Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5244 E. 2024/11662 K. – Kuruma Borçlu

Konu: Kuruma Borçlu Olmadığının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5244
Karar No
2024/11662
Karar Tarihi
Konu
Kuruma Borçlu Olmadığının Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1235 E., 2023/2351 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/305 E., 2022/158 K. Taraflar arasındaki Kuruma borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 18.08.2017 tarihli 2017 yılı temel eğitim okulları onarım paket işine ait sözleşme ile bir kısım okulların onarım işini üstlendiğini ve işi 22.09.2017 tarihinde teslim ettiğini, davalı Kurum tarafından 11.632,07 TL sigorta priminin tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin ihale konusu işe ilişkin asgari işçilik koşullarına uygun hareket ettiğini, davalı Kurumca fark işçilik olarak sigorta prime tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Kurum yazısının 28.02.2018 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile davacının dava konusu işlemi nedeniyle borçlu olmadığının, 19.338,85 TL sigorta primi ve gecikme zammı borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kuruma işin 22.09.2017 tarihinde bitirilerek istihkak tutarının 559.615,39 TL olduğunun bildirildiğini, davacı işyerinde yapılan denetim sonrası düzenlenen inceleme raporu ile Kuruma bildirilmediği saptanan eksik işçilik tutarı 56.054,66 TL'nin 2017/Eylül ayına mal edilerek, tahakkuk ettirilecek primin 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi hükmüne göre gecikme cezası ve zammı ile birlikte tahsil edilmesi gerektiği sonucuna varıldığını, teftiş ve denetleme raporu doğrultusunda fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim ve gecikme cezasının işverene tebliğ edildiğini, işverenin malzemeli ve salt işçilik olmak üzere iki adet fatura sunarak yeniden inceleme talep ettiğini, faturalardan bir tanesinin ihale öncesi döneme ait olduğu ve faaliyet alanlarının uyuşmadığını, faturaları düzenleyen şirketin faaliyet ad ve kodunun "... Cep Telefonu alım satımı" olduğunu, söz konusu işyerinden bildirilen bazı sigortalıların işe giriş bildirgelerinde "cep telefonu satış elemanı" olarak gösterildiğini, söz konusu faturaların fark işçilik hesaplamasında kabul edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne, davalı Kurumun rehberlik ve teftiş kurulunun 10.10.2018-209476/10/AİR/01 raporu uyarınca asgari işçilik nedeniyle tahakkuk ettirilen 19.338,85 TL sigorta primi ve gecikme zamları nedeniyle davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, kararın istinaf incelemesi ile kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının asgari işçilik nedeniyle tahakkuk ettirilen prim borcu ve gecikme zammından sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 85 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5244, K. 2024/11662, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-5244-e-2024-11662-k-3afb868b1c8b