Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5146 E. 2024/5902 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5146
- Karar No
- 2024/5902
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1002 E., 2024/377 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/58 E., 2022/47 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde 02.02.2009-16.05.2019 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, sürekli müvekkilinin çocuğuna bakıcılık yaptığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin evinde haftanın iki günü temizlik, olağan ev bakımı, bazen yemek de yaptığını, davacının müvekkiline ait evde bir ay içinde çalışma şekli gündelik temizlik ve ev bakımı işleri olup, sürenin de hiç bir zaman 10 günü geçmediğini, müvekkilinin ev işlerinde gündelikçi olarak çalıştırdığı davacıyı 5510 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesince yapılan düzenlemeyi öğrendiği anda primlerini yatırdığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin eski eşinin Fethiye'de çalışmaya başladığı 2011 yılı Aralık ayı itibariyle davacı ile gündelik temizlik işçisi olarak ilişkisinin kesildiğini, tekrar İzmir'e dönüp Bayraklı Manavkuyu'daki eve taşındıkları 2013 Şubat ayına kadar hiçbir bağlantısının olmadığını, dolayısıyla davacının 2011 Aralık- 2013 Şubat arasındaki çalışma iddialarının gerçek olmadığını, 2011 yılı Aralık ayı ve öncesi gündelik temizlik işçiliği türündeki çalışmalarıyla ilgili talep hakkının hak düşürücü süreye uğradığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında davalı ...'e ait işyeri tescilinin tespit edilemediğini, müvekkili Kurumda davacının iddiası ile ilgili hiçbir kayıt ve belgeye rastlanılmamış olması nedeniyle öncelikle 5510 sayılı Kanun'un 6/1-c maddesi kapsamı dışında ücretle ve sürekli olarak hizmet akdi ile çalıştığının ispatı gerektiğini, bir kimsenin 18 yıla yakın uzun bir süre boyunca sosyal güvenceden yoksun olarak çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, hizmet süresinin tespitine ilişkin davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların beyanları, toplanan deliller, denetmen raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davacı 27827445234 TC kimlik numaralı ...'ın Sosyal Güvenlik Kurumunda davalı ...'e ait 27016537450 sicil numarasıyla tescilli Mansuroğlu Mah. 286/9 Sok. Başarı Sitesi, A Blok, Kat:3 D:5 Bayraklı/İzmir adresinde bulunan ev hizmetleri iş yerinde hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle sürekli ve kesintisiz şekilde 01.02.2013-14.05.2018 tarihleri arasında 1904 gün çalıştığının, bu çalışmasının 365 gününün Kuruma bildirildiğinin, 1539 günlük çalışmasının ise bildirilmediğinin tespitine, 15.05.2018-13.05.2019 tarihleri arasında geçen 359 günlük çalışmasının 234 günlük kısmının Kurum tarafından tespit edilerek davacının hizmetine işlendiği anlaşıldığından, bu dönem yönünden konusu kalmayan taleple ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 02.02.2009-16.12.2011 tarihleri arasındaki çalışma iddiasının ise hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı şirket vekili; dinlenen tanıklardan sadece davacı tanık anlatımlarına itibar edilerek hüküm kurulduğunu, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarında davacının kendisine anlattığını iddia ettikleri konuları söylediklerini, davalı tanığı olarak dinlenen tanıkların müvekkilinin evine teklifsiz olarak girip çıkan her iki tarafı da tanıyan kişiler olduğunu, davacı tanıklarının hergün evden çıkarken gördükleri davacının nereye gittiğini takip etmediklerine göre bu kişilerin anlatımlarına itibar edilerek tesis edilen hükmün gerekçesinin delile değil varsayıma dayandığını, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, cevap dilekçesi ile delilleri arasında yemin de bildirildiğini, yapılan yargılamada yemin delili hususunda hatırlatma yapılmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının yürüttüğü çalışmanın niteliği gereği bordro tanığının dinlenmesi mümkün olmamakla beraber, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarından bir kısmının dışlanarak hüküm kurulmasının hukuken hatalı olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un Ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışanların sigortalılığına ve çalışmasının bildirimine dair yükümlülükler davalı tarafından yerine getirilmiş olmakla beraber, davacının bildirimlerden daha fazla çalışması olduğuna dair somut ve yeterli delil sunulamadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Denetmeni raporuna göre denetim tarihinden geriye doğru 15.05.2018 - 13.05.2019 tarihleri arasında (ayda 30 gün üzerinden) hizmet kazandırılması gerektiği tespiti üzerine, 15.05.2018 - 13.05.2019 tarihleri arasındaki dönemin Kurumun kabulünde olduğu ve davacının hizmetlerine işlendiği, 16.12.2011 - 26.12.2012 tarihleri arasında davalının eşinin Fethiye’de olması nedeniyle davacının bu tarihler arasında davalıya hizmet vermediği, çalışmanın kesintiye uğradığı, bu nedenle davacının 02.02.2009 - 16.12.2011 arasındaki çalışma iddiasının 31.12.2016 tarihine kadar dava açılmadığından hak düşürücü süreye uğradığı, dinlenen tanıklardan özellikle davalı tanığı ....’ın beyanlarından davalı ve eski eşinin Fethiye’deki görevlerinden sonra İzmir’e döndükleri, ev düzenini oturttuktan 1- 1,5 ay kadar sonra da davacının yine yanlarında çalışmaya başladığı, bu durumda davacının yeniden 01.02.2013 tarihinden sonra davalının evinde çalışmaya başladığını ve bildirimlerin başladığı 14.05.2018 tarihine kadar davalıya ait ev hizmetleri işyerinde ayda 30 gün üzerinden çalıştığını tespit ederek davayı kısmen kabul eden Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, tanıkların beyanları, denetmen raporu ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.