Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6865 E. 2024/9501 K. – Kurum İşleminin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6865
- Karar No
- 2024/9501
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/81 E., 2024/608 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/438 E., 2021/339 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına davanın reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 3/a ve 3/b bendinde ön görülen yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesi ile 13.11.2017 tarihinde 3.555,00 TL ve 17.08.2017 tarihinde 91.710,00 TL tutarında idari para cezası uygulandığını, her iki işlemin de mahkeme kararı ile iptal edildiğini fakat Kurum tarafından davacının emekli maaşından kesinti yapılmaya devam edildiğini, davacının Kurum'a başvurduğunu ve Kurum tarafından, aylığından yapılan kesintinin davacının çalışanı olan ...'nin ödenmeyen primlerinden kaynaklandığının belirtildiğini, davacının eksik veya hatalı bir işleminin olmadığını, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek prim borçlarının haksız olduğunun tespiti ile tahakkuk ettirilen prim borçlarının iptaline, davacının emekli aylığından kesilen ve kesilmeye devam eden miktarın tespit edilerek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum denetmenleri tarafından ...'nın 01.01.2015-31.07.2017 tarihleri arasında bildirimlerinin 30 günden az yapıldığını ve 30 güne tamamlanması gerektiğini, eksik bildirime ilişkin belgelerin 1 ay içerisinde Kuruma bildirilmesi gerektiğini, yazının davacıya 23.08.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, Kurum denetim elemanları tarafından düzenlenen tutanakların aksinin aynı nitelikte belgeler ile ispatının gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı 21385599552 TC kimlik numaralı ...'un davasının kabulü ile davalı ... Başkanlığı İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezinin 48603452-206.16.01-E.8382562 sayı ve 10.06.2019 tarihli kararının iptaline, davacının emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılarak davacının emekli maaşından kesilen miktarların kesilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile beraber davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya, ...'nın 01.01.2015-31.07.2017 tarihleri arasında bildirimlerinin 30 günden az yapıldığı ve 30 güne tamamlanması gerektiğinin ve 01.01.2015-31.07.2017 tarihleri arasını kapsayan 15'er günlük ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenerek aynı süre içinde Kuruma intikal ettirilmesi ve tahakkuk edecek olan primlerin de 5510 sayılı Kanun'un 88 inci ve 89 uncu maddeleri gereğince ödenmesi, aksi takdirde söz konusu belgelerin Kurumca resen düzenleneceği ve 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğince icra yoluyla tahsil edileceği hususunun bildirildiğini, davacı tarafından yapılandırma başvurusunda bulunulduğunu, Kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadığının kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının talebinin, adına tahakkuk ettirilen prim borcuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin faizi ile iade edilmesi istemine ilişkin olduğu, Kurum denetmeni tarafından 01.03.2013 tarihinde ...'nin davacıya ait ev hizmetleri iş yerinde yatılı olarak çalıştığının tespit edildiği, ...'nin davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinden 10.01.2013 tarihinden itibaren 31.12.2014 tarihine kadar tam zamanlı çalışmaları Kurum'a bildirilmiş iken 01.01.2015 tarihinden itibaren ayda 15 gün olacak şekilde ve kod 6 eksik gün nedeni girilmek sureti ile eksik bildirim yapıldığı, Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele Daire Başkanlığı'nın 04.05.2017 tarih 2502994 sayılı yazıları ile yükümlülükleri yerine getirmediği veya eksiklikler bulunduğu tespit edilen işverenler ve yabancılar hakkında gerekli iş ve işlemlerin yapılmasının talep edildiği, ekli belgede davacı ... tarafından yapılan bildirimin eksik olduğunun belirtildiği, bunun üzerine Karabağlar Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 17.08.2017 tarih ve 4306826 sayılı yazıları ile ...'nin 05.01.2015-30.07.2017 tarihleri arasında 30 günden az bildirilen hizmetlerin 30 güne tamamlanmasının ... Başkanlığı Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele Daire Başkanlığının 04.05.2017 tarih ve E.93157916/667.01/2502994 sayılı yazıları ile istenildiği belirtilerek 1 aylık süre içerisinde 15'er günlük ek aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenerek aynı süre içinde Kuruma verilmesinin talep edildiği, söz konusu yazının davacıya 23.08.2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı tarafından söz konusu yazının tebliğ alındığının bildirilerek, Kurum kayıtlarına 23.08.2017 tarih ve 10499536 sayısı ile intikal eden dilekçeye istinaden 7020 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandırma talebine istinaden yapılandırıldığı, ayrıca davacı hakkında 17.08.2017 tarih 4324211 sayılı yazı ile hakkında uygulanan 91.710,00 TL idari para cezası kararının ve 18.08.2017 tarih 4332748 sayılı yazı ile 2016/1-12 ve 2017/1-6. dönemlerinde yersiz olarak yararlandırılan asgari ücret destek indirimi nedeni ile 899,10 TL'nin ödenmesinin talep edildiği ve söz konusu yazıların davacıya 23.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 05.09.2017 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden itiraz dilekçesi ile idari para cezasına yönelik itirazda bulunulduğu, 20.09.2017 tarih ve 2017/70 sayılı komisyon kararı ile itirazın reddedildiği, davacı tarafından 91,700,00 TL tutarlı idari para cezasının iptaline yönelik İzmir 2. İdare Mahkemesinde dava açıldığı, 2017/1776 Esas, 2018/1004 sayılı Karar ile idari para cezasının iptaline karar verildiği, karara yönelik istinaf başvurusunun İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari dava Dairesinin 2018/2134 Esas 2018/2238 Karar sayılı kararı ile reddine karar verilerek iptal kararının kesinleştiği, davacı tarafından 3.555,00 TL tutarlı idari para cezası yaptırım kararına karşı ise İzmir 3. İdare Mahkemesinde dava açıldığı, 2018/773 Esas ve 2019/785 Karar sayılı karar ile söz konusu idari para cezasının da iptaline kesin olmak üzere karar verildiği, davacı tarafından İdare Mahkemesi kararları gerekçe gösterilerek mahkeme kararının yerine getirilerek haksız kesintilerin sonlandırılması ve yapılan kesintilerin iade edilmesinin Kurumdan talep edildiği, Kurum tarafından 09.05.2019 tarihli yazı cevabı ile mahkeme kararlarının idari para cezası iptallerine ilişkin olduğu, prim borçlarına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığından prim borçlarına ilişkin iptal işlemi yapılmadığının bildirildiği, 10.06.2019 tarihli yazı ile de davacının 2015/1-2017/11. dönemlerine ilişkin ödenmeyen primlerden kaynaklı borçları bulunduğundan emekli aylığından kesinti yapıldığı ve borcun tamamının ödenmesi halinde haczin kaldırılacağı hususlarının bildirildiği, davacının eldeki davasını 12.11.2019 tarihinde açtığı görülmekte, Davacının bir aylık yasal süre içerisinde Kuruma karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı, aynı zamanda bir aylık süre içerisinde dava hakkını da kullanmadığı, buna karşılık yapılandırma talebinde bulunduğu, yapılandırma kanunun ilgili maddeleri gereğince de açılan davalardan feragat edilmesi veya dava açılmayacağının taahhüt edilmesinin ön koşul olduğu anlaşılmakla davacının gerek idari gerekse de yargı sürecine ilişkin Kurum işlemine karşı olarak 5510 sayılı Kanun'un 86/7 nci maddesi gereğince itirazı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, davalı Kurum vekilinin istinaf nedenleri ise yerinde bulunmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesinde, “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353 üncü maddesinde, “(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)..., 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, Kanun'un olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen kararın HMK’nın 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılmış ; A) Davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İzmir 16. İş Mahkemesince verilen 30.09.2021 tarih, 2019/438 Esas ve 2021/339 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmek üzere kaldırılmasına, B) 1- Davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Kurum işleminin hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 80 inci, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.