Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4153 E. 2024/5009 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4153
Karar No
2024/5009
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/817 E., 2023/1453 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/302 E., 2023/94 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 15311124772 sosyal güvenlik sicil numarasıyla 2019 Kasım ayında emekli olup davalı Kurumdan yaşlılık aylığı almaya başladığını, ... Jeneratör Elektrik Elektronik İthalat İhracat Sanayi Şirketinde 30.04.2021-31.10.2021 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, işveren tarafından müvekkilinin işe girişi emekli çalışan olarak değil de sehven normal çalışan olarak yapıldığını, bu durum daha sonrasında işveren tarafından düzeltilmemiş olup, müvekkilinin yaşlılık aylığının davalı Kurum tarafından kesildiğini, işverenin hatalı işe girişi sonucu müvekkilinin, hiçbir kusuru olmamasına rağmen yaşlılık aylığının kesilmesinden ötürü zarara uğradığını, emeklilerin emekli aylığı alırken diğer taraftan da çalışmaya devam etmeleri, yasalarla sağlanan emeklilik haklarını kullanmalarına engel teşkil etmemesi gerektiğini, müvekkilinin maaşının kesilmesinden sonra maaşının tekrardan bağlanması için Kuruma başvurmasına rağmen Kurum tarafından işten çıkışının yapılmasından sonra maaşının bağlanabileceğini söyleyerek bu başvuruyu reddedildiğini, konuyla ilgili olarak SGK Başkanlığı Gaziantep İl Müdürlüğüne yazılı olarak başvuru yapılmış olup Kurum tarafından başvuruya cevap verilmediğini, Kurumun otuz günlük cevap verme süresi geçtiğinden dolayı başvurunun zımnen reddedildiğini, anılan gerekçelerle işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle davanın kabulüne, haksız ve hukuka aykırı olarak kesilip ödenmeyen aylıklarının yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve kanun'a uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının uzun vade sigorta kolundan yapılan bildirimleri, buna ilişkin işveren tarafından yapılan düzeltme dilekçesinin tarihi, Kurum işlemleri dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesind; dava dışı işveren, müvekkilin çalıştığı dönem aralığında olan 08.10.2021 tarihinde davalı Kuruma müvekkil hakkında SGDP hükümlerinin uygulanması için yazılı olarak başvurduğunu, dolayısıyla Mahkeme kararında belirtilen makul süre içinde Kuruma başvuru yapılmadığı gerekçesi hatalı bir değerlendirme olduğunu, yine Mahkeme kararında ve davalı Kurumun Mahkemeye vermiş olduğu cevap dilekçesinde Kuruma süresinde başvuru yapılmadığı gerekçe gösterilerek Kurum işleminin hukuka uygun olduğundan bahsedildiğini, konuyla ilgili 506 sayılı Kanun'un 63 ünçü maddesinin son fıkrası "Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı bir işte çalışmaları dolayısıyla bu maddenin (A) fıkrasına göre yaşlılık aylığı kesilenler, çalıştıkları süre içinde (B) fıkrasında yazılı hükümlerin uygulanmasını; (B) fıkrasına göre yaşlılık aylığı kesilmeden çalışanlar ise çalıştıkları süre içinde haklarında (A) fıkrasında yazılı hükümlerin uygulanmasını isteyebilirler." hükmünü amir olduğu Kanunda başvuru ile ilgili olarak çalışılan dönem esas alınmış ve bunun için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmediğini, ... Başkanlığının 2018/38 sayılı Genelgesinin ilgili hükmü genelgeye esas Kanunun düzenlemediği bir konuda idarenin ilgili konuda hak düşürücü süre koymasının yasalara ve hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu 2018/38 sayılı genelgenin ilgili hükmü ''Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaya devam eden sigortalının, tüm sigorta kolları tercihi seçilerek sigortalı işe giriş bildirgesi verilmesi halinde ödenmekte olan yaşlılık aylığı, işe giriş bildirgesinde belirtilen işe giriş tarihi esas alınarak kesileceğini, tüm sigorta kollarına tabi çalışması nedeniyle aylıkları kesilenlerin, aylık kesilmesine esas olan tüm sigorta kollarına tabi çalışmalarının sosyal güvenlik destek primine dönüştürülmesine ilişkin taleplerine göre işlem yapılmasında, çalışma dönemi esas alınarak sigortalı aylığının gönderilmediği ayı takip eden ayın sonuna kadar yapılan müracaat esas alınacak, bu tarihten sonraki dönüştürülme talepleri dikkate alınmayacaktır.'' şeklinde olup mevzubahis genelge kanunda düzenlenmemiş konuda hakkın kullanılmasını engelleyici hüküm öngördüğünü, dolayısıyla ilgili genelge Anayasa'ya, kanuna, normlar hiyerarşisine ve hukukun genel ilkelerine aykırı olup, Mahkeme kararına dayanak teşkil edemeyeceğini, somut olayda, davacıya yaşlılık aylığı Mahkeme kararı üzerine 01.03.2003 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanması gerekirken 01.04.2003 tarihinden geçerli olmak üzere geriye dönük olarak bağlandığını, çalışmaya başladığı tarih itibariyle de kesildiğini, davacı yaşlılık aylığı kesildikten sonra 08.03.2005 tarihinde tekrar tahsis talebinde bulunması nedeni ile 01.04.2005 tarihinden itibaren tekrar yaşlılık aylığı bağlandığını, davacı Kuruma verdiği 24.05.2005 tarihli tercih formu ile sosyal güvenlik destek primi kapsamında çalışmak istediğini bildirdiğini, davacı yaşlılık aylığı almakta iken 28.02.2004 tarihindeki bir gün sigortalı bir işte çalıştığını, davacının bir günlük sosyal güvenlik destek primine tabi çalıştığının kabul edilmesi gerektiğinden Kurumun davacının yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı çalışmaya başladığı gerekçesiyle yaşlılık aylıklarını kesmesinin doğru olmadığını, bu nedenle Mahkemece Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte Kurumdan tahsili yönünden verilen karar doğru ise de 28.02.2004 tarihindeki çalışması nedeni ile sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmemesinin isabetsiz olduğunu hukuka ve hakkaniyete uygun karar verildiğini, ilgili kararda da vurgulandığı üzere davalı Kurumun müvekkilimin yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı çalışmaya başladığı gerekçesiyle yaşlılık aylıklarını kesmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı Kurum tarafından uygulanan işbu hukuka aykırılık nedeniyle müvekkilinin Anayasa'da güvence altına alınan sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiğini, davalı Kurumun hukuka aykırı işlemi sosyal güvenlik ilkesine hem de onun alt yapısını oluşturan sosyal sigorta sistemine aykırılık teşkil ettiğini, yine Mahkemece verilen karar usul ve yasalara aykırı olup eksik inceleme yapılarak tüm deliller toplanmadan karar verilldiğini, yargılama esnasında tanık dinlenmemiş olup gerekçeli kararın deliller kısmında "Mahkememizce yeminle dinlenen kayıtlı davacı tanıkları Şerif Karakan, ... İleri davacıyı doğrular mahiyette beyanda bulunmuşlardır." denilmesinin hatalı olduğunu, kararın usul ve kanun'a aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2-5510 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi 3 üncü fıkrası (a) bendinde; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hariç olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlayanların aylıkları kesilecektir. 3-Ancak, 5510 sayılı Kanun'un "Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 14 üncü maddesi ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlar hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam edileceğine dair amir hüküm getirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda ise "yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışmaları" başlıklı 63 üncü maddesinin; (A) bendinde yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerektiği, (B) bendinde; tekrar sigortalı bir işte çalışma halinde, sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenmesi suretiyle, yaşlılık aylığının ödenmesine devam olunacağı hükümlerinin düzenlendiği, söz konusu maddenin son fıkrasında ise, yaşlılık aylığı almakta iken tekrar çalışmaya başlayan sigortalıya, 506 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin (A) ya da (B) bendinden yararlanmak için bir tercih hakkı tanındığı anlaşılmaktadır. 3. Değerlendirme İnceleme konusu dosyada; 05.01.1982-25.12.2019 arası 4/1-a çalışmaları ile Ocak 2020 talebine istinaden davacıya 01.02.2020 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığı almakta iken dava dışı ... Jeneratör Elektrik Elektronik İthalat İhracat Sanayide 30.04.2021-31.10.2021 tarihleri arasında uzun vadeli sigorta kollarına tabii işçi olarak aralıksız olarak çalıştığı, yine 28.8.2012-2022/11 arası dava dışı Güneydoğu Güç Sistemleri şirketinden SGDP (kod 2) ile bildiriminin yapıldığı, dava dışı ... Jeneratör Elektrik Elektronik İthalat İhracat Sanayi Şirketi tarafından işyeri çalışanı davacının çalışmasının SGDP kapsamında olduğunun, işe giriş bildirgesinin sehven tüm sigorta kollarından verildiğini ve bu hatanın düzeltilmesini talep ettikleri, 30.4.2021 tarihli işe giriş bildirgesinin SGDP tabi çalışma olarak düzeltilmesini talep ettiklerini belirten dilekçeyi Kuruma 8.10.2022 tarihinde verdiği, Kurumun 21.10.2022 tarihli cevap ile davacının 30.4.2021-31.10.2021 tarihleri arasında ... Jeneratör Elektrik Elektronik İthalat İhracat Sanayi Şirketinde tüm sigorta kollarına tabi çalıştığının anlaşıldığının, SGDP dönüştürülmesine dair talebinin 2018/38 sayılı genelge ile mümkün bulunmadığı belirtilerek 31.10.2021 tarihli işten çıkışına göre aylığının yeniden bağlandığının bildirildiği, Mahkemece makul sürede Kuruma herhangi bir başvurunun bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, 01.02.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının uyuşmazlık konusu dönem yönünden sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma hakkı bulunduğu sabittir. Mahkemece davacının talebi net bir şekilde açıklattırılmalı, isteminin, 506 sayılı Kanun’un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa, 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılmalı ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4153, K. 2024/5009, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4153-e-2024-5009-k-e4383283875d