Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2383 E. 2024/2993 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2383
Karar No
2024/2993
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/312 E., 2023/377 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.04.2014 tarihinden itibaren davalının 10 T 0004 plakalı aracında sabah mesai başlangıcından gece 24:00'e kadar aralıksız şoför olarak 03.08.2016 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14.04.2014 tarihinden itibaren aracında çalıştığını iddia eden davacının aralarında yaptıkları 04.03.2015 tarihli kısmi iş sözleşmesi ile 5510 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesi kapsamında çalıştığını ve çalışma süresinin aylık 9 gün olarak belirlendiğini, kısmi süreli iş sözleşmesi gereği araçların haftanın belirli günleri çalıştığını ve bu sürenin de ayda 25 günü geçmediğini, davacının aracında hiçbir zaman düzenli olarak çalışmadığını, çalışmasının tam zamanlı olmadığını, çalışmadığı zamanlarda kendisi tarafından bulunan kişilerin aracında şoförlük yaptığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili ; davacının davalı işveren ile 5510 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesi kapsamında kısmi süreli iş sözleşmesi yaptığını, bu sözleşme uyarınca davacı adına işe giriş bildirgesini verildiğini, ayda 10 günden az çalışması nedeniyle 04.03.2015 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatıldığını, davacının farklı işverenler nezdinde de 13.04.2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesi kapsamında çalışması bulunduğunu, hizmet tespit davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma olgusunun özel bir duyarlılık ile araştırılması gerektiğini, bununla birlikte Kurumları davada feri müdahil konumunda yer aldığından davanın kabulü halinde dahi yargılama giderleri ile avukatlık ücretinden sorumlu olmayacaklarını belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2019/126 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararıyla "davanın kısmen kabulü ile, ....sigorta sicil numaralı davacı ...'ın davalı ...'ya ait ticari araçta 14.04.2014 – 31.05.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, 04.03.2015-31.05.2016 tarihleri arasında geçen SSK sigortalılık süresi ile çakışan 5510 sayılı Kanun ek 6 maddesi gereği sigortalı olarak yapılan bildirimlerin iptaline, Fazlaya ilişkin istemin reddine, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf Sebepleri B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli ve 2022/188 E., 2023/174 K. sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 16.05.2023 tarihli 2023/4921 Esas, 2023/5461 Karar sayılı kararıyla; "Eldeki davada; davacı, davalıya ait 10 T 0004 plaka sayılı ticari takside 14.04.2014-03.08.2016 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Somut olayda, davacının, uyuşmazlık konusu dönemde davalıya ait iş yerinden herhangi sigortalı bildiriminin yapılmadığı, ancak davacı ile davalı arasında imzalanan 04.03.2015 tarihli kısmi süreli iş sözleşmesinde davacının davalıya ait 10 T 0004 plakalı araçta, 04.03.2015 tarihinden itibaren ayda 9 gün çalışacağının kararlaştırıldığı, 5510 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesi kapsamındaki sigortalılar için düzenlenen işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, dosya kapsamında dinlenen tanıkların davacının çalışmasını doğruladıkları, davacı tanıklarının davacının davalıya ait takside sürekli ve kesintisiz olarak tek şoför olarak çalıştığını beyan ettiği, davalı tanıklarının ise davacının davalıya ait araçta ayda 15 gün kadar çalıştığı, diğer zamanlarda araçları joker olarak tabir edilen şoförlerin kullandığını ifade ettikleri, yine Mahkemece tespit edilen, davacının çalıştığını iddia ettiği durakta hat sahibi ve çalışan oldukları tespit edilen tanıkların da davacının davalı yanında çalıştığını belirttikleri anlaşılmakla, davacının bu iş yerindeki çalışmasının varlığı sabit olmakla birlikte, tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı mı (part- time) olduğu yönünde Mahkemece yapılan araştırma yetersiz bulunmuştur. Bu kapsamda, davacı ile davalı arasında imzalanan 04.03.2015 tarihli kısmi süreli iş sözleşmesinin varlığı, yine davacı asilin, 04.03.2015-31.05.2016 tarihleri arasında, 5510 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesi kapsamında sigortalılığının gerçeğe aykırı olarak zorla yaptırıldığı iddiası dikkate alınmak kaydıyla, tanıklar yeniden dinlenerek, davacının tam olarak hangi tarihte işe başladığı, ne kadar süre ile ne şekilde çalıştığı, hizmetin bitiş tarihi, çalışmanın tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı mı (part-time) olduğu hususları somut olarak belirlenerek, uyuşmazlık konusu husus tereddütsüz ortaya konulduktan sonra, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." hususlarına işaret edilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile, .... sigorta sicil numaralı davacı ...'ın davalı ...'ya Ait Ticari araçta 14.04.2014 – 31.05.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, 04.03.2015-31.05.2016 tarihleri arasında geçen SSK sigortalılık süresi ile çakışan 5510 sayılı Kanun ek 6 maddesi gereği sigortalı olarak yapılan bildirimlerin iptaline, Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamı gereği araştırma yapılmadığını, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2383, K. 2024/2993, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-2383-e-2024-2993-k-1d7cee9ee59e