Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1605 E. 2025/11899 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1605
Karar No
2025/11899
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3663 E., 2024/96 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/27 E., 2023/438 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait iş yerinde hizmet akdiyle ve aşçı olarak çalışan müvekkilinin 21.01.2015 tarihinde geçirdiği iş kazasından dolayı meslekte kazanma gücü kaybına uğradığını, iş kazası tarihinde aldığı maaşın aylık 1.600,00 TL (2015/509 dava dilekçesindeki beyanı) olduğunu, iş kazasının işverenin iş yerinde gerekli iş güvenliği önlemlerini almamasından kaynaklanan kusuruyla meydana geldiğini ve iş kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle taleplerini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tefrik edilen işçilik alacakları dosyasına verdikleri cevap dilekçesini tekrarladıklarını, davacının iş kazası tarihinde müvekkili işçisi olarak çalıştığını, açılan davanın haksız olduğunu, müvekkili işverenlikçe işyerinde gerekli iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığını, iş kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun olmadığını, kazanın davacının ağır kusuru sonucu meydana geldiğini, tüm kusurun davacıya ait olduğunu, davacının tüm tedavi giderlerinin işveren tarafından karşılandığını, buna ilişkin ... Hastanesine ödenen 23.01.2015 tarihli 1.500,00 TL faturayı tefrik edilen dosyaya sunduklarını, dava tarihinden öncesi için faiz istenemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''...1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 647.308,18 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..'' karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu iş kazasının, tamamen kendi kusuru ile gerçekleştiğini, davacının kusur oranının olaya uygun olarak ve hakkaniyetle tespit edilmesi gerektiğini, davacı için sürekli iş göremezlik derecesinin 10.2 olarak belirlenmiş olmasının maddi vakıaya uygun olmadığını, halen çalışabilen ve her tür fiziki aktivitesini yerine getirebilen bir kişi için kalıcı maluliyet tespitinin hukuka uygun olmadığını, hesaplanan maddi tazminat miktarının fahiş olduğunu, asgari ücreti aşan bir ücret esas alınarak hazırlanan hesap raporunun hakkaniyete de uygun düşmediğini, emsal ücret araştırması yapılmadığını, şartları oluşmadığından manevi tazminat isteminin de reddi gerektiğini, maddi ve manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faize konu edilmesi gerektiğini bu nedenle hükmün kaldırılmasını, ayrıca sunduğu dilekçe ile davacının sürekli iş göremezlik oranına ilişkin Bakırköy 18. İş Mahkemesinin 2025/1 E. sayılı dosyasında tespit davası açtıklarını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Somut olayda; davacının davalı Şirkete ait iş yerinde sigortalı olarak çalışırken 21.01.2015 tarihinde iş kazası geçirdiği, bu olayın bir iş kazası olduğunun Kurumca tespit edildiği, davacının sürekli iş göremezlik oranını %10,2 olarak belirleyen Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi ve S.S. Yüksek Sağlık Kurulundan alınan raporların bulunduğu ancak davalı vekili tarafından 22.10.2019 tarihli ve 26.01.2021 tarihli celselerde davacının iş göremezlik oranına itirazda bulunduğu işbu itirazları karşılanmadığından yine davalı vekili tarafından Bakırköy 18. İş Mahkemesi 2025/1 E. sayılı dosyada sürekli iş göremezlik oranının tespiti davası açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; davalı vekili tarafından Bakırköy 18. İş Mahkemesi 2025/1 E. sayılı dosyada davacının sürekli iş göremezlik oranının tespiti dava sonucunun bekletici mesele yapılarak, davacı vekilinin işbu kararı temyiz etmediği de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bozma sebebine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 4.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1605, K. 2025/11899, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-1605-e-2025-11899-k-a4d52b8ac489