Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6906 E. 2024/7790 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit Ve Aylıktan Yapılan Kesintilerin İadesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6906
- Karar No
- 2024/7790
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit Ve Aylıktan Yapılan Kesintilerin İadesi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1831 E., 2024/459 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/417 E., 2022/47 K. Taraflar arasındaki menfi tespit ve aylıktan yapılan kesintilerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.11.2017 tarihinde malulen emekli olduğunu, 14.05.2018 tarihinde ...'ndan emekli aylığının devam etmesi için kontrol muayenesini yaptırması gerektiğine ilişkin bir yazı aldığını, aynı gün muayene olup rapor alabilmek için Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'ne başvurduğunu, Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının gereken notları aldığını ve sevk için müvekkili ile iletişime geçileceğinin söylendiğini ancak 20.04.2019 tarihine kadar müvekkiline herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, bu tarihte Sağlık Müdürlüğünün müvekkili ile iletişime geçtiğini, müvekkilinin aynı gün raporu aldığını, SGK tarafından müvekkiline 30.07.2021 tarihinde yersiz ödemenin tahsiline ilişkin bir yazı gönderildiğini, ilgili yazıda müvekkiline engellilik raporunun geç verilmesi sebebiyle 20.10.2018 - 01.08.2019 tarihleri arasında emekliliğinin durdurulduğunun ve bu süreçte kendisine ödenen aylıkların geri istendiğinin bildirildiğini, müvekkiline tahminen 40.000 - 45.000 TL arasında bir borç çıkarıldığını, bu borcun bir kısmının müvekkilinin ikramiyelerinin kesilmesiyle bir kısmının ise maaşından kesinti yapılmasıyla tahsil edildiğini, geriye 21.519,86 TL kaldığını, yazı öncesinde müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, maaşının düzenli olarak ödendiğini, gecikmenin hemen sonrasında SGK tarafından bir işlem yapılmadığı için müvekkilinin bu gecikmeden habersiz olduğunu, müvekkiline maaşının durdurulduğuna dair bir bildirimde bulunulmadığını, raporun gecikmesinin tek sebebinin Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının ihmali olduğunu, idarenin sorumluluğunu yerine getirmediğini beyanla SGK tarafından yapılan 20.10.2018 - 01.08.2019 tarihleri arasındaki emekliliğin durdurulması ve yersiz ödemenin tahsili işleminin iptaline, borç bildirim belgesinde bulunan 21.519,86 TL'lik borcun bulunmadığının tespitine, bu borç nedeniyle müvekkilinden kesinti yapılan ikramiyeler ve maaş kesintisinin kesinti tarihinden itibaren faiziyle birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum tarafından davacı ...'nin durumunun incelendiğini, davacının Kurumdan 193 sayılı Vergi Kanunu'nun 31 inci maddesine göre vergi indiriminden faydalanarak yaşlılık aylığı aldığını, teftiş incelemesi neticesinde kontrol muayenesine tabi tutulması gerektiğine karar verildiğini, kontrol muayenesine gönderilmek üzere hazırlanan davet yazısının 28.06.2018 tarihinde imza karşılığında davacının kendisine teslim edildiğini, davacıya kontrol muayene sevk davet yazısını takip eden 3 ay sonrasına 28.09.2018 tarihine kontrol muayene tarihi oluşturulduğunu, bu tarihlerde kayıtlarda herhangi bir başvurunun gözükmediğini, daha sonrasında davacının 24.07.2019 tarihinde Sivas Numune Hastanesine başvurduğunu, 24.07.2019 tarih ve ... numaralı rapor düzenlendiğini, ilgili raporun Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kuruluna gönderildiğini, ilgili Kurumun 24.06.2021 tarih ve 74205 sayılı yazısı ile 24.07.2019 tarihli rapora göre çalışma gücünün %44'ünü kaybettiğine karar verildiğinin bildirildiğini, davacının kontrol muayene tarihini takip eden 3 aylık dönem içerisinde kontrol muayenesini yaptırmaması üzerine aylıklarının kesildiğini, kontrol muayene tarihini takip eden ödeme dönemi başı olan 20.10.2018 tarihinde durdurulduğunu, kontrol muayenesine esas rapor tarihi olan 24.07.2019 tarihini takip eden ay başında 01.08.2019 tarihinde devam ettirildiğini, buna istinaden 20.10.2018-31.07.2019 tarihleri arasında tarafına ödenen aylıkların 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının b bendi kapsamında davacı adına borç kaydedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Taraf beyanları, dosya kapsamında celp edilen bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı SGK tarafından yapılan 20.10.2018 - 01.08.2019 tarihleri arasındaki emekliliğin durdurulması ve yersiz ödemenin tahsili işleminin iptalini, borç bildirim belgesinde bulunan 21.519,86 TL'lik borcun bulunmadığının tespitini, bu borç nedeniyle kesinti yapılan ikramiyeler ve maaş kesintisinin kesinti tarihinden itibaren faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir. Dosya kapsamında celp edilen Kurum kayıtlarından kontrol muayenesi konulu yazının davacıya 28.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, yazının içeriğinde kontrol muayenesini yaptırmak üzere İl Sağlık Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiğinin belirtilmesine karşın yazıda kontrol muayene tarihinin belirtilmediği, 3 aylık süre içerisinde muayene olması gerektiği hususunun yahut sevk yazısının olmadığı görülmüş böylece 3 aylık süre zarfında müracaat etmesi gerektiği hususunu bilmesinin davacıdan beklenemeyeceği değerlendirilerek ve 24.07.2019 tarihli davacının %44 engel oranının tespitini içeren sağlık kurulu raporu da dikkate alınmak suretiyle, kontrol muayene tarihini takip eden 3 aylık dönem içerisinde kontrol muayenesi yaptırmaması üzerine davacının aylığının kontrol muayene tarihini takip eden ödeme dönemi başından itibaren durdurularak kontrol muayenesine esas rapor tarihini takip eden ay başından aylığının devam ettirilmesi işleminin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiş davanın kabulü ile SGK tarafından yapılan 20.10.2018 -01.08.2019 tarihleri arasındaki davacının emekliliğinin durdurulması ve yersiz ödemenin tahsili işleminin iptaline, davacıya borç bildirim belgesi ile gönderilen 21.519,86 TL'lik borcun bulunmadığının tespitine, gönderilen borç bildirim belgesi nedeniyle davacının maaşından yapılan kesintilerin ve ikramiyelerin kesinti yapılan tarih itibariyle yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu, Kuruma başvuru yapılmadığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, Mahkemece yargılama esnasında belirtilen hususların incelenmediğini ve açıklama yapılmadığını, davacının davalı Kurumdan 193 sayılı Vergi Kanunu'nun 31 inci maddesine göre vergi indiriminden faydalanarak, 506 sayılı Kanunun 87/a fıkrası gereği yaşlılık aylığı aldığını, teftiş incelemesi neticesinde kontrol muayenesine tabii tutulması gerektiğine karar verildiğini, kontrol muayenesine gönderilmek üzere hazırlanan davet yazısının 28.06.2018 tarihinde imza karşılığında bizzat kendisine teslim edildiğini, 2018/38 sayılı genelgenin 10.3. bölümünde belirtilen hüküm doğrultusunda sigortalıya kontrol muayene sevk davet yazısını takip eden 3 ay sonrasına, 28.09.2018 kontrol muayene tarihi oluşturulduğunu ancak bu tarihte kayıtlarda herhangi bir başvurunun gözükmediğini, davalı Kurum tarafından yapılması gereken tüm işlemlerin usulüne uygun yapıldığı halde gerekli özen ve dikkati göstermeyerek belirtilen tarihlerde kontrol muayenesini yaptırmayan davacının haklı olmadığının ortada olduğunu, yerel mahkeme kararının isabetli olmadığını, gerçeği yansıtmadığını, yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Dosya kapsamından; davacının vergi indiriminden yararlanarak 20.10.2017 tahsis talebine istinaden 01.11.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başladığı, Kurum tarafından davacının kontrol muayenesine tabi tutulduğu, davacının kontrol muayenesine sevk tarihinden itibaren üç ay içerisinde engel oranını gösterir Sağlık Kurulu Raporunun Kuruma intikal ettirilmediği gerekçesi ile davacının 20.10.2018 tarihinden itibaren aylıklarının durdurulduğu ve 20.10.2018-31.07.2019 tarihleri arasında davacıya ödenen aylıkların tarafına borç çıkarıldığı, davacı hakkında düzenlenen Sivas Numune Hastanesi'nin 24.07.2019 tarihli Sağlık Kurulu Raporuyla davacının engel oranının %44 olarak belirlendiği ve davacıya 01.08.2019 tarihinden itibaren aylığının yeniden bağlandığı anlaşılmaktadır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından davacıya gönderilen 14.05.2018 tarihli yazıda kontrol muayenesi için Kuruma başvurması gerektiğinin bildirildiği, bu yazının davacıya 28.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, her ne kadar Kurum vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde ve Kurum yazışmalarında davacıya 28.09.2018 tarihi için kontrol muayene tarihi oluşturulduğu ancak davacının kontrol muayenesine gitmediği iddia edilmişse de, davacı için bu tarihte kontrol muayene tarihi oluşturulduğuna ve bunun davacıya tebliğ edildiğine dair bir belgenin Kurum tarafından dosyaya sunulmadığı gibi davacıya herhangi bir şekilde 3 ay içinde kontrol muayenesine gitmemesi halinde aylıklarının kesileceği hususunun ihtar da edilmediği, daha sonra davacı hakkında düzenlenen Sivas Numune Hastanesi'nin 24.07.2019 tarihli Sağlık Kurulu raporuyla davacının engel oranının %44 olarak belirlendiği ve davacıya aylıklarının yeniden bağlandığı anlaşılmakla; kontrol muayenesine gitmemesi halinde aylıklarının kesileceği hususunun davacıya ihtar edilmemesi, hastaneye sevk yazısının davacıya usulünce tebliğ edildiğinin davalı tarafça ispatlanamaması, Sivas Numune Hastanesi'nin 24.07.2019 tarihli raporuyla davacının engel oranının %44 olarak belirlenmesi nazara alındığında ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde Kurumun aylık durdurma ve borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesinde hata olmadığı belirlenmiş, açıklanan şekliyle davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Nitekim emsal mahiyetteki Yargıtay 10. H.D'nin 2022/13988 Esas 2023/543 Karar sayılı ilamı ile Ankara BAM 10. H.D'nin 2021/522 Esas 2022/1485 Karar sayılı ilamı ve Dairemizin 2022/1064 Esas 2024/39 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. Ayrıca eldeki dava bakımından Kuruma idari başvuru yapılması tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olup, davacı vekili tarafından 12.09.2022 tarihli Dairemize sunulan dilekçe ekindeki belgelerden 17.05.2022 tarihinde idari başvurunun yapıldığı ve Kurumun da ret iradesini 08.08.2022 tarihli cevabi yazıyla davacı vekiline bildirdiği anlaşılmakla dava şartı yönünden eksiklik kalmadığı belirlenmiştir. Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit ve aylıktan yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.