Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/417 E. 2024/8561 K.

Konu: Prime Esas Kazancın Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/417
Karar No
2024/8561
Karar Tarihi
Konu
Prime Esas Kazancın Tespiti

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/230 E., 2023/375 K. KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait iş yerinde 12.10.2006-26.02.2014 tarihleri arasında loder operatörü olarak çalıştığını, en son aylık net 2.000,00 TL ücret aldığını ancak primlerinin Kuruma asgari ücret üzerinden ödendiğini belirtmek sureti ile prime esas kazancının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının bildirdiği ücret tutarlarının net ücreti değil giydirilmiş ücreti olduğunu, keyfiyetin ücret bordrolarında açık ve net olarak gösterildiğini, işçilik alacaklarına ilişkin olarak açtığı davanın temyiz aşamasında bulunduğunu, ortada henüz kesinleşmiş bir karar olmadığını, kararın kesinleşmesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumunca resen işlem yapılacağından bu aşamada dava açılmasında hukuki yararda olmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire bozma ilamında; eldeki davada, dava dilekçesi ve ön inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde davacının talebinin hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespitine ilişkin olduğu ancak Mahkemece yalnızca prime esas kazanca ilişkin talebinin değerlendirildiği, hizmet tespitine ilişkin değerlendirme yapılmadığı, mahkemece yapılacak iş hizmet tespitine ilişkin olarakta araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerektiği, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni olduğu belirtilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesi kararı ile prime esas kazancın tespiti talebine yönelik davanın ispatlanamadığından reddine karar verildiği, prime esas kazancın tespiti talebi yönünden bozma sebebi bulunmadığı, bozma kararının kapsamı dışında kalan kısımların kesinleştiği, kesinleşen kısımlar yönünden yeniden inceleme yapılmadığı, talebin yalnızca prime esas kazancın tespitine yönelik olmadığı hizmet tespiti talebinin de bulunduğu ve hizmet tespiti talebi yönünden de inceleme yapılması gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu, ancak dava dilekçesi incelendiğinde talebin prime esas kazancın tespitine yönelik olduğu, hizmet tespiti talebinde bulunulmadığı, kaldı ki davacıya ait hizmet dökümü incelendiğinde, belirtilen tarihler itibariyle hizmet bildiriminin yapıldığı, 08.11.2023 tarihli duruşmada davacı tarafa talebinin yeniden açıklattırıldığı, hizmet tespitine yönelik talebinin bulunmadığını beyan ettiği gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili: direnme kararının usule aykırı olduğu, sosyal devlet olmanın gereği olarak ücret hesaplanmasının her türlü delille olması gerektiğini, TUİK verileri dikkate alınmadığını, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. D. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 2. Değerlendirme 12.10.2006-26.2.2014 tarihleri arası bildirimlerinin tam süreli olduğu, dava dilekçesi ile son celse zaptından davacının hizmet tespiti talebinin bulunmadığı, davalı Kuruma yapılan prime esas kazanç bildirimlerinin asgari ücretin üzerinde olduğu, ücret bordrolarının imzalı ve bildirimler ile uyumlu olduğu, alacak dosyasında ücretin son günlük brüt ücreti üzerinden hesaplandığı, davacı 12.10.2006 tarihinde net 1.000,00 TL ücret ile çalışmaya başladığını, 01.05.2008 tarihinde maaşının net 1.300,00 TL olduğunu, 01.05.2009 tarihinde maaşının net 1.500,00 TL olduğunu, 01.05.2010 tarihinde maaşının net 1.750,00 TL olduğunu ve 01.05.2013 tarihinde maaşının 2.000,00 TL ile çalıştığını beyan ettiği, hizmet dökümünün incelemesinden bildirimlerinin asgari ücretten daha yüksek olduğu, dosya kapsamında yazılı delil başlangıcı ve yazılı belge bulunmadığı dikkate alındığında mahkeme direnme kararındaki gerekçeler ve bilirkişi raporunda yapılan saptamalar gözetildiğinde direnme kararının yerinde olduğu, Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/417, K. 2024/8561, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-417-e-2024-8561-k-9dbd2e26c9d0