Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1485 E. 2024/2216 K. – Maddi Tazminat

Konu: Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1485
Karar No
2024/2216
Karar Tarihi
Konu
Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1978 E., 2021/2089 K. DAVA TARİHİ : 27.09.2018 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red / Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/785 E., 2020/872 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekil ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından ve davalı vekili tarafından ise duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin duruşma isteminin miktar yönünden reddine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.06.2018 tarihinde dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki, davalıya sigortalı araç ile seyir halinde iken tıra yol vermek için geri geri manevra yaptığı esnada davacı yayaya çarpması neticesinde tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünü yeterli dikkat ve özeni göstermediğinden tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, kaza nedeniyle davacının ağır yaralandığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle tahsilini talep etmiş; talebini 13.08.2020 tarihli dilekçesi ile 100.859,50 TL 'ye yükselmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapılması nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, kusurlu bulunan sürücünün kullandığı aracın davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 100.859,50 TL tazminatın sigorta temerrüt tarihi olan 21.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde ; hükme esas alınan hesap raporunda uygulanan tekniğin hatalı olduğunu, hesaplamada kullanılan TRH 2010 ve 1,8 teknik faizin uygulanmasını kabul etmediklerini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; aynı kaza ve hastaya ilişkin iki farklı maluliyet oranı tespit edildiğini, söz konusu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya içerisinde mübrez birden fazla bilirkişi raporu arasında çelişki olması durumunda işbu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, mahkemece bu konudaki itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, ayrıca davacının kaza esnasında yaralanmasını önleyecek koruyucu tedbirleri almadığını hükmedilecek olan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik uyarınca usulüne uygun düzenlendiği, davacı yayaya zararın artmasına neden olacak herhangi bir müterafik kusur yüklenemeyeceği, davacı vekili tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna yargılama aşamasında süresi içinde itiraz edilmemesi nedeni ile kesinleştiği dikkate alınarak davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili ile davalı vekili istinaf dilekçelerinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89 ve 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına, maluliyete ilişkin raporda hata olmamasına ve davacının ayrıca müterafik kusurundan bahsedilemeyeceğine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1485, K. 2024/2216, T. 28.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1485-e-2024-2216-k-e22207e91222