Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7192 E. 2024/10521 K. – Sigortalılık
Konu: Sigortalılık Başlangıcının Tespiti İle Aylık Bağlanması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7192
- Karar No
- 2024/10521
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigortalılık Başlangıcının Tespiti İle Aylık Bağlanması
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2599 E., 2024/642 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/1132 E., 2022/397 K.
Taraflar arasındaki sigortalılık başlangıcının tespiti ile aylık bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Kurumda 4/a sigortalısı olarak 07.06.1988 işe giriş olarak ve 4/b sigortalısı olarak 13.07.1988 işe giriş olarak tescilinin göründüğünü, sigorta girişinin 07.06.1986 tarihi itibariyle Seb-Kur'da işçi olarak çalışmakta iken aldığını, kendisine sigorta kartı verildiğini ancak hatalı olarak 1988 yılı olarak gösterildiğini, kendisinin 1988 yılında işyeri olduğundan esnaflık yaptığını, Bağ-Kur"lu olarak 4/b kapsamında çalıştığını, kendisi ile birlikte çalışan arkadaşlarının emekli olduğunu, ancak kendisinin işe giriş tarihinin 1988 yılı olarak gözüktüğünden emekli olamadığını beyanla sehven 07.06.1988 olarak yazılan işe giriş tarihinin 07.06.1986 olarak düzeltilmesini ve 08.01.2018 tarihinde emekliliğe hak kazandığından emekli maaşının bağlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın hukuka aykırı olduğundan reddi gerektiğini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, bu nedenle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, tespit edilememiş bir çalışmanın kurumca yapılmasının beklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davada fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığını, ispat yükünün sigortalının kendisinde olduğunu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayalı sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, yazılı olması gereken belgelerin aksi ancak yazılı belgelerle ispat edilebileceğini, bu nedenle davacı tarafın tanık dinletmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacının tespitini talep ettiği çalışmalar yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Kurum kayıtlarında sonradan meydana gelen hata nedeniyle davacının mağdur olduğunu, mahkemece yeterli araştırma yapıldığını, temel hak ve özgürlüklerden olan sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 07.06.1986 tarihinde Seb-Kur A.Ş.'ye ait iş yerinde çalışmaya başladığını gösterir işe giriş bildirgesi bulunmaması, davacı hakkında yönetmelikte belirtilen ve hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil edebilecek nitelikte herhangi bir belgeninde düzenlenmemiş ve Kuruma verilmemiş bulunması, hak düşürücü sürenin işlemesini önleyecek nitelikte başkaca bir durumun varlığının da davacı tarafından iddia ve ispat edilmemiş olması ve dolayısıyla eldeki davanın, Kanun'da öngörülen hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının ayrıca davacının yaşlılık aylığı bağlanması için tahsis talebinde de bulunmadığının anlaşılması karşısında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 07.06.1986 tarihi olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespiti ile davacıya tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.