Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7008 E. 2024/9476 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7008
- Karar No
- 2024/9476
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/291 E., 2024/144 K. KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen borçlu olmadığının tespiti ile hacizlerin kaldırılması talepli davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dışı borçlu ... Yapı Denetimleri Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin davalı Kuruma olan borçlarından dolayı ancak Kurumun alacağının şirketten tahsilinin mümkün olmaması halinde müvekkilinden talep edilebileceğini bu sebeple müvekkilinin şirketin prim borçlarından sorumlu olmadığının tespiti ile taşınmazları üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının borçlu limited şirketin kurucu ortağı ve temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü olması nedeniyle görev süresinde tahakkuk eden borçlardan sorumlu olduğunu, davacı adına açılan icra takibinin kesinleşmesini müteakip haciz işlemi uygulandığını yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2019 tarihli, 2017/328 E., 2019/89 K. Sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkeme kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesinin 07.12.2021 tarih, 2019/2218 E., 2021/1951 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz bozma ilamında," ...Dosya kapsamından, davacının ... Yapı Denetimleri Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin kurucu ortağı, 15.11.2001-11.05.2012 tarihleri arasında temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü olduğu, şirketin 2011/9.ay-2012/4. ay arasına ait prim ve gecikme zammı borcu nedeniyle 2012/62011 numaralı Kurum icra takip dosyasından davacı adına düzenlenmiş ödeme emrinin 05.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 23.06.2014 tarihinde ise davacı adına kayıtlı gayrimenkul kaydına haciz şerhi konulması üzerine açılan, borcun olmadığının tespiti ile haczin kaldırılması talepli işbu davada Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça temyiz aşamasında dava konusu Kurum alacağının yapılandırıldığının beyan edilmesi karşısında, davanın konusuz kalıp kalmadığı ve prim borcunun prim borçlusu şirketten tahsil imkansızlığı hususları araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar ..." verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "...Dokuz Eylül SGM'nin 22.01.2024 tarihli yazı cevabında; iş yeri yetkilisi ..., şirket müdürlüğü süresince sorumlu olduğu dönemlere ait borçlarını 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmış olup tüm taksitlerini ödemiştir. Ayrıca, ... Yapı İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı iş yeri adına 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusu yapılmış olup yapılandırma kapsamında herhangi bir ödeme yapılmamıştır." yönünde cevap verildiği, davalı vekilinin 05.07.2023 tarihli dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, müvekkilinin 22.03.2011 tarihli protokol ile yetkilendirip vekalet verdiği kişiler tarafından şirketin yönetimini sağladığını, bu tarihten itibaren sorumlu olmaması gerektiğini, Mahkemenin davanın kabulü ile müvekkilin borçlu olmadığına karar vererek lehe vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken, borcun yapılandırma başvurusu kapsamında ödendiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, borçlu olmadığının tespiti ile hacizlerin kaldırılması talepli istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.