Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4205 E. 2024/12384 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4205
Karar No
2024/12384
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3679 E., 2024/146 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/139 E., 2023/380 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin 18.08.2009 tarihi sonrası iptal edilen 2925 sayılı Kanun hizmetinin geçerli kabul edilmesi ile 01.01.2007 tarihinden itibaren 2925 sayılı Kanun'dan yaşlılık aylığı bağlanarak faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının 2925 sayılı Kanun'a tabi çalışmaları ile 2926 sayılı Kanun'a tabi çalışmaları çakıştığından davacının talebi üzerine 2925 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının 01.10.2008 tarihi itibariyle iptal edildiğini, davacı taraf primlerini düzenli ödemişse de 2925 sayılı Kanun kapsamındaki primlerinin talebi üzerine kendisine iade edildiğini, iade edilen miktarın 17.315,80 TL olduğunu, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.12.1963 doğumlu davacının sigortalılık başlangıç tarihi 01.09.1995’dir. Buna göre davacı, 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-l maddesine göre 25 yıl sigortalılık, 55 yaş ve 5750 prim gün sayısı koşullarını taşıması halinde yaşlılık aylığına hak kazanacaktır. Davacının 25 yıl sigortalılık süresini doldurduğu tarih 01.09.2020’dir. Bu tarih itibarıyla davacının 1440 gün 4/1-a ve 5029 gün 4/1-b olmak üzere toplam 6469 prim gün sayısı bulunmaktadır. Bu durumda davacının bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşı olan 01.10.2020 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi uyarınca 01.01.2021 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne a)Davacının, 01.03.2011-31.12.2011 tarihleri arasında her ay 30’ar gün olmak üzere toplam 300 gün, 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasında her ay 30’ar gün olmak üzere toplam 360 gün, 01.01.2013-31.12.2013 tarihleri arasında 2013/11 ayı 18 gün, 2013/12 ayı 14 gün diğer aylarda 30’ar gün olmak üzere toplam 332 gün, 01.01.2014-31.12.2014 tarihleri arasında her ay 14’er gün olmak üzere toplam 168 gün, 01.01.2015-31.12.2015 tarihleri arasında her ay 14’er gün olmak üzere toplam 168 gün, 01.01.2016-30.09.2016 tarihleri arasında 2016/9 ayı 8 gün, diğer aylarda 13’er gün olmak üzere toplam 112 gün süre ile 5510 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, b)Davacının 01.10.2020 tarihi itibarıyla 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-l maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince 01.01.2021 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1. İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, dosya muhteviyatı, yasal mevzuat ile hatalı ve emsal içtihatlara uygun olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, müvekkilinin düzenli olarak her ay ödediği primlerin sosyal güvenlik ilkelerine aykırı olarak iptali ve daha sonra iadesi ve tekrar geri alınmasına yönelik işlemler bütününde müvekkilinin herhangi bir katkısı ve dahli bulunmadığını, davalı Kurumun kendi hatası ve ihmali sonucu yıllarca tahsil ettiği primlerin iadesi sürecinde gecikme zammı tahakkuk ettirilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gibi, karara esas bilirkişi raporunda primlerin düzenli ödenmesine rağmen düzenli ödenmediği belirtilmiş olup bu değerlendirmenin dosya prim ödeme listesine aykırı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.İstinaf yoluna başvuran davalı vekili, davacının 2925 sayılı Kanun'a tabi çalışmaları ile 2926 sayılı Kanun'a tabi çalışmaları çakıştığından davacının talebi üzerine 2925 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının iptal edildiğini, 2925 sayılı Kanun kapsamındaki primlerinin talebi üzerine kendisine iade edildiğini, davacının iade edilen bedeli yargılama aşamasında tekrar yatırmasının davacıya ayrıca hizmet süresi kazandırmadığını, davacının tahsise yönelik herhangi bir başvurusu bulunmadığını, Mahkemece dava dilekçesi tahsis dilekçesi olarak kabul edilerek davacının yaşlılık aylığının 01.01.2021 tarihi itibari ile başlayacağına karar verildiğini, davacının 6111 sayılı Kanun kapsamında 5510 sayılı Kanun'un EK-5 maddesi gereğince sigortalı olma imkanı bulunmadığını, 30.12.2016 tarihli dava için 01.10.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin kararın daha sonraki tarihte açılabilecek farklı bir davanın konusu olabileceğinden reddi gerektiğini, Kurum işleminde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığını, dava tarihinde mevcut olmayan bir hakkın daha sonradan ıslah ile talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının talebi 01.01.2017 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin olduğundan davanın tümüyle reddi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilecek ise de; davacının prim borcunu ödediği tarihin hak etme tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ve davalının tüm istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını yinelemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davacının zorunlu sigortalılığının bulunmaması nedeniyle 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının kabulü ile yaşlılık aylığı şartlarını taşıması nedeniyle yaşlılık aylığı tahsisi gerektiğinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4205, K. 2024/12384, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4205-e-2024-12384-k-6cc717de4dd6