Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5129 E. 2024/10518 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5129
- Karar No
- 2024/10518
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/28 E., 2024/431 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/5 E., 2023/239 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...'nin asıl işveren, diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin alt işveren olduğu işte 21.12.2015 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin bu çalışması esnasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, 28.02.2016 tarihinde alt işverene ait 07 RR 963 plakalı araç ile Denizli ili Tavas ilçesinden Çameli ilçesine asıl işveren ...'ye ait malzemeleri taşırken geçirdiği iş kazası sonrasında sigorta girişinin yapılmadığını tesadüfen öğrendiğini, bu durum müvekkilinin maddi kayba uğramasına ve emeklilik işlemlerinin gecikmesine sebep olduğunu beyanla; müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 21.12.2015 olarak belirlenmesine, müvekkilinin kaza sebebiyle meydana gelen tedavi ve iş göremezlik süreleri dahil olacak şekilde davalılar ... ve ... İnş. Ltd. Şti.'nin yanında aralıksız olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının gerçek dışı ve soyut nitelikte olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket bünyesinde hiçbir zaman çalışmadığını, davacının geçirmiş olduğu trafik kazasını iş kazası olarak göstererek tazminat alabilmek için bu haksız davayı açtığını, müvekkili şirketin Denizli İli Acıpayam İlçesi köylerinde su deposu inşaat işini Denizli Belediyesinden ihale yolu ile aldığını, davalı müvekkili şirketin Pınarbaşı Köyü içme suyu deposu inşaatını üstlendiğini, su deposunun vana ve mekanik tesisatını yapması için tek bir iş için ... isimli kişi ile anlaştığını, ... Altaş'ın su deposunun vana montajını yaptıktan sonra akşam üzeri işi bitirip evine dönerken trafik kazası geçirdiğini ve yanında bulunan arkadaşı davacı ile birlikte yaralandığını, davacı tarafın fiili olarak çalıştığını iddia etse dahi müvekkili şirket yetkilileri ve çalışan işçileri tarafından tanınmadığını, davacı tarafın iddiasını bordrolu tanıklar yahut yan işyerlerinin bordrolu tanıkları ile ispat edebileceği gibi yazılı delil ile de ispat edebileceğini, ancak davacı tarafın bordrolu tanık bildiremediği gibi iddiasını ispat etmek için somut delil de sunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın idare yönünden husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ne idare işçisi olduğunu ne de ... İnşaat Ltd. Şti.'nin işçisi olduğunu, davacının dava dışı ...'ın işçisi olduğunu, idareden anahtar teslim iş kapsamında ihale alan davalı ... İnş. ve Müh. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yükleniminde bulunan işte yüklenicinin, işin belirli kısımlarını götürü iş/parça başı olarak ...'a verdiğini ve davacının da ...'ın yanında günü birlik çalıştığının öğrenildiğini, gerçekten de idare ile diğer davalı ... Ltd. Şti. arasında “anahtar teslimi” iş kapsamında 02.04.2015 tarihinde Acıpayam ve Çameli İlçeleri İçme Suyu Depoları Yapımı Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu yapım işinin “anahtar teslimi” şeklinde olduğunu, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre anahtar teslimi işlerde alt işveren-üst işveren ilişkisi olmayacağını ve bu nedenle müteselsil sorumluluğun mümkün olmadığını, sırf bu nedenle dahi davanın husumet sebebiyle reddi gerektiğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere, yüklenici diğer davalı ... Ltd. Şti. ile götürü usulü/parça başı olarak işin bir bölümünü alan dava dışı üçüncü kişi konumundaki ... arasında imzalanmış herhangi bir sözleşmenin idareye ibraz edilmediğini, davacı işçinin SGK kayıtlarının yine idareye bildirilmediğini, bu yönüyle davacının hangi iş için ne şekilde, kimin tarafından çalıştırıldığının davalı idarenin bilgisi dışında olduğunu, davacının ...'ın işçisi veya yardım edeni olduğunu, dava dilekçesinde davacı iş kazası geçirdiğini beyan etmiş ise de bu iddianın doğru olmadığını, gerçek dışı olduğunu, davacının geçirdiği kazanın trafik kazası kapsamında olup iş kazası kapsamında değerlendirilmesinin hukuken de mümkün olmadığını, davacının 28.03.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasında ise aracın ne davalı idareye ne de diğer davalı ... Ltd. Şti.'ye ait bir araç olduğunu, davaya konu talebin dayanağı olan kazanın adi trafik kazası olduğunu, olayın iş kazasıyla en ufak bir alakasının da bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Feri müdahil Kurum vekili, cevap dilekçesinde; davada Kurum'un davalı olarak gösterildiğini, ancak Kurum'un fer'i müdahil sıfatıyla davaya devamına karar verilmesini talep ettiklerini, diğer yandan, davanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, Kurum kayıtlarından da sabit olduğu ve davacının da beyanlarında geçtiği üzere, davacının işe giriş bildirgesinin Kuruma 21.12.2015 tarihinde verilmediğini, hizmet tespiti davalarında kurum kayıtları esas olup aksinin ancak benzer yazılı deliller ile ispatlanabileceğini, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde yöntemince araştırılarak elde edilecek bilgi ve belgelerin kamu tanık anlatımlarında belirtilen olgularla örtüşüp örtüşmediği de irdelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini, sadece taraflı, davacıyı koruyan tanık beyanlarına dayalı olarak hizmet tespiti davasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine, davalı ... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden, davacının 19.01.2016 - 28.02.2016 tarihleri arasında davalı ... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi gereğince zorunlu sigortalılık kapsamında aralıksız olarak fiilen çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin süreler yönünden davacının tespit talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımı/hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı adına verilmiş ise giriş bildirgesi bulunmadığını, davalı nezdinde çalışma kaydına rastlanmadığını, bu durumun hizmet döküm cetvelinde açıkça anlaşıldığını, gerçek ve fiili çalışma olgusunun somut, inandırıcı bilgilere dayalı olarak ispatlanamadığını, çalışmanın kesintisiz olup olmadığının araştırılmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle Denizli 4. İş Mahkemesi 2020/5 Esas 2023/239 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 21.12.2015 - 28.02.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2-Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3-Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Değerlendirme 1-İnceleme konusu eldeki davada, davacı taraf 21.12.2015 - 28.02.2016 tarihleri arasında davalılar yanında çalıştığının tespitini istemiş; Mahkemece, dinlenilen bordro tanık beyanları, akaryakıt veresiye formları ile tüm dosya içeriği dikkate alınarak davacının dava konusu dönemde dava dışı işyerinden hizmetlerinin bildirildiği 18.01.2016 tarihine kadar olan süreler dışında kalan, 19.01.2016 - 28.02.2016 tarihleri arasındaki süreler yönünden davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. 2-Somut olayda; davalı şirkete ait işyeriniden davacı adına herhangi bir bildirim yapılmadığı, davacının davalı işyerinde 28.02.2016 tarihinde geçirdiği iddia olunan iş kazası hakkında Kurum tarafından denetim yapıldığı, yapılan denetim üzerine düzenlenen 31.01.2020 tarihli Durum Tespit Raporu ile davacının davalı şirkete ait 1134095 sicil numaralı işyerinde kaza geçirdiği gün itibariyle sigortalı sayılması gerektiği değerlendirilerek 28.02.2016 tarihinde 1 günlük sigortalı çalışmasının tespit olunduğu, İlk Derece Mahkemesince de davacının kaza tarihine kadar çalışmasının bulunduğunun değerlendirildiği, bu karşılık davacının davalı şirket nezdinde sigortalı olarak çalışma başlangıcının tespiti yönünden dinlenilen tanık beyanlarının yeterli olmadığı, davacının adının bulunduğu akaryakıt veresiye formlarının ise 14.02.2016 tarihinden itibaren düzenlenmiş oldukları gözetildiğinde davacının davalı şirket nezdinde 19.01.2016 tarihinden itibaren çalışmasının başladığı yönündeki Mahkeme kabulü hatalı olmuştur. 3-Bu doğrultuda Mahkemece varsa dinlenmeyen bordro ve kamu tanıklarının beyanlarına da başvurulmalı, tüm dosya kapsamı da gözetilerek davacının 19.01.2016 tarihi itibariyle çalışmasının bulunup bulunmadığı hususu netleştirilmeli, buna göre davacının davalı şirket nezdinde işe başlama tarihinin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.