Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3744 E. 2024/8809 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3744
Karar No
2024/8809
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1081 E., 2023/2027 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/260 E., 2021/261 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 02.01.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun talebi haksız yere reddettiğini belirterek davacının yurt dışı borçlanması yaparak ödediği sürelerle beraber mevcut hizmetleri kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, dava konusu Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının talebinin kabulü gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir. 3201 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 5.bendinde sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmayacağı ancak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun'un geçici 81/j. maddesinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sigortalılık süresi 9 (dahil) yıldan fazla, 10 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurmaları ve en az 5600 gün, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilineceği düzenlenmiştir. 01.03.2023 tarihli 7438 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen ve 03.03.2023 tarihinde yürürlüğe giren geçici 95. maddesinde ise bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, 1479 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin ikinci fıkrası, 2925 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 5434 sayılı Kanun'un geçici 205. maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanacakları, ancak bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılamayacağı ve geriye dönük hak talep edilemeyeceği düzenlenmiştir. İnceleme konusu davada, 01.01.1971 doğumlu davacının, 02.01.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu ve yaşlılık aylığı talep tarihi itibariyle, Türkiye'de 19.12.2017- 25.12.2017 tarihleri arasında 7 gün 4/1-a kapsamda bildiriminin bulunduğu, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanarak ödediği 5595 gün 4/1-a kapsamındaki sigortalılık süresi ile toplam 5602 gününün bulunduğu, Hollanda sigorta başlangıç tarihi olan 01.07.1992 tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak alınması ile 506 sayılı Kanun'un geçici 81.maddesinin (j) bendi ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 95.maddesinin 03.03.2023 yürürlük tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarını taşıdığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek, tahsis yapılmasına ilişkin eldeki davada, Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih veya dava tarihi itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141. maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanun'un “Usul Ekonomisi İlkesi” başlıklı 30. maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması, kuşkusuz, yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3744, K. 2024/8809, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-3744-e-2024-8809-k-97ab2ac5cf4d