Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4378 E. 2024/4895 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4378
Karar No
2024/4895
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/152 E., 2023/458 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; malullük oranının tespitini, kesilen aylığının yeniden bağlanmasını ve ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının çalışma gücünün %60’ını kaybetmediğinden malul sayılamayacağını, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli 2020/178 Esas 2021/300 Karar sayılı kararıyla; Yüksek Sağlık Kurulu kararı ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan raporda, davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediğine karar verildiği belirtildiğinden, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli 2021/2161 E.-2021/1571 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece; gerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve gerekse de Adli Tıp Kurumu raporları nazarında yazılı şekilde karar verilmiş ise de 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı, yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, Mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan ve raporlar arasında çelişki bulunması halinde, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı uyarınca Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kuruluna müzekkere yazılarak 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” hükümleri kapsamında yeniden rapor aldırıldığı, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 28.04.2023 tarihli ve 8600 sayılı kararında "... 28.09.2021 tarih ve 31612 tarih sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı" yönünde mütalaa verildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 01.10.2008 - 27.02.2019 tarihli kararlarında davacının çalışma gücününün en az %60'ını kaybetmediğine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden aldırılan 17.03.2021 tarihli ve 28.04.2023 tarihli raporlarda da davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediğine ilişkin rapor düzenlendiği, Yüksek Sağlık Kurulu raporları ile Adli Tıp Kurumu raporları arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacının maluliyetinin devam ettiğini, Adli Tıp Kurumu mütalaasının yetersiz ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacının fiziken muayene edilmeden rapor düzenlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, malullük aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanarak ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 25 ve 26 ncı maddeleri ile 95 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4378, K. 2024/4895, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4378-e-2024-4895-k-70f4292b6acc