Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3644 E. 2024/5238 K.
Konu: Hizmet Ve Prime Esas Kazanç Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3644
- Karar No
- 2024/5238
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Ve Prime Esas Kazanç Tespiti
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2257 E., 2023/2645 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/283 E., 2023/75 K. Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı davalı iş yerinde 01.09.2013- 30.06.2019 tarihleri arasında davalıya ait şirket bünyesinde aralıksız ve kesintisiz olarak din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak çalıştığını, müvekkilinin 4.100,00 TL net maaş almış olmasına rağmen sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden gösterildiğini, ayrıca haftada 160 dakika kurs veren davacıya verilecek ücret için Milli Eğitim Bakanlığının devlet okullarında öğretmenlere ödediği saat başı ücretin esas alındığını ancak bu kurs ücretlerinin de müvekkiline eksik ödendiğini, müvekkilinin davalı iş yeri bünyesinde 01.09.2013 - 30.06.2019 tarihleri arasında çalışmış olduğu dönemlere ait sigorta primlerinin davalı tarafından gerçek ücretin altında gösterildiği gerekçesiyle gerçek ücretinin tespitini ve primlerinin gerçek ücret üzerinden SGK sistemine işlenmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde, 4.100,00 TL net ücret almasına rağmen sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden gösterildiğini beyan etmiş ise de bu hususun tamamen yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacının müvekkili şirkette belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, davacı ile en son imzalanan ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne onaylattırılan 28.11.2018 tarihli belirli süreli iş sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere davacının aylık ücretinin 1.750,00 TL olduğunu, müvekkili şirkette tüm çalışanların ücretlerinin gerçek ücret üzerinden SGK’ya bildirildiğini ve ona göre de ücret ödemelerinin bordroya yansıtılarak banka üzerinden yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava şartı olan Kuruma başvuru şartını yerine getirmediği için dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının iddia ettiği dönemlere ilişkin olarak belirttiği sürede kesintisiz ve belirttiği ücretlerde çalıştığına dair hiçbir bilgi ve belgeye rastlanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının Kuruma başvuru dava şartını yerine getirdiği, davacının bildirilen prime esas kazançlarının dönem brüt asgari ücretin üzerinde olduğunun Kurum kayıtlarından anlaşıldığı, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine rağmen ücret konusunda aynı serbestliğin bulunmadığı, HMK m.200'de belirlenen yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, HMK m.200'deki parasal sınırların dönemsel miktarları ve davacının tespitini talep ettiği prime esas kazanç miktarı dikkate alındığında, tespiti talep edilen ücretin ilgili dönem parasal sınırı aştığı, tespiti gereken gerçek ücretin hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması gerektiği, davacının tespitini talep ettiği ücretlerin yazılı delille ispat sınırının üstünde kaldığı, dosyada herhangi bir yazılı belge bulunmadığı gibi çalışmanın öncesine sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler de bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, dosya kapsamında senetle ispat zorunluluğuna dayanılarak tanık beyanlarının dikkate alınmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Dosya kapsamının incelenmesinden davacının bildirilen prime esas kazançlarının dönem brüt asgari ücretin üzerinde olduğunun Kurum kayıtlarından anlaşıldığı, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine rağmen ücret konusunda aynı serbestliğin bulunmadığı, HMK m.200'de belirlenen yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, HMK m.200'deki parasal sınırların dönemsel miktarları ve davacının tespitini talep ettiği prime esas kazanç miktarı dikkate alındığında, tespiti talep edilen ücretin ilgili dönem parasal sınırı aştığı görülmekle, tespiti gereken gerçek ücretin hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması gerektiği, davacının tespitini talep ettiği ücretlerin yazılı delille ispat sınırının üstünde kaldığı, dosyada herhangi bir yazılı belge bulunmadığı gibi çalışmanın öncesine sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler de bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı nezdinde 12.09.2013 - 30.06.2019 tarihleri arasındaki hizmetlerine dair prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesi uyarınca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 80 nci maddesinin birinci fıkrası 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.