Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4925 E. 2025/9934 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4925
- Karar No
- 2025/9934
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/535 E., 2024/58 K.
Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 17.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Av. ... ... ile davalı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. adına Av. ... ... ... geldiler. Davalı ... adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; davalı ... şirketine karşı asıl davayı açarak 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, birleşen davada ... Sigorta şirketine karşı “işveren sorumluluk sigorta poliçesinden dolayı” birleşen davayı açarak yine 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın asıl ve birleşen davanın davalılarından tahsilini istemiş, sonrasında her iki davalı aleyhine maddi tazminat istemini 224.209,59 TL’ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalılar özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşladır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.09.2015 tarihli kararı ile davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 70.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Anılan Mahkeme kararına karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarihli kararı ile tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesindeki prosedüre uygun olarak sürekli iş göremezlik oranının kesinleştirilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 31.12.2019 tarihli kararla davacı lehine 170.025,51 TL maddi 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 31.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece somut olayda davalı ... şirketince ileri sürülen ödeme iddialarının borcu söndüren nitelikte olduğu ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gözetilerek, bu yöndeki iddiaların değerlendirilmesiyle birlikte sonuca gidilmesi gerektiği, davalı ... tarafından Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/531 Esas sayılı dava dosyası ile 48.568,42 TL ve bunun öncesinde 135.146,52 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı yönündeki iddialarının değerlendirilmesi, bu ödemelerin yapıldığı ve ifaya yönelik olduğunun anlaşılması halinde, ödemelerin yapıldığı tarihlerdeki veriler esas alınarak davacının gerçek zararının saptanması, ödemelerin bu gerçek zararı ne oranda karşıladığının tespit edilmesi, son olarak hükme esas hesap raporunda belirlenen 170.025,51 TL maddi zarar tutarından karşılama oranında indirim yapılması ve çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 06.02.2024 tarihli kararla davacının maddi tazminat isteminin reddine, davacı lehine 60.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davaya konu iş kazasının 15.03.2011 tarihinde meydana gelmesine rağmen hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde manevi tazminatın “15.03.2021 kaza tarihinden” itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesinin maddi hata teşkil ettiğini ve bu hatanın düzeltilmesi gerektiğini, somut olayda asıl ve birleşen davaların bağımsızlığı gözetilerek her bir dava için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın oldukça düşük kaldığını, bozma dışında kalan manevi tazminat yönünden davalılar lehine ilk kararda 4.750,00 TL vekalet ücreti takdir edilmişken bozma sonrası aynı konuda 17.900,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesinin davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal ettiğini, yargılama sırasında da belirttikleri üzere davalılarca yapıldığı iddia edilen ödemenin eldeki maddi tazminat alacağına ilişkin olmadığını, farklı alacaklara yönelik bu ödemenin mahsubunun mümkün olmadığını ve maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili 06.02.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz istemlerinden feragat ettiklerini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalı ... Şirketinin temyiz istemi yönünden; Vekaletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan davalı ... vekili Av. ... 06.02.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiklerini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir. Bu durumda davalı ... şirketinin temyiz isteminin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekir. 2.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir. Dosya kapsamından, Mahkeme gerekçeli karar başlığında davalı ... Şirketinin ticaret ünvanının eksik yazıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HMK’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE, Davacı tarafın temyiz istemi yönünden gerekçeli karar başlığında yer alan "Davalı: 1- ... İnşaat San. Tic. A.Ş. " ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "Davalı: 1- .... İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. " ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma Avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.