Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9128 E. 2024/9708 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9128
Karar No
2024/9708
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/216 E., 2024/115 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.04.2014 tarihinde davalı şirketin ...'da bulunan şantiyesinde saha kordinatörü olarak 19.06.2014 tarihine kadar çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından açılan hizmet tespiti davasında 6552 sayılı Kanun uyarınca Kurumun davalı olarak gösterilemeyeceğini, davalı ... Yapı Ltd. Şti. 1073277.41 iş yeri sicil numarası ile 13.02.2007 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığının, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde Kuruma giriş bildirgesi, bordro vb. hiçbir bildirimde bulunulmadığını, Kurum kayıtlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, dolayısıyla Kurum kayıtlarının aksine tanık beyanlarıyla ispatın mümkün olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Yapı İnş. Ltd. Şti. adına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmiş ancak davalı şirkette duruşmalara gelen olmadığı gibi herhangi bir savunmada da bulunulmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.04.2016 tarihli ve 2015/89 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kabulüne, davacı ...'ın davalı işveren ... Yapı İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. bağlı olarak ... da 10.04.2014-19.06.2014 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının ve eksik prim gün sayısının 68 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.02.2017 tarih, 2017/118 Esas, 2017/1476 Karar sayılı bozma kararında; Mahkeme, Ülkemiz ile ... arasında 01.09.1985 tarihli sosyal güvenlik sözleşmesi bulunduğu, davalı şirket ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında topluluk sigortası yapılmadığı, pasaport kayıtları, tanık anlatımlarının çalışmayı doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, ancak 5510 sayılı Kanun'un 30/3 (a) ve (b) bendi kapsamında davacının talebinin açıklattırılarak sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma talep edip etmediği açıklığa kavuşturulmalı, buna göre talep varsa 5510 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi kapsamında geçici olarak yurt dışına götürülüp götürülmediği veya aynı Kanun'un 5/1-g bendi kapsamında hizmet akdine tabi çalışıp çalışmadığı hususunda irdeleme yapılarak varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre, davacının talep konusu dönem öncesi ve sonrası dava dışı iş yerlerinde çalışması, münhasıran ...'daki inşaat işi için bu ülkeye götürülmesi, hizmet sözleşmesinin davacıya yüklediği iş görme ediminin yerine getirilmesi gereği olarak yurt dışında yaşamasının sürekli olmayıp geçici nitelik taşıması ile yukarıda tespit edilen tüm hususlar birlikte dikkate alındığında davacının hizmetlerinin 5510 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine 5754 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile eklenen g bendi kapsamına girdiği ve davacının davalı işveren ... Yapı İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. bağlı olarak ...'da 11.04.2014-18.06.2014 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığı kanaatine varılarak davanın kabulüne, davacının davalı işveren ... Yapı İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'ye bağlı olarak ...'da 11.04.2014-18.06.2014 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacının hizmetlerinin 5510 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine 5754 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile eklenen g bendi kapsamında olduğu ve davacı hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı işverenin ...’da bulunan şantiyesinde saha koordinatörü olarak 10.04.2014-19.06.2014 tarihleri arası dönemdeki çalışmasının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Yurt dışında geçici olarak çalışmaya giden sigortalılar ile ilgili olarak 5510 sayılı Kanun'un 5/g maddesinde “Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır. Bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri halinde, 50 nci maddenin ikinci fıkrasındaki Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanır. Bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz. (Ek cümle: 13.02.2011-6111/24 md.) Bu bent kapsamında yurt dışındaki işyerlerinde çalışan sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır.” hükmü ile “Sigortalıların işleri nedeniyle geçici olarak yurt dışında bulunmaları” başlığı altındaki 5510 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ise “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde sayılan sigortalıların mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak yurt dışına gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece, sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri devam eder.” düzenlemeleri yer almaktadır. 3. Değerlendirme 1- Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 01.02.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olduğu anlaşılan davacının talep konusu dönemde herhangi bir sigortalılık bildiriminin bulunmadığı, talep konusu dönem öncesi ve sonrasında ise dava dışı iş yerlerinden bildirimlerinin bulunduğu, davacının ...'ya 10.04.2014 tarihinde giriş ve 19.06.2014 tarihinde çıkışının bulunduğu, davacı vekilince 12.12.2021 tarihli ve 19.06.2014 tarihli belgelerin bulunduğu, davalı şirket ile Kurum arasında herhangi bir topluluk sigortasının bulunmadığı, Türkiye ile ... arasında imza tarihi 13.09.1984, yürürlük tarihi 01.09.1985 olan sosyal güvenlik sözleşmesi bulunduğu, davalı şirketin faaliyet konusunun köprü-yol inşaatı, kavşak yapımı işi olduğu, tanıkların davacının çalışmasını doğruladıkları anlaşılmaktadır. 2-Mahkemece; bozma ilamının gereği tam olarak yerine gelmemiştir. 5510 sayılı Kanun'un 5/1-g bendinin ülkemiz ile arasında sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerdeki çalışmalar halinde uygulanması söz konusu olduğundan somut uyuşmazlıkta 5510 sayılı Kanun'un 5/1-g bendinin uygulama imkanı bulunmamaktadır. Öte yandan davacı vekilinin taleplerinin davacının davalı şirket tarafından ...'da çalıştırılmasının tespit edilmesi olduğu, davacının ...'ya geçici olarak götürülmediğini, kayıt dışı çalıştırıldığını belirten 08.04.2018 tarihli yazılı beyanı ile dosya içeriği kapsamında davacının ...'ya geçici olarak götürülmediği de anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca Mahkemece yapılan açıklamalar doğrultusunda yapılacak değerlendirme sonucu bir karar verilmesi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9128, K. 2024/9708, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9128-e-2024-9708-k-58f34f442992