Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/45 E. 2024/1651 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/45
Karar No
2024/1651
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/865 E., 2023/1957 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/330 E., 2022/61 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yaşadığı ekonomik sıkıntı nedeniyle davalılardan ...'e müracaat ederek yaşına uygun bir işte çalışma talebinde bulunduğunu ve davalı tarafından el ilanı ve broşür dağıtmak üzere şirketinde işe alındığını, sigorta kaydının da yapıldığını, ancak davacının yaşlı olması nedeniyle bu işi uzun süre devam ettiremediğini, 04.03.2015 tarihinde başladığı işe 08.03.2015 tarihinde son vermek zorunda kaldığını, davacının 3201 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde düzenlenen borçlanma işlemini yaptıktan sonra 01.08.2018 tarihinden itibaren emeklilik aylığını almaya başladığını ancak davalılardan ...'in iş yerinde fiili çalışmaya dayanmadan yaptırılan bildirimlerin gerçek olmadığı hususu gerekçe gösterilerek hem hizmet süresinin iptal edildiğini hem de ödenmiş olan emekli aylıkları ile bayram ikramiyesinin yersiz ödeme adı altında iadesi talebinde bulunulduğunu, davacının davalılardan ...'in işyerinde çalıştığını, ücretini aldığını ve sigorta primlerinin de ödendiğini, dava konusu hizmetinin iptal edilmesi işleminin iptalini, çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı ...'ın 04.03.2015-08.03.2015 tarihleri arasında davalı ...'e ait işyerinde çalıştığının tespitiyle aksi yönde kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilen 04.03.2015-08.03.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerin geçerli olduğuna, aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi hükümleridir. 2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 6100 sayılı HMK madde119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, madde 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK'nın madde 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce Hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 3. Değerlendirme Dosyanın incelenmesinde, 14.01.2019 tarihli denetmen raporu uyarınca "iş takipçiliği faaliyeti" mahiyetli 1220215 sicil nolu davalı ... adına kayıtlı işyerinde 16.01.2018 tarihinde yerel denetim sonucunda davacının da dahil olduğu bir kısım kişilerin bildirimlerinin iptal edildiği, davacı, Kurum tarafından iptal edilen 04.03.2015-08.03.2015 döneminde davalıya ait işyerinde el ilanı ve reklam broşürü dağıtıcısı olarak 5 gün süreyle çalıştığının tespitini talep ettiği, aynı denetim raporunda bildirimleri iptal edilmeyen kişilerden ... ve...'ın davacının emeklilik ile ilgili düzenlenen broşür ve el ilanlarının dağıtım işini yaptığını beyan ettikleri, davacının bu dönem çalışmalarının gerçek bir çalışma olduğu, bordro tanıkları... ile ...'ın beyanları ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, varılan sonuca eksik araştırma ve inceleme ile ulaşılmıştır. Somut olayda, davacı 10.01.1944 doğumlu olup, iptal edilen çalışmaların geçtiği iddia edilen tarihte, 71 yaşında olduğu, yaşı itibariyle broşür dağıtmak için elverişli bir kişi olup olmadığı tartışılmadan, yurda giriş çıkış kayıtları sorulmadan, işyerinin kapasitesi tespit edilmeden çalışmanın fiili olduğunun kabulü isabetsizdir. Mahkemece, talep konusu dönemi kapsar şekilde davacıya ait ikamet kayıtları ve yurda giriş-çıkış kayıtları celp edilmeli, ... adına kayıtlı işyerinde el ilanı, broşür dağıtımı gibi çalışmaların gerçek olup olmadığı, hangi işler için nerede broşür bastırıldığı araştırılmalı, davacının aldığı ücret, kimlere broşür verildiği belirlenmeli, davalı işyerinde kaç kişinin broşür dağıtıcısı olarak çalıştığı, bu kadar dağıtıcıya ihtiyaç olup olmadığı, bu şekilde çalışmanın hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı ve hizmet akdinin unsurları tartışılmalı, davacı ile aynı dönemde çalışması bulunan bordro tanıkları, yeterli bordro tanığına ulaşılamaması halinde komşu işyeri tanıkları tespit edilip, bu kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacıya davasını somutlaştırması yükümlülüğü çerçevesinde broşür dağıtma işini nerede, ne şekilde yaptığı sorulmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/45, K. 2024/1651, T. 21.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-45-e-2024-1651-k-b03928f4a1bf