Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8761 E. 2024/12212 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8761
Karar No
2024/12212
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3038 E., 2021/2070 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/258 E., 2021/517 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmek ve de temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili özetle, iş kazası nedeniyle müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, kazanın davalıların kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek davacı ... ... için 35.589,99 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, ... için 82.618,11 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, babaanne için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazasının meydana gelişinde davalılar Melikgazi Belediyesinden çöp toplama işlerini ihaleyle alan davalılar ... Şirketi, ... İnş. Şirketi, ... Şirketinin oluşturduğu adi ortaklığın işçisi dava dışı ... 'nun %100 oranında kusurlu olduğu, illiyet bağının bu nedenle kesildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının tamamen haksız olduğunu, dosyada illiyet bağının kesilmediğini ve %100 kusurlu bulunan sürücünün üçüncü kişi konumunda olduğunu, ... ’un görev yaptığı çöp kamyonunun ...’ne ait olduğunu ve bu belediyeye ait adi ortaklık sigortalısı iş yerinde görevli olduğunu, 22.06.2015 tarihinde davalı belediyeye ait ... plakalı çöp kamyonunun şoförü ... ...’nun sevk ve idaresinde seyir hâlindeyken virajı alamayıp bariyerlere çarptığını, aracın yan yatarak sürüklendiğini ve bu kazada hem şoför ... ...’nun hem de müvekkillerinin oğlu ... ...’ın hayatını kaybettiğini, Mahkemece alınan kusur raporunda işverene yüklenmesi gereken pek çok kusurun dikkate alınmadığını, buna rağmen şoförün %100 kusurlu bulunduğunu, ... ve davalıların ise kusursuz kabul edildiğini, 21.03.2019 tarihli hesap raporuna göre ... ... ’ın destek zararının 35.589,99 TL, ... ...’ın destek zararının 82.618,11 TL olarak hesaplandığını, davanın daha fazla uzamaması ve müteveffanın ailesine bir nebze teselli sağlanması amacıyla, Mahkemenin ısrarı üzerine 02.09.2019 tarihinde ıslah dilekçesi sunulduğunu, davalıların tüm yargılama boyunca belirtmiş oldukları kusurlar incelenmeden karar verildiğini, kusursuz bulunsalar dahi adam çalıştıran ve işleten olarak müvekkillerine verilen zarardan davalıların sorumlu olduğunu, illiyet bağının yalnızca şoför ... açısından kesildiğini, ... açısından devam ettiğini, kazaya karışan çöp kamyonunun üzerinde bulunan vincin kazaya etkisinin araştırılmadığını, vincin sonradan monte edildiği ve aracın dengeye uygun donanıma sahip olmadığına dair ciddi şüpheler bulunduğunu, olay günü kullanılan aracın 6 tekerlekli olduğunu, sonradan alınan yeni vincin 10 tekerlekli bir araca monte edildiğini, bu farklılığın dikkate alınması gerektiğini, bu yöndeki taleplerine rağmen aracın incelenmediğini ve akıbetinin bilinmediğini, sürücülerin D-E sınıfı ehliyetlerinin bulunmasına rağmen operatörlük belgelerinin olmadığını, bu belgeler olmadan aracın yasal olarak kullanılamayacağını, bu durumun işverenin açık kusurunu gösterdiğini, çöp kamyonunu kullanan şoförlerin 08.00-17.00 saatleri arasında kesintisiz dokuz saat boyunca araç kullandıklarını, bu sürenin mevzuata aykırı olduğunu ve işverenin özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, adam çalıştıran sıfatıyla işverenin zararı önleyecek tüm denetimleri yaptığını ispat etmesi gerektiğini, aksi hâlde üçüncü kişilere verilen zararlardan sorumlu olacağını, bu çerçevede işverenin gerekli özeni göstermediğinin tanık anlatımları, ... şoförün eşinin ceza dosyasındaki beyanı ve dosyaya sunulan diğer deliller ile sabit olduğunu, davalıların bu sorumluluğu çürütecek herhangi bir belge sunmadığını, bu nedenle verilen kararın eksik incelemeye dayandığını, dava dilekçesinde taraflar bölümünde sehven “... Turizm ve ... İşletmeciliği Gıda San. Tic. A.Ş.” yazıldığını, ancak dilekçenin içeriğinde doğru taraf olan “... İnş. Yön. Hizm. A.Ş.” belirtildiğini, bu maddi hatanın Mahkemeye dilekçenin hemen ardından şifaen bildirildiğini ancak dava sonuna kadar düzeltme yapılmadığını, tebligatların hatalı firmaya yapılmaya devam edildiğini ve nihayetinde bu firmaya karşı davanın husumet yokluğundan reddedildiğini, bu sebeple de dava dışı firmaya 3.400 TL vekâlet ücreti ödenmesine karar verildiğini, bu hatanın ilk istinaf incelemesinde mahkemece fark edilmesine rağmen düzeltilmediğini, ayrıca kaza sırasında kullanılan belediye aracının sigorta şirketine ihbar edilmesi için yapılan başvurunun kabul edilip edilmediği yönünde bir karar verilmediğini, bu eksikliklerin kararın hatalı ve eksik olduğunu ortaya koyduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı belediyenin davalılar ... Şirketi, ... İnş. Şirketi ve ... Şirketleri ile cadde, sokak, bulvar, meydan, pazar yerlerinin süpürülmesi, konteynırların boşaltılması, çöplerin nakli ve umumi wc, cami ve çevrelerinin temizliği işleri için 30.01.2015 tarihli hizmet alım sözleşmesi imzaladığı, davacılar murisinin açıklanan çöp toplama işinde temizlik işçisi olarak çalışmaktayken olay tarihinde davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın sigortalısı olan dava dışı işçi ... tarafından kullanılan davalı Belediye’ye ait çöp kamyonunun yolcu koltuğunda oturduğu esnada şöför ...'nin virajda aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiği, önce bariyerlere sonra da elektrik direklerine çarptığı, aracın bir kısmınon alev aldığı, gerçekleşen bu kazada hem şöför ... hem de davacılar murisinin vefat ettiği anlaşılmaktadır. Öğretide farklı görüşler bulunmakla birlikte, iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında işverenin hukuki sorumluluğu, yasal yükümlülükleri nedeniyle, kusursuz sorumluluğa yaklaşan kusur sorumluluğu esasına dayanmaktadır. Bunun doğal bir sonucu olarak, meydana gelen olayın iş kazası olması, işverenin hukuki sorumluluğunu doğurması için tek başına yeterli değildir. Diğer bir deyişle işverenin meydana gelen bedensel zararlardan sorumlu tutulabilmesi için, kural olarak, kusurunun da bulunması gerekir. Ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 116. maddesinde düzenlenen yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk, Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinde düzenlenen işleten sorumluluğu, İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen iş yeri devrinden kaynaklanan sorumluluk, asıl işveren sıfatından kaynaklanan sorumluluk ve Yargıtay uygulamaları ile gelişen kaçınılmazlıktan kaynaklanan sorumluluk gibi durumlarda işverenin kusursuz sorumluluğu söz konusu olabilmektedir. Somut olayda, her ne kadar davalıların kusurları bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de kusur sorumluluk halleri yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın sonuca gidilmiş olması yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; davalılar yönünden kusursuz sorumluluk hallerinin söz konusu olup olmadığını da değerlendirmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Kabul ve uygulamaya göre, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Turizm ve Turizm İşl. Gıd. San. A.Ş.'nin yargılama konu iş kazasıyla bir ilgisi bulunmadığının anlaşılması sonrasında davacılar vekilinin 08.09.2015 e-imza tarihli dilekçesi ile HMK'nın 124. maddesi kapsamında taraf değişikliği yapılarak davanın ... İnş. ve Yön. Hizm. A.Ş.'ye yöneltilmiş olması yerinde ise de İlk Derece Mahkemesinin son kararının gerekçesinde bu yanlış hasım yönünden davanın usulden reddedildiği belirtildiği halde hükümde onun hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki meydana getirilmesi de hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8761, K. 2024/12212, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8761-e-2024-12212-k-e74c8c8760bc