Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7243 E. 2024/10602 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7243
Karar No
2024/10602
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1927 E., 2023/1634 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/169 E., 2020/248 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanmasına ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, davacının davalı Kurumdan 01.02.2003 tarihinden itibaren, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı babası ... Özbiçer üzerinden yetim aylığı almakta olduğunu, davacının aylığının kesildiğini, başvurduğu SGK Mersin İl Müdürlüğünde haricen ve şifahen öğrendiğini, boşandığı eşi ile birlikte yaşamasının söz konusu olmadığını, boşanmalarına ilişkin kararda müşterek çocukların velayetinin kendisine verildiğini ve babaları ile kişisel ilişki kurmalarına yönelik hükümler doğrultusunda eski eşinin çocuklarını görebilmek ve karardaki kişisel ilişkiyi kurabilmek amaçlı olarak eve gelip gitmelerinin birlikte yaşam olarak değerlendirilemeyeceğini boşandığı eski eşinin adresinin dahi farklı olduğunu iddia ettiği, Mahkemece yapılan kolluk incelemesi ve böbrek rahatsızlığı nedeniyle dializ tedavisi gören eski eşin dializ merkezine davacının ikametinden getirilip götürüldüğü gerekçelerinden hareketle 26.03.2014 tarih ve 2011/194 Esas ve 2014/96 sayılı Karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 17.11.2014 tarih ve 2014/12251 Esas ve 2014/24099 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği görüldüğünü, davacıya merhum babasından bağlanan yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını, bağlanacak aylıkların yasal faizler ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitini, bu talepleri yerinde görülmez ise dava tarihi itibari ile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum görevlilerince yapılan kontrollerde ve yapılan zabıta araştırmalarında davacı ile ayrıldığı eşi ...'un resmen boşandıkları halde fiilen birlikte yaşadıkları tespit edildiğini, dolayısı ile davacıya bağlaan yetim aylığının kesildiğini, davalının tesis etmiş olduğu işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... resen dinlenen Mithatpaşa Mahallesi Muhtarı da, eşin annesinin evinin altında kalmasına rağmen, gece söz konusu yerde ikamet edip etmediğini bilemediğini, boşandığından da ancak duruşmaya davet yazısı üzerine haberdar olduğunu bildirmesi karşısında davacıya boşandığı eşi ...'un ölümü 15.10.2018 tarihinden önce aylık bağlanması mümkün olmamakla davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı, davacıya 5510 sayılı Kanun'un 56/son maddesi gereği aylık bağlanması mümkün olmadığından davalı Kurumun aylığı iptal ile ödenen aylıkları yersiz ödeme olarak değerlendirerek borç tahakkukunda usul ve kanuna aykırılık söz konusu olmadığı değerlendirilerek" davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, müvekkilin boşanmış olduğu eşinin ikameti de Tarsus'ta Mithatpaşa Mahallesi olup müvekkilin halen yaşamakta olduğu adresine yaklaşık 5 km kadar uzak bir mahallede olduğunu, GSM ve diğer fatura adresleri ile Yüksek Seçim Kurulundan alınan oy kullanma bilgileri de müvekkilin boşanmış olduğu eşi ile tutmadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... Dosya kapsamından, davacı ile eşi ...'un 07.01.2003 tarihinde boşandıkları, tahsis talebi üzerine davacıya ölen babasından ötürü 03.02.2003 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, davacının eski eşi ile birlikte yaşadığı hususunda davalı Kuruma 31.01.2011 tarihinde ... isimli şahıs tarafından yapılan ihbar üzerine Kurum denetmenleri tarafından inceleme başlatıldığı, Kurumun 09.05.2011 tarihli raporunda davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğinin belirtilmesi üzerine aylığının kesildiği söz konusu Kurum işleminin iptali amacıyla davacı tarafından 22.08.2011 tarihinde Tarsus İş Mahkemesinin 2011/194 Esas sayılı dosyasından başlatılan davada yapılan yargılama sonucunda davacı ile eski eşinin beraber yaşadıkları, eski eşin haftanın 3 günü diyaliz merkezince davacının adresinden alındığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 17.11.2014 tarihli Onama ilamı ile kesinleştiği, davacının davalı Kuruma 22.05.2017 tarihinde yeniden müracaat ederek babasından aldığı ve kesilen yetim aylıklarının kendisine ödenmesi talebinde bulunduğu ancak talebinin 12.06.2017 tarihli ve 3.78586 sayılı yazı cevabı ile reddedildiği, bu defa Kurum işleminin iptali amacıyla huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece davacının 22.05.2017 tarihinde Kuruma müracaat ederek kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına yönelik talebinin varlığı karşısında Mahkemece yeni dönem ile ilgili yeniden araştırma yapılmış ve tanıklar dinlenmiştir.

Yapılan araştırmalardan önceki dosyaya gelenlerden farklı olarak sadece Kleopatra Diyaliz Merkezinden ...'un adresinin 2012-2018 tarihleri arasında Mithatpaşa Mah. 2849 Sok. No: 3 Tarsus olduğunun bildirildiği görülmüştür. Ne var ki dosyaya bildirilen bu bilgi dosyadaki tanık beyanları ile çelişmektedir. Eldeki dosyada tanık olarak dinlenen tarafların ortak çocukları ... beyanında, babasının diyalize ihtiyacı olması sebebiyle bir dönem bir ay annesi ile aynı evde kaldığını, daha sonra toparlayınca aşağı kattaki girişi ayrı olan dairede kaldığını, daha sonra ise aynı avlu içindeki dedesinin evine geçtiğini beyan etmiştir. Ancak bu süreçte ...'un kayıtlı adreslerinin hep davacınınkinden farklı olarak Kızılmurat Mahallesinde değil Mithatpaşa Mahallesinde gözüktüğü sabittir. Bu da adres farklılığının gerçeği yansıtmadığını Hamza'nın Mithatpaşa Mahallesinde oturmadığını, nufusa bildirilen adresin Mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu ortaya koymaktadır. Yine kamu tanığı olarak dinlenen mahalle muhtarı ... da 2004 yılından beri muhtar olduğunu, ...'yı tanıdığını ancak boşandığını duruşmaya gelmeden önce öğrendiğini beyan etmiştir.

Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının Kuruma başvuru tarihinden itibaren de fiili birliktelik tespitinin aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla Mahkeme kararının yerinde olduğu, istinaf isteminin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan Mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371'inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 96 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7243, K. 2024/10602, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7243-e-2024-10602-k-14e67d7049e5