Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5603 E. 2026/5129 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5603
- Karar No
- 2026/5129
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2893 E., 2024/333 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/150 E., 2023/277 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.TALEP Davalı Kurum vekili talep dilekçesinde özetle; davacının borçlu olmadığının ve prim teşvik hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespitine ilişkin kesinleşen kararda davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde kabulüne yapılmasının hatalı olduğu iddiasıyla hüküm fıkrasının tavzihine karar verilmesini talep etmiştir. II.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararla; davalı Kurum vekili Av. ...'ün 05.09.2023 havale tarihli dilekçesinde talep ettiği hükmün tashihine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. III.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde "01.10.2008 - 15.06.2009 dönemi ayrık tutulmak üzere" Kurum işleminin iptalini talep ettiği, ancak yerel mahkemenin bu dönemi de kapsayacak şekilde Kurum işleminin tamamını iptal ederek HMK m. 26 (Taleple Bağlılık İlkesi) hükmünü ihlal ettiği, Kurum tarafından gönderilen cevap yazısında anılan dönem için borç bulunmadığı bildirilmiş olsa dahi, davacının bu dönemi dava konusu dışında bıraktığı (istisna tuttuğu) gözetilerek "Kısmen Kabul, Kısmen Ret" kararı verilmesi gerekirken davanın tümden kabulüne karar verilmesinin maddi hata niteliğinde olduğu, bu açık hatanın düzeltilmesi amacıyla yapılan HMK m. 304 kapsamındaki tashih talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşen hükmün tavzihine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.