Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6968 E. 2024/8608 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6968
Karar No
2024/8608
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2535 E., 2024/490 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/96 E., 2022/292 K. Taraflar arasındaki asıl davada ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların ödenmesi, birleşen davada yersiz aylıkların tahsili davalarında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davanın davalısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davanın davalısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında, T.C. ... Başkanlığı ... Muhasebe Birimince, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 96 ncı maddesine istinaden, "Hak sahibinin boşanma nedeniyle gelir/aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi - boşandığı eşi ile evli" gerekçe gösterilerek ... dosya no.lu 06.02.2020 tarihli, 165.825,38 TL (04.02.2020 tarihi itibariyle) tutarında borç bildirim belgesi düzenlendiği, söz konusu işlemin 10.02.2020 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, yine davacının ... babasından kalan ölüm aylığı aynı işleme dayanılarak 2020 yılı Şubat ayından itibaren (şubat ayı da dahil) kesildiği, anılan tarihten sonra davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, söz konusu hukuka aykırı işlemin iptali için T.C Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı- ... Başkanlığı- Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne (Bağımsız Ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığına) 13.02.2020 tarihinde başvurulmuşsa da idarece söz konusu işlemin iptal edilemeyeceği yönünde karar verildiği, işbu kararın 12.03.2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davalı idarenin davacı hakkında tesis ettiği işlemlerin hukuka aykırı olduğu, ...'ın ... ile 08.08.1983 tarihinde evlendiği ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/544 Esas 2005/570 Karar Nolu 07.12.2005 kesinleşme tarihli kararı uyarınca 07.12.2005 tarihinde tarafların boşandığı, boşanma kararının verildiği tarihte henüz ergin olmayan müşterek çocuk ... ...’nun velayetinin davacıya verildiği, boşanma ilamında da görüleceği üzere tarafların evlilik birliği içerisinde “Hamdibey Mah. Araplar Cad. No. 100 .../...” adresinde ikamet ettikleri, davacının 28.10.2005 tarihinde ... ili ... ilçesi Hamdibey Mahallesi 127 Ada 9 Parsel nolu taşınmazı arsa vasfındayken bedeli mukabilinde satın aldığı, söz konusu arsada yaptırdığı binaya 18.02.2007 tarihinde taşındığı, davacının bu tarihten sonra, "Hamdibey Mah. Kaymakam ... Bey Cad. No: 68/1 ... / ..." adresinde tek başına ikamet ettiği, eski eşi ...'nun ise, boşanma kararından sonra, dava evvel evlilik birliği içinde müşterek adres olan "Hamdibey Mah. Kaymakam ... Bey Cad. No:84" adresinde uzun yıllar ikamet ettiğinin öğrenildiği, davacının oğlu ... ...'nun da evlendikten bir süre sonra, Hamdibey Mah. Kaymakam ... Bey Cad. No: 68/2 adresinde, davacının bir üst katında ikamet etmeye başladığı ve kendi ailesiye orada yaşadığı, tam tarihini bilmemekle birlikte dava dışı ...'nun, oğlu ... ...'nun kendisine bakması, kendisinin yemek ve diğer ihtiyaçlarını karşılaması için onun alt katındaki bölüme, 68/3 nolu adrese taşındığı, dava dışı ...'nun oturduğu yerin, taşınmazın diğer cephesinde yer aldığı, davacının tek başına ikamet ettiği 68/1 nolu daireden tamamen bağımsız bir yer olarak bulunduğu, anılan taşınmazın ...'nun yaşadığı yerin ancak tek bir kişinin yaşayabileceği bir yer olduğu, eğer hukuka aykırı yaptırımda belirtildiği gibi davacının boşandığı kişi ile boşandıktan sonra tekrar fiili birlikteliği olsa idi, onunla aynı dairede oturmasının gerektiği, ancak dava dışı ...'nun, davacı ile hiçbir ilişkisi ve ilişiği olmadan, tarafların ortak çocuğu ... ...'nun ailevi duygularla hareket ederek ona bakma ve onun ihtiyaçlarını gidermek maksadıyla yakınına alma isteği ile belirtilen kısma taşındığı iddiasıyla T.C. ... Başkanlığı ... Muhasebe Biriminin, davacı ... hakkında düzenlediği "... Dosya Nolu 06.02.2020 Tarihli, (04.02.2020 tarihi itibariyle) toplam 165.825,38 TL tutarındaki borç bildirim belgesi işleminin iptaline, davacı ... hakkında, 2020 yılı şubat ayından itibaren uygulanan aylık kesme işleminin iptaline, davacının kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumdan babası İbrahim Kınçal'dan dolayı yetim aylığı almakta olan davalının boşandığı eşi ... ile beraber yaşadığının tespit edilmesi sebebiyle aylıklarının kesildiği, davalı yana boşandıkları tarih olan 07.12.2005 tarihinden itibaren 26.01.2020 tarihine kadar toplam ödenen 120.765,83 TL aylık maaş ödemesi ve ilaveten 2.000,00 TL bayram ikramiyesi ödemelerinin toplamı 122.765,83 yersiz ödemelerin tahsilinin istenildiği, davalı yanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/96 Esas sayılı dosyasının davacısı olduğu, yetim aylığının kesilmesi neticesine bağlı Kurumun işleminin iptali davasının henüz derdest olduğu iddiasıyla yersiz ödenen 122.765,83 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Asıl davanın davalısı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ... Denetmeni Abdülkadir Uz tarafından hazırlanan 29.11.2019 tarih 2019/AU-189 sayılı raporda davalının boşandığı eşi ... ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/544 E.-2005/570 K. sayılı kararı ile 07.12.2005 tarihinde resmi olarak boşanmalarına rağmen ... - ... çiftinin boşandıkları tarihten itibaren birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, Kurum denetmeninin hazırladığı raporda çevre soruşturması yapıldığı, çevreden edinilen bilgilere göre çiftin "Hamdibey Mah. Kaymakam ... Bey Cad. No:68 .../..." adresinde uzun yıllardır birlikte yaşadıklarının, evin alt katında kendileri, üst katında oğulları ... ...'nun yaşadığının tespit edildiği, ayrıca çiftin boşandıkları tarihten 02.05.2016 tarihine kadar aile hekimine kayıtlı olduklarının tespit edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davanın davalısı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının bulunduğu, davalı ile ...'nun 07.12.2005 tarihinde boşandıkları, her ne kadar ... Denetimi uzmanı tarafından hazırlanan raporda davalı ve dava dışı eşinin birlikte yaşadığı tespit edilmişse de dava dışı ...'nun davalı ile hiçbir ilişkisi ve ilişiği olmadan, tarafların müşterek çocuğu ... ...'nun ailevi duygularla hareket ederek babasına bakma ve onun ihtiyaçlarını giderme maksadıyla yakınına alma isteği üzerine belirtilen yere taşındığı, raporun hukuka aykırı olduğu, davalının dava dışı eski eşi arasında fiili birliktelik durumunun söz konusu olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgeler ışığında davacı birleşen davalının eski eşi ...'dan boşandıktan sonra tarafların aynı muhitte farklı adreslerde yaşamlarını sürdürmeye devam ettikleri, birlikte bir evlilik hayatı yaşamadıkları, dava dışı ...'nun evinin yıkılmasıyla birlikte müşterek çocukların babalarının durumuna üzülüp oturdukları konutun arka kısmında bir göz odayı ona verdikleri, girişinin farklı bir kapı ile olduğu, kapı numaralarının farklı olduğu, burası ile davacının evi arasında bir geçişin bulunmadığı, tarafların fiilen evlilik hayatı yaşadıklarına ilişkin de herhangi bir delilin dosya içerisinde bulunmadığı, davacı ile dava dışı ...'nun yakın yerlerde yaşamalarının fiilen birlikte yaşadıklarına karine teşkil etmeyeceği, tüm tanık mahalli bilirkişi ve muhtar ve azalarının beyanlarında tarafların birlikte yaşamadıklarına dair ortak ve inandırıcı beyanlarda bulunduğu, taraflar arasında evlilik hayatının gerçek olarak sona erdiği kanaatinin oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacı ...'ın ... sicil numarası ile annesi Atiye Kınçal'dan dolayı aldığı yetim maaşının kesilmesine dair Kurum işleminin iptaline, SGK ... Muhasebe Birimi'nin davacı ... hakkında düzenlediği "... dosya numaralı 06.02.2020 tarihli toplam 165.825,38 TL tutarındaki borç bildirim belgesinin iptaline, davacı ...'ın yetim aylığının kesildiği Şubat 2020 döneminden sonraki aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı/birleşen davanın davacısı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Asıl davanın davalısı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum denetmenleri tarafından tanzim edilmiş 29.11.2019 tarih ve 2019/AU-189 sayılı rapordaki değerlendirmelerin detaylı bir şekilde incelenmediği, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği, dinlenen hiçbir kamu tanığının ifadelerinde kesin bilgi vermedikleri, sadece davacı tanıklarının ifadeleri ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı olan ... ile eşi ...'nun 07.12.2005 tarihinde kesinleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/544-570 E.-K. sayılı ilamı ile boşandıkları, davacıya 10.11.2005 tarihinde ölen annesi ...'dan ötürü 01.01.2006 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, SGK ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 29.11.2019 tarih ve 2019/AU-189 sayılı Raporunda özetle, Hamdibey Mah. Kaymakam Ethem Bey Cad. adresinde yapılan çevre soruşturmasında, 90 numaralı dairede oturan ... ile 72 numaralı dairede oturan ... isimli kişilerin davacı ... ile eşi ...'nun uzun yıllardan beri birlikte yaşadıklarını belirttikleri ve davacı ile boşandığı eşinin boşandıktan sonra da fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri kanaatine varıldığının" belirtilmesi üzerine ölüm aylığının kesildiği, ödenen aylık ve bayram ikramiyesinin geri istendiği, yaptırılan kolluk araştırması sonucu düzenlenen tutanakta davacı ile boşandığı eşinin, fiilen birlikte yaşamadıklarının tespit edildiğinin ayrıca ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 29.11.2019 tarih ve 2019/AU-189 sayılı raporunda isimleri geçen Hamdibey Mah. Kaymakam Ethem Bey Cad. No.; 72 ve No;90 adreslerinde ... ve ... isimli kişilerin yaşamadığının belirtilmesi, davacı ile boşandığı eşinin boşanma sonrası farklı adreslerde kayıtlı bulunmaları, Mahkemece dinlenilen tanıkların da, davacı ... iddiasını destekler nitelikte beyanda bulunmaları, davacı ... ile boşandığı eşinin; boşanma tarihinden sonrasında karı koca gibi fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerini gösterir güç ve nitelikte somut, yeterli ve inandırıcı delil elde edilememesi gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davanın davalısı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların ödenmesi; birleşen dava, yersiz aylıkların tahsili davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6968, K. 2024/8608, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-6968-e-2024-8608-k-aabb8d276945