Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6444 E. 2024/9425 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6444
- Karar No
- 2024/9425
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/162 E., 2024/142 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş; davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.01.2008 - 17.06.2010 tarihleri arasında davalıya ait ... Büfe isimli iş yerinde çalıştığını, bu iş yerinin önceden ... Yöntem isimli kişiye ait olduğunu ve davacının 10.01.2000 tarihinden itibaren iş yerinde çalışmaya başladığını, davalının da 2005 yılında iş yerini devraldığını, davacının sürekli çalışmasına rağmen sigortasının yapılmadığını ve primlerinin ödenmediğini, bu sebeplerle 01.01.2008 - 17.06.2010 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; ... Büfe isimli iş yerinin davalıya ait olduğu 10.11.2006 - 20.08.2007 tarihleri arasındaki dönemde davacının fiili çalışması olmamasına rağmen sigortalı gösterildiğini, bu tarihler dışında çalışması bulunmadığını, 01.02.2008 - 17.06.2010 tarihleri arasında söz konusu iş yerinin davalı ...'e ait olmadığını, davacı ile davalı arkadaş olduklarından davacının boş zamanlarında büfede davalıya yardımcı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığını iddia ettiği iş yeri sahibinin tespit edilmesi gerektiğini, bu konuda kurum kayıtlarının celp edilmesinin, davacının durumunu bilebilecek tanıkların dinletilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.10.2014 tarih ve 2012/1118 Esas, 2014/524 Karar sayılı kararı ile davacının hizmetlerinin tespitini talep ettiği dönemde davalıya ait iş yerinde çalıştığı iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 20.02.2015 tarih ve 2014/26652 Esas, 2015/2705 Karar sayılı kararında; "...Eldeki dosyada mahkeme davacının 01.01.2008-17.06.2010 arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkin açılan davayı subut bulmadığından reddine karar verilmiş ise de dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Davalı büfe işyerinin mal alımı yaptığı işyerleri belirlenerek oralarda çalışan bordrolu tanıklar tespit edilip dinlenilmeli, davalı işyeri ile talep konusu dönemde ellerinde fatura olup olmadığı, varsa bu faturalar getirtilerek dosyamız arasına alınmalı, tarafların gösterdiği tanıklarla yetinilmeyip, re'sen araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu tarihleri içerir aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirimleri yapılan sigortalıların (daha önce dinlenen dışında) bilgi ve görgülerine başvurulmalı, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, özellikle 02.03.2009 tarihli davacının isim ve imzasının bulunduğu davalı işyerine ait fatura göz önüne alınarak davacının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 12.03.2020 tarihli ve 2015/340 Esas, 2020/160 Karar sayılı kararı ile davacının çalışma iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. C. 2'nci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 01.02.2021 tarih ve 2020/8812 Esas, 2021/970 Karar sayılı kararında; "Mahkemece, bozma ilâmının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bu nedenle öncelikle davalı işyerinden bildirimi yapılan ..., ... ve ...'nun, davacının, davalı işyerindeki çalışmalarına ilişkin beyanları alınmalı, davalı büfede kullanıldığı bildirilen ... ürünlerinin dağıtımını yapan ... Ltd. Şti.'nin dava konusu dönemde sigortalı çalışanlarından seçilecek kişilerin beyanı alınmalı, 02.03.2009 tarihli davacının adının yer aldığı faturanın varlığının sabit olduğu dikkate alınmalı, tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle mahkemece verilen karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile 01.01.2008-30.06.2008 süresi için 180 gün ve günlük 20,28 TL (asgari kazanç) üzerinden, 01.07.2008-31.12.2008 süresi için 180 gün ve günlük 21,29 TL(asgari kazanç) üzerinden, 01.01.2009-30.06.2009 süresi için 180 gün ve günlük 22,20 TL(asgari kazanç) üzerinden, 01.07.2009-31.12.2009 süresi için 180 gün ve günlük 23,10 TL(asgari kazanç) üzerinden, 01.01.2010-17.06.2010 süresi için 167 gün ve günlük 24,30 TL(asgari kazanç) üzerinden çalışmış olduğu hususunun tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili; bozma ilamı kapsamında dinlenen tanıklardan hiçbirisinin davacının hizmet tespiti talep ettiği döneme ilişkin olarak davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını beyan etmediklerini, tanıklardan çoğunun beyanı incelendiğinde davacıyı dahi tanımadıklarının anlaşıldığını, davacı yanın ... Büfe'de dava konusu dışı dönemdeki çalışmasına ilişkin çalışmalarının zaten Kuruma bildirildiğini, davacı vekili tarafından dosyaya sunulmuş olan tanık beyanının usulen kabul edilmemesi ve hükme esas alınmaması gerektiğini, hükme esas alına faturanın aslının mevcut olmadığını, fotokopi belgeye göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyanla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Kurum vekili; huzurda görülen davanın kamu düzenine ilişkin ve re’sen araştırma ilkesine tabi bir tespit davası olduğundan yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda araştırma yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, hatalı ve eksik inceleme içerdiğinden bu rapora dayanılarak davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhe yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykı olduğunu, Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.01.2008 - 17.06.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Değerlendirme 1. Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. 2. Somut olayda, davacı 01.01.2008 - 17.06.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın Dairece bozulması üzerine davalı işyerinden bildirimi yapılan bordro tanıkları ..., ... ve ... ile davalı büfede kullanıldığı bildirilen ... ürünlerinin dağıtımını yapan ... Ltd. Şti.'nin dava konusu dönemde sigortalı çalışanlarından seçilen ... ve ...'ın beyanlarının alındığı, dinlenen tanıkların bir kısmının davacıyı tanımadığı, bir kısmının ise tanıdığı ancak çalışma iddiası hakkında davayı aydınlatmaya yönelik beyanlarının bulunmadığı, öte yandan davalıya ait 1113606 sicil numaralı Büfe mahiyetli işyerinin 31.07.2008 tarihi itibariyle kanun kapsamından çıktığı da gözetildiğinde Mahkemece tüm süre yönünden davanın kabulüne dair hüküm tesisi hatalı bulunmuştur. 3- Bu doğrultuda davacının çalıştığı iddia edilen davalıya ait işyerinin Büfe olması sebebiyle; mahkemece ilgili sağlık il/ilçe müdürlükleri, ilgili belediye ve ilgili tarım ve gıda il/ilçe müdürlüklerinden davacının yazışma ve belgelerde isminin geçip geçmediğinin araştırılması, davalıya ait vergi kayıtları ile yoklama fişlerinin celp edilmesi suretiyle uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı hususunda bütün deliller toplandıktan ve birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. 4- Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.