Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5034 E. 2024/6840 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5034
- Karar No
- 2024/6840
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1558 E., 2023/2363 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/112 E., 2017/667 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 01.11.2011 ile 01.01.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı işveren cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2015 tarihinde işe başladığını, gerekli bilgi ve belgeleri ibraz etmediğinden bildirim yapılamadığını, tahmin edildiği kadarıyla kendi ihbarı üzerine 06.01.2015 tarihinde denetim yapıldığını, davacının 19.02.2015 tarihine kadar çalıştığını daha sonra işe gelmediğini, mahkemenin 2015/111 Esas sayılı dosyası ile tazminat ve alacak davası açtığını, davacının boşta geçen günlere ilişkin haksız prim günü kazanmak ve diğer dava ile de haksız tazminat ve alacak almak için planlı hareket ettiğini davacının toplam çalışma süresinin 1 ay 20 gün olduğunu, bu sürenin öncesinde hiçbir çalışmasının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin ya da çalıştıklarının kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2015/112-2017/667 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli, 2021/ 1558 Esas, 2023/2363 Karar sayılı kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; "...Eldeki davada, davacının imzasının bulunduğu ... Durum Tespit Tutanağını, baskı ile imzaladığı savunması karşısında; davacının iş bu iddiasının üzerinde durulmaksızın; bu konu ile ilgili gerekli araştırma yapılıp değerlendirilmeksizin hüküm tesisi yoluna gidilmesi isabetsiztir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine dair karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesi, 86 ncı maddesi, 4857 sayılı Kanun'un 92 nci maddesidir. 3. Değerlendirme Eldeki davada, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabileceği, bunlar tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olacağı; öte yandan aynı şekilde 4857 sayılı Kanun'un 92 nci maddesinde, denetim ve kontrolle görevli memurların görevleri sırasında tespit edecekleri kurum alacaklarını, kamu alacağına ilişkin olay ve işlemlerini yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve söz konusu tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olacağı hükmü mevcut olup ancak yazılı deliller olmaksızın işçi işveren ve üçüncü kişilerin huzuru ile tanzim edilen tutanakların aksinin ispatlanıncaya kadar geçerli olabilmesi için tutanakta isim ve imzası bulunanların imza ve beyanlarına itiraz ve inkar etmemeleri gerekir; aksi halde tutanağın bağlayıcılığından söz edilemez Bu kapsamda, somut olayda, davacı 01.01.2015 tarihli girişine ilişkin beyan ve imzasının işveren baskısı ile alındığını beyan ederek imzayı inkar ettiğine göre tutanağın bağlayıcılığından söz edilemez. Dosya içeriğinden beyanlarına başvurulan bordro tanıklarının maddi olgulara dayalı olarak davacının aşçı olarak çalıştığını ittifakla ifade etmeleri karşısında inkar edilen tutanağın bu suretle aksinin ispatlandığı anlaşılmakla, davanın kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.