Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1353 E. 2024/2915 K. – Sigorta Başlang

Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti Ve Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1353
Karar No
2024/2915
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Başlangıcının Tespiti Ve Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1359 E., 2023/2636 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/522 E., 2022/65 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti ve Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı şirkette 01.12.1987 tarihinde işçi olarak işe başladığını, ... Madenleri Şirketinin taşeronu olarak çalışan davalı şirketin, müvekkilinin sigortalılığına dair Kuruma bildirim yapmadığını, 04.12.2018 tarihinde davalı Kuruma emeklilik işlemlerinin başlatılması talebiyle başvuruda bulunduğunu, emekli olamaz kararının gerekçesinde, dosyanın tetkikinde 01.12.1987 tarihli işe giriş belgesi mevcut ise de iş yerine ait bordro kayıtlarında ismine rastlanılmadığının ve 53 yaş şartını yerine getirmediğinin bildirilerek başvurusunun reddedildiğini belirterek müvekkilinin davalı şirkette çalışmaya başladığı tarihin 01.12.1987 olarak tespitine,yaşlılık aylığı hakkı saklı kalmak kaydıyla, Kurum tarafından verilen 11.12.2018 tarihli emekli olamaz konulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurumun sadece işe giriş bildirgesine dayanarak davacının talebi doğrultusunda işlem yapmasının mümkün olmayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... Gayrimenkul Menkul Bakım Onarım ve Temizlik İşleri Ltd. Şti.'nin 23.10.2014 tarihinde, ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.12.1987 tespitine, davacının emeklilik isteminin SGK tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden bu konudaki istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, istinaf edenin sıfatına göre yapılan incelemede, 04.12.1968 doğumlu olan davacının 93660 sicil numaralı davalı işyerinde 01.12.1987 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin 31.12.1987 tarihinde Kuruma intikal ettiği, işe giriş bildirgesi üzerinde yapılan imza incelemesinde, sigortalı adına atılmış imza ve ad soyad yazılarının davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bordro tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları anlaşılmış olup mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararında, maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.12.1987 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığına ilişkin talebin reddine dair 11.12.2018 tarihli Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi, geçici 81 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Davalı asıl işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin esas olduğu göz önünde tutularak, davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına ... Ltd. Şti. ünvanlı,"Mithatpaşa cad. No:3/2 Ankara" adresli 93660 sicil no.lu iş yerinden 01.12.1987 tarihli işe giriş bildirgesinin düzenlendiği, davacının dava dilekçesinde, anılan şirketin dava dışı...Madenleri A.Ş. 'de üstlendiği temizlik işleri kapsamında çalıştığını belirttiği,iş yeri tescil bilgilerinin dosyada mevcut olmadığı,dosya kapsamında 93660 sicil no.lu işyerinden 1987/1-3. dönem arası bordroları geldiği,ortalama her dönem için 60 kişinin bildiriminin yapıldığı, hükme esas alınan ve bu dönemlerde anılan işyerinden bildirimleri olan ...'nün(1987/1-3 dönem arası tam bildirim) davacı tanığı olarak beyanında,... şirketinin IBM firmasının ihale ile almış olduğu iş kapsamında şöför olarak çalıştığını,davacıyı da şartname almak için...Madenleri işyerine gitmesi sırasında çalışırken gördüğünü belirtmiş olduğu,yine davacı tanığı olarak dinlenen ...'ün ... Şirketinin Türkiye Elektrik Kurumu'nun temizlik işlerini ihale kapsamında alması nedeniyle çalıştığını ve şartname almak için...Madenleri A.Ş.'ye gitmesi sırasında davacıyı çalışırken gördüğü yönünde beyanda bulunduğu, öte yandan Mahkemece, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin nerde olduğu,ne iş yaptığı, kimlerle birlikte çalıştığı hususlarının araştırılmadığı, aynı iş yerinde çalışan bordro tanıklarının dinlenmediği, öte yandan tanık anlatımlarından davalı ... Ltd. Şti.'nin değişik kamu kurum ve kuruluşları nezdinde temizlik işlerini ihale yolu ile üstlendiğinin belirtildiği, bu kapsamda Mahkemece anılan kurumla işveren arasında dava konusu dönemde sözleşme akdedilerek bir iş üstlenilmiş olup olmadığının araştırılmadığı,böylelikle eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 2. Buna göre Mahkemece, öncelikle davacı...Madenleri A.Ş. taşeronu ... Ltd.Şti. sigortalısı olarak...Madenleri işyerlerinde çalıştığını iddia ettiğinden, davacının beyanı alınmak suretiyle, çalıştığını iddia ettiği...Madenleri A.Ş.'nin hangi kurulu işyerinde, hangi kısmında, ne iş yaptığı,kimlerle birlikte çalıştığı açıklığa kavuşturulmalı,bu hususlar açıklığa kavuşturulduktan sonra belirlenecek...Maden İşletmeleri işyerinden, dava konusu tarihte,... Ltd. Şti.'den temizlik hizmetinin ihale ile alınıp alınmadığı, bu hizmet alınmışsa yapılan işin dönemi ve ilgili ihale evrakını içerecek şekilde dayanak kayıtlar celbedilmeli,ayrıca ... Ltd.Şti. tarafından 93660 sicil no.lu iş yerine ilişkin Kuruma vermiş olduğu 1987/1-3 arası dönem bordroları dosyada mevcut olup anılan bordrolardan, davacının çalıştığını belirttiği aynı işyerinde çalışanların kimler olduğu belirlenip beyanlarına başvurulmalı, dava konusu dönemde böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 3.Kabule göre de dava niteliği itibariyle kurum işleminin iptali niteliği davası olup işverene husumet düşmeyeceği gözetilmemiştir. Kaldı ki davalı şirket terkin edilmiş olup bir başka dava ile ilgili olarak ihya edilmesinin bu davada taraf teşkili anlamında bir katkı sağlamayacağı gözetilmeksizin taraf teşkilinin yapılması ve anılan şirkete ayrıca Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine aykırı şekilde tebligat yapılmak suretiyle bu davanın görülmesi, ayrıca isabetsiz bulunmuştur. 4.Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1353, K. 2024/2915, T. 19.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-1353-e-2024-2915-k-7cd343e6a11c