Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5499 E. 2024/5799 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5499
- Karar No
- 2024/5799
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/126 E., 2024/56 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen, iş kazası olduğunun tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece (Kapatılan 21 HD) bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılardan Kurum vekili ve ... İnş. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi olan sigortalı ... ...'un davalılardan ... Ltd. Şti.nin işçisi olarak Afganistandaki İSAF Askeri Şantiyesi işyerinde hizmet akdi ile çalışırken 21.05.2010 tarihinde uğradığı iş kazasında öldüğü, davalı SGK'ya bağlı müfettiş tarafından olayın iş kazası olarak değerlendirilmediğini, oysa olayın iş kazasının tüm unsurlarını taşımakta olduğunu, zira davacının çatıda montaj işini yaparken yere düşmesi sonucunda beyin kanaması geçirdiği ve sonunda da hayatını kaybettiği belirtilerek 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesindeki tüm unsurlarını taşıyan davacının murisi olan sigortalının ölümünün iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yersiz olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2.Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı ... Aksoyun müvekkili şirketi işçisi olmadığını, bu nedenle husumet itirazda bulunduktan sonra davalının beyin kanaması geçirerek öldüğü işyerinin ... ... adlı bir Türk vatandaşının yetkilisi ve sahibi olduğu Selko..İnternational...adlı firmaya ait olduğunu, müteveffanın bu firmaya ait şantiye de montaj işinde çalışmak amacıyla Afganistana gitmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Dahili davalı ... İnş. Mad. Taah. İml. İth. İhr. San.ve Tic. Ltd. Şti yetkilisi tarafından sunulan 01.07.2019 tarihli yazıda; bahse konu davaya dahil edilen firmamız ... İnş. Ltd. Şti.nin Afganistan Mezarı Şerif ilinde yapılmış olan ISAF Askeri Şantiyesi çelik konstrüksiyon binası işi ile ilgili hiçbir alakası bulunmadığını, ne bu işin varlığından nede vefat eden işçinin varlığından dahi haberi bulunmadığını, firmanın davada adı geçmesine sebep olan Afganistan Büyükelçiliğine yazılan yazının bilgileri dışında yazıldığını, üstündeki imzanın firma yetkililerine ait olmadığını, çalışan personelleri tarafından bilgileri dışında ne amaçla yapıldığını bilmedikleri bir yazı olup ... ... isimli şahsa vize talep edildiğini, ... ... isimli vefat eden şahsın hiçbir zaman firmada çalışmayıp iş müracaatı dahi olmadığını, bu şahıs ile iş ilişkisi olmadığını, bu şahıs firmada çalışmış olsa idi uçak biletinin alınacağını, yurt dışı sigortalı işçi listesinde olup Türkiye'de SSK'ya bildirileceğini, Afganistan da Çalışma Bakanlığı makamlarına da bildirim yapılıp vize alınacağını, firmanın yurt dışına götürdüğü tüm işçileri SSK da yurt dışı sigortası yaparak ve Afganistan Çalışma Bakanlığına bildirerek götürmekte ve ilk iş olarak orda vizesini uzatmak için yeni vize müracaatı yapıldığını, ... İnş. Ltd. Şti.nin 2010 yılında Afganistanın Mezarı Şerif ilinde yaptığı hiçbir işi olmadığını, şirketin 2010 yılında Afganistanda ISAF ile hiçbir sözleşme imzalamayıp ve ISAF'a hiçbir iş yapmadığını, şirketin vefat eden ... ..., Artech Endüstriyel Ltd Şti.ni, Selco Constrcution firmasını ve ... ... adlı kişi ya da kurumların hiçbirini tanımadığını, firmanın bu kişilerle hiçbir hukuki ve tüzel bağı bulunmadığını beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Özetle; “Davanın kısmen kabulüne” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. “... Mahkemece, ... işçi ... ...'un davalı ....... Ltd. Şti.'nin sigortalı elemanı olmadığı, dava dışı ... ... Ltd. Şti adına çalıştığı ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında sigortalılık niteliğinde haiz olduğu, ancak davacı tarafın talebinin sadece ... ... ...'un ölümüne sebep olan olayın iş kazası olup olmadığının tespitine yönelik olması nedeniyle ... isimli dava dışı şirketin bu aşamada davaya dahil edilmesi işlemlerinin yargılamayı gereksiz yere uzatacağı belirtilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı işveren ... Endüstriyel Otomasyon Makine Dış Tic. San. Tic. Ltd. Şti.'ne yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının murisi ... ...'un 21.05.2010 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının murisi ... ...'un 21.05.2010 tarihinde Afganistan'ın Mezar-ı Şerif şehrinde bulunan İsaf Askeri Şantiyesine ait askeri binanın hangar montajı işinde çalışırken 4 metre yükseklikten düşerek yaralandığı, daha sonra kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, murisin kaza tarihinde herhangi bir sigortalılığının bulunmadığı, Kurum müfettişi tarafından düzenlenen raporda sigortalı çalışması tespit edilemediğinden iş kazası tespitinin yapılamadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, eldeki dava iş kazasının tespiti davası olup gerçek işverenin kim olduğu tespit edilmeden ve davanın gerçek işverene yöneltilmesi sağlanmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davacının murisi ... ...'un ölümü ile sonuçlanan 21.05.2010 tarihinde yaşanan kazanın meydana geldiği Afganistan'ın Mezar-ı Şerif şehrinde bulunan İsaf Askeri Binasının yapım işi ile ilgili ihale ve sözleşme evraklarını getirtmek, davalı şirket ... Endüstriyel Otomasyon Makine Dış Tic. San. Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı şirket ... ... Ltd. Şti.'ye ait ticaret kayıtlarını araştırıp iki şirket adasındaki hukuki ve fiili bağlantıyı belirlemek, gerçek işverenin kim olduğunu tespit edip husumetin ona yöneltilmesini sağlamak, tarafların tüm delillerini topalamak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Davanın kabulü ile davacının murisi ... ...'un 21.05.2010 tarihinde maruz kaldığı olayın iş kazası olduğunun tespitine, " dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili ve ... İnş. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı murisi ... ...'un 21.05.2010 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme Sigortalılar kural olarak Türkiye’de yaşadıkları ve hizmet akdine göre çalıştıkları takdirde sosyal sigorta haklarından yararlanırlar. Bu kural, Kanunların mülkiliği ilkesinin doğal sonucudur. Türkiye ile yabancı bir ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmişse istisnaen mülkilik ilkesine değer verilmeyebilir. 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5 inci maddesinin (g) bendinde, ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinin 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacakları ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanacağı, bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri durumunda, 50 nci maddenin 2 nci fıkrasındaki Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı sigorta hükümlerinin uygulanacağı, bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmayacağı belirtilmiş, anılan bende 01.03.2011 günü yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle “Bu bent kapsamında yurt dışındaki işyerlerinde çalışan sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır.” cümlesi eklenmiş, 10 uncu maddesinde de 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri durumunda, bu görevleri yaptıkları sürece, sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülüklerinin devam edeceği hüküm altına alınmıştır. Kanunun, “506 sayılı Kanun'a ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici madde 6/sonda ise “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş üstlenen işverenlerce çalıştırılmak üzere bu ülkelere götürülen Türk işçilerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sadece malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi topluluk sigortasına devam edenler ile isteğe bağlı sigortalı olarak söz konusu ülkelere götürülmüş olan sigortalıların, bu Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendi kapsamında sigortalılıkları bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içerisinde işverenlerince sağlanır ve buna ilişkin yükümlülükler yerine getirilir” denilmiştir. Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi kapsamında sigortalı sayılabilmek için, Türkiye Cumhuriyeti ile yabancı ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi düzenlenmemiş olması, Türk işverenin iş merkezinin Türkiye’de bulunması, gerçek veya tüzel kişi Türk işverenin Türkiye’de iş yapmak koşulu aranmaksızın Türkiye’de tescil edilmiş ya da tescil edilebilir nitelikte işyerinin olması, Türk işveren ile Türk işçi arasında yabancı ülkede yerine getirilecek iş görme edimine ilişkin bireysel iş sözleşmesinin Türkiye’de yapılması, Türk işçinin işbu yazılı veya sözlü hizmet sözleşmesinin Türk işçiye yüklediği iş görme ediminin yerine getirilmesi gereği olarak yurt dışında yaşamasının sürekli olmayıp geçici nitelik taşıması gerekmektedir. Maddede “geçici görev” kavramı bakımından herhangi bir süre sınırlaması öngörülmediğinden, görevin geçici mi yoksa sürekli mi olduğunun belirlenmesinde her somut olayın özelliği, bu yönde hizmet akdinin sigortalıya yüklediği iş görme ediminin niteliği, iş süresini belirlemeye ilişkin iş hayatının olağan akışı ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri gözetilecektir. Ancak, işverenin baştan beri yurt dışında faaliyet göstermesi halinde, bu işveren yanında işe başlanması ve orada çalışılması, Türkiye’de tescilli işyerinde faaliyet yürütmekte olan işverenin yurt dışında ayrı işyeri açması ve sigortalının Türkiye’deki işyerinde herhangi bir çalışması, bu işyerinden görevlendirmesi söz konusu olmaksızın, doğrudan yurt dışındaki işyerinde çalışması, geçici görevle yurt dışına gönderilme niteliğinde değerlendirilemez. Diğer bir deyişle, geçici olarak götürülmeyip yurt dışında o ülkenin mevzuatına göre kurulmuş ve faaliyet gösteren, Türkiye' de işyeri bulunmayan işverenler yanında, doğrudan yurt dışındaki iş nedeniyle işe alınan Türk işçilerin o ülke mevzuatına tabi olacakları, 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı sayılamayacakları anlaşılmaktadır. Eldeki davada, davacı murisinin yurt dışında faaliyet gösteren Selco firmasına ait işte çalışırken iş kazası geçirdiği sabit olmakla, davalılar aracılığı ile davacı murisininde içlerinde bulunduğu işçi ekinin dava dışı Selco firmasına tavsiye edildiği, davalı ... End. Ltd. Şti.nde davacı murisinin herhangi bir çalışmasının bulundağını veya anılan davalı şirket tarafından geçici görevle yurt dışına gönderildiğine dair herhangi bir belge veya beyanın olmadığı, davalı ... Ltd. Şti.nin ise sadece vize işlemleri için referans olduğu anlaşılmakla, davacı murusinin yurt dışına geçici görevlendirme ile gidip gitmediği irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.