Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3616 E. 2024/10380 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3616
- Karar No
- 2024/10380
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/25 E., 2024/6 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... s.s. numarasıyla 08.07.1991 – 31.05.1993 tarihleri arasında davalı Kulüpte profesyonel futbolcu olarak çalıştığı, ancak emeklilik işlemleri ile ilgili olarak SGK’ya müracaat edildiğinde ve alınan hizmet döküm belgesinde emeklilik süresinin henüz dolmadığı ve profesyonel olarak futbol oynadığı sürelerin tam olarak bildirilmediğinin öğrenildiği, bu durumun davacının maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olduğu iddiasıyla davacının davalı ... Kulübü Derneğine ait iş yerinde 08.07.1991 – 31.05.1993 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... Kulübü Derneği vekili cevap dilekçesinde özetle; davada 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu, kaldı ki davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddiasını yazılı belgeler, somut ve inandırıcı deliller ve bordro tanıkları ile kanıtlaması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davada 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu, Kurum kayıtlarının incelenmesinde ... T.C. kimlik numaralı davacıya ait herhangi bir hizmet bilgisi ve tescil kaydının bulunmadığı, davacının çalışma iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 11.12.2017 tarihli ve 2015/1 Esas, 2017/472 Karar sayılı kararla dosyada dinlenen tanık söylemlerinden ve dosyaya celp edilen Türkiye Futbol Federasyonu Tek Tip Profesyonel Sözleşmesinden davacı ...’nun, davalı ... Kulübünde 08.07.1991 tarihinden 31.05.1993 tarihine kadar hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle devamlı çalıştığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... Kulübü Derneğine ait ... sicil sayılı iş yerinde; 08.07.1991 – 31.05.1993 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 684 gün çalıştığı, 601 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, 83 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuş ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından 09.10.2019 tarihli ve 2018/601 Esas, 2019/1349 Karar sayılı kararla davacının çalışmaları başka sigortalılara ait sigorta sicil numaraları ile Kuruma bildirilmişse de ... Spor Kulübü Derneğine ait ... sicil sayılı iş yerinden Kuruma verilen dönem bordrolarında ... ile ...’in isimleri ve çalışma kaydına rastlanmadığı, adı geçen şahıslara ait sigorta sicil numarasıyla ... adına Kuruma bildirilen çalışmaların, davacıya ait olduğunun kabulü ile iddiayı doğrulayan tanık anlatımları, Türkiye Futbol Federasyonu Tek Tip Profesyonel Sözleşmesi değerlendirildiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından 09.10.2019 tarihli ve 2018/601 Esas, 2019/1349 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 07.10.2020 tarihli ve 2019/6868 Esas, 2020/5632 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Eldeki dosya kapsamında, Davalı ... Kulübü Derneğine ait ... sicil sayılı işyerinden adına verilmiş işe giriş bildirgesine rastlanılmaması, hizmet döküm cetvelinde davacı ... için davalı işyerinden 15.08.1991 tarihi itibariyle sigorta bildiriminin yapılmış olması karşısında hizmet tespiti yönünden hak düşürücü sürenin kesilmesi 15.08.1991 öncesi için değil, sonrasındaki (bu tarih dahil) çalışma dönemi için söz konusu olduğu belirgindir. Yukarıda açılanan maddi ve hukuki bilgiler ışığında mahkemece dava konusu dönem olan 08.07.1991 - 15.08.1991 tarihleri arası dönem açısından hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi bakımından, davalı işveren tarafından davacı için 15.08.1991 tarihinden önce kuruma işe giriş bildirgesinin verilip verilmediği veya bildirimin yapılıp yapılmadığı yahut buna ilişkin kurum tarafından bir tespitin yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ve çalışma olgusuna dair karar verilmeli, hak düşürücü süreyi kesecek bir durumun olmadığı sonucuna varıldığı takdirde ise işbu davanın, hizmetin sona erdiği 31.05.1993 tarihini izleyen yılın sonundan başlayan hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmesinden sonra yani 02.01.2015 tarihinde açıldığı gözetilerek; 08.07.1991 - 15.08.1991 arası döneme ilişkin istemi hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmelidir..." 2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı gözetilerek davacının, çalışmalarının tespit edildiği 15.08.1991 - 31.05.1993 tarihleri arasında toplam 645 gün kesintisiz olmak üzere dönemin asgari ücreti üzerinden çalıştığı, bu çalışmalarının 601 gününün SGK’ya bildirildiği, 44 günlük çalışmalarının ise SGK’ya bildirilmediği; 08.07.1991 - 14.08.1991 (dahil) tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebin hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davacı ...'nun davalı ... Kulübü Derneğine ait ... sicil numaralı iş yerinde 15.08.1991 - 31.05.1993 tarihleri arasında kesintisiz olarak hizmet akdine dayalı asgari ücret ile 645 gün çalıştığı, bu çalışmalarının 601 gününün SGK'ya bildirildiği, 44 gününün SGK'ya bildirilmediğinin tespitine, 08.07.1991 - 14.08.1991 (dahil) tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tümünün hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, davacının iddialarının somut ve inandırıcı deliller ve yazılı belgelerle ispat edilemediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekli kanıtlar toplanmaksızın ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu ve davacının çalışmalarının fiili olduğunun tam ispat edilemediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 08.07.1991 - 31.05.1993 tarihleri arasında davalı ... kulübü nezdinde hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine ilişkindir. 1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 2. maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6. maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Anayasa'nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.Somut olayda, davacının talebi ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre tespiti istenen çalışma dönemine ilişkin hizmetlerin, dava dışı ... ve ... adına tescilli sigorta sicil numaraları üzerinden Kurum kayıtlarına geçtiği anlaşılmaktadır. Söz konusu hizmetlerin davacıya ait olduğuna karar verilmesi durumunda, bu hizmetlerin anılan kişilerin sigorta sicil dosyalarından silinmesi gerekecektir. Bu durum dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlık ... ve ...’in (veya ölmüşlerse mirasçılarının) hak alanını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi uyarınca, söz konusu kişilere yahut yasal mirasçılarına usule uygun şekilde husumet yöneltilerek davaya dahil edilmeleri sağlanmalı, ileri sürecekleri deliller toplanarak gerekli araştırmalar yapılmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. 3.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.