiği, Mahkemece de 13.03.2023 havale tarihli bilirkişi raporundaki kusur oranlarının benimsendiği, bu kusur oranlarına göre alınan 17.07.2023 havale tarihli hesap raporunun da hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, öte yandan davacı vekilinin 05.09.2023 havale tarihli talep azaltım dilekçesi ile 115.544,91-TL sürekli iş göremezlik gelirinin gelir onay tarihinden, 14.464,13.-TL geçici iş göremezlik ödemelerinin ödeme tarihlerinden, 841,85-TL tedavi giderinin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin talep azaltım dilekçesinin ise sonradan talebin daraltılması mümkün olmadığından, talebin daraltılması hususunun kısmen feragat olarak değerlendirildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 115.544,91-TL ilk peşin sermaye değerli gelir alacağının onay tarihinden itibaren, 14.464,13- TL geçici iş göremezlik ödeneği alacağının ödeme tarihlerinden itibaren, 841,85-TL tedavi gideri alacağının sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı şirketten alınarak davacı Kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, iş kazasının davalı işverenin gerekli iş güvenliği ve işçi sağlık, tüzük ve yönetmeliklerine uygun güvenlik önlemlerine almamasından kaynaklandığını, sigortalıya yüklenen kusur oranının fahiş olduğunu, talep azaltım dilekçesine göre davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilerek Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderinin yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.5510 sayılı Kanun'un 21 inci ve 76 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7599, K. 2024/8720, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7599-e-2024-8720-k-3620ef50da1e