Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4096 E. 2025/1783 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4096
- Karar No
- 2025/1783
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/172 E., 2023/2565 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/342 E., 2022/423 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinc davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının davalı işyerinde 29.05.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebi ile sakatlandığını, meslekte kazanma gücünü yitirerek malul kaldığını, davacının 33 yaşında olduğunu, bu kaza sebebi ile adeta hayatının söndüğünü, boyun ve sırt kısmında inanilmaz derecede büyük ağrılar oluştuğunu, denge sağlama yürüme güçlüğü çektiğini, 5 yıl ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar kullanmak zorunda kaldığını, kaza sonrasında uzun süre kendi ihtiyaçlarını dahi yerine getiremez hale geldiğini, psikolijisinin bozulduğunu ve bunalıma girdiğini, fizik tedavi/psikolojik tedavi gördüğünü, kullandığı ilaçlar sebebi ile diğer hastalıkların görüldüğünü, davacının vücudunda duyu kaybı meydana geldiğini, hareket yeteniğinin kısıtlandığını, adele kasılmalarının ve ağrılarının oluştuğunu, davacının geçirdiği iş kazası sebebi ile manevi olarak da acı ve ızdırabının devam ettiğini açıklayarak davalıdan 350 bin TL maddi tazminat ve 150 bin TL manevi tazminat olmak üzere toplam 500 bin TL tazminatın alınmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının halen davalı iş yerinde çalıştığını, maddi zarara uğradığının beyan edildiğini bunların neler olduğunu ve delillerini gösterilmediğini belirttiğini, olayda davalının kusuru olmadığını belirterek davanını zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..tüm bu deliller ışığında davacının davalı işyerinde geçirmiş olduğu 29.05.2004 tarihindeki iş kazası nedeni ile %43,2 oranında malul kaldığı yine kaza nedeni ile kusurun tamamen davalı işverende olduğu, davacıya bir kısım geçici iş göremezlik ödenekleri ve maaş bağlandığı tespit edilmiş, yapılan hesaplama sonucu davacının maddi tazminat alacağının 474025,92 TL olduğu tespit edilmiş ancak talep miktarı 350000 TL olduğundan davacının davasının bu miktar üzerinden kabulüne, olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, yine davacının manevi tazminat istemi yönünden ise yapılan tüm araştırmalar, kaza tarihi, davacının maluliyet oranı, kusur nispetleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak takdiren 75000 TL manevi tazminatın davalıdan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi 29.05.2004 olup gerekçeli karar da görüleceği üzere dava tarihi 13.06.2014 olduğunu, kazadan itibaren davalı müvekkil yanında çok uzun süre çalışmaya devam ettiğini, maaşını sürekli almaya devam etmiş kazadan kusurlu olmasına rağmen Türkiye'nin en iyi hastanelerinden birinde tedavisi işveren tarafından üstlenilmiş gerekli tedavileri uygulandığını, kazadan sonra 10 yıl hiçbirşey olmamış gibi davalı şirkette çalışan davacıya hükmedilen manevi tazminat neye göre belirlendiğini, dosyaya sunulan hesap raporuna itiraz ettiklerini, davacı 2020 yılı sonuna kadar davalı işverende sigortalı olarak görünmüş, işe gelip gitmediği halde sigortası ödenmeye devam ettiğini, böylelikle aslında davacının o dönem iş kazası nedeniyle ön görülen zararı kendisine ödenmiş olup, aradan 10 yıl geçtikten sonra aynı kazaya ilişkin davacının tekrar talepte bulunması dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacının aradan 10 yıl geçtikten talepte bulunması hakkaniyete ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, 2004 yılındaki asgari ücret üzerinden bu hesaplama yapılsa idi, yine de mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise ödenen bu tutarın o dönemden bugüne faiziyle beraber hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, davacı 2020 yılı sonuna kadar davalı işveren bünyesinde sigortalı olarak ücret almaya devam ettiğini, davacının tedavi giderleri ve her türlü harcaması davalı işverence karşılanmış ve buna ilişkin dekontlar cevap dilekçesi ile beraber sunulduğunu, müvekkil şirket üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmiş olup müvekkil şirketin olayda bir kusuru bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından çalışanlara iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin talimat ve bilgilendirmeler yapılmakta, gerekli isg önlemleri alınmakta, risk değerlendirme raporları alındığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.