Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3391 E. 2026/1480 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3391
- Karar No
- 2026/1480
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/160 E., 2023/386 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.02.2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanıp 01.03.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 74. maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenmiş Geçici l0. madde ile özellikle genç ve kadın istihdamı arttıran ve mesleki eğitimi özendiren işverene sigorta primi teşviki sağlandığı, şirketin listede kayıtlı iş yerleri için 4447 sayılı Kanun'un Geçici l0. maddesindeki sigorta primi teşvikinden Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği md. 103/4,f. hükmü uyarınca yararlanmak amacı ile ekli sunulan dilekçeler ile davalı Kuruma başvurduğu, işbu dilekçelerde yer alan dönemler için 5510 sayılı Kanun türünde süresinde verilmiş bildirgeler için iptal, aynı dönemler için 6111 sayılı Kanun türü seçilerek düzenlendiği, Ek Aylık Prim Hizmet Belgelerinin işleme alınmasını talep ettiği, davalı Kurum tarafından şirketin bu başvurularına cevaben gönderilen ekli yazılar ile şirketin başvurularının Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 18.03.2015 tarih, 2015/10 sayılı "Sigorta Prim teşviklerinden Geriye Yönelik Yaralanma Talepleri” konulu genelgesine istinaden işleme alınamayacağı belirtilerek, başvuruları reddedildiği iddiasıyla prim teşvikinden yararlanmaya yönelik 06.06.2016, 09.06.20 16... .06.2016 tarihli başvurularının hukuka uygun olduğu ve kabulü ile yararlanma koşullarının bulunması nedeniyle hesaplanan prim iadelerinden doğan meblağın 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 3. fıkrasında yer alan hükmü gözeterek iadesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 14.07.2017 tarihli ve 2016/323 Esas, 2017/313 Karar sayılı kararla davanın kabulü ile davacı ... sicil numaralı ... A.Ş. 20114/6, 7, 8, ... sicil numaralı ... A.Ş. 2014/5, 6, 7, 8, 9, 1 ... sicil numaralı ... A.Ş. 2012/ 1 ila 12, 2013/1 ila 12, 2014/1 ila 6.aya ait sigorta prim teşviklerinden 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenmiş geçici 10. maddesindeki 6111 sayılı Kanun'dan doğan sigorta prim teşvikinden yararlanmaya yönelik 06.06.2016, 09.06.20 16... .06.2016 tarihli başvurularının hukuka uygun olduğunun tespitine ve bu başvuruların reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2017 tarihli ve 2016/323 Esas, 2017/313 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 10.04.2018 tarihli ve 2017/2330 Esas, 2018/577 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli ve 2017/2330 Esas, 2018/577 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Yargıtay 21. (kapatılan) Hukuk Dairesince 24.10.2018 tarihli ve 2018/3365 Esas, 2018/7736 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...Yapılacak iş, İlk derece Mahkemesince Kurumdan davacının yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek madde 17 hükmüne göre başvurusu bulunup bulunmadığı sorularak anılan yasa maddesi kapsamına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak 15.11.2018 tarihli ve 2018/354 Esas, 2018/388 Karar sayılı kararla 7103 sayılı Kanun'un 70. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17. madde gereğince konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2018 tarihli ve 2018/354 Esas, 2018/388 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 08.06.2021 tarihli ve 2020/5441 Esas, 2021/7871 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...Eldeki davada ise, Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Ek 17. maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17. maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir..." 4.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.