Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12100 E. 2025/7682 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12100
- Karar No
- 2025/7682
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2467 E., 2024/1926 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/116 E., 2023/283 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı/karşı davalı vekili 12.04.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle, sahte sigortalılık nedeniyle iptal edilen yaşlılık aylığının iptaline ve bugüne kadar ödenen 149.438,93-TL’nin faizi ile iade edilmesi gerektiğine ilişkin davalı Kurum işleminin ve 2020/30767 ( 200.906,36-TL ) ile 2020/31066 ( 6.935,73-TL) dosya numaralı borç bildirim belgelerinin iptaline, kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı/karşı davalı Kurum vekili, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Birleşen davada davacı/karşı davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, bilgisayar ilk işe giriş sigortalı kimlik bilgileri menüsünün incelenmesinde, ... oğlu, 18.03... .. doğumlu davacının .... sigorta sicil numarasıyla 01.06.1986 tarihinden itibaren 4/a tescil kaydının bulunduğunu, davacının 26.06.2012 tarihli tahsis talep tarihinde mevcut 4722 4/a prim ödeme günü, 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 5262 prim ödeme günü ile 25 yıl sigortalılık, 48 yaş, 5225 gün şartlarını taşıması nedeniyle 01.07.2012 tarihinden itibaren ... tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum kayıtlarının tetkikinde, davacının 20.05.2006-31.12.2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının bildirildiği .... sicil numaralı ... Teks. Konf. Deri Mam. Tic. Ltd. Şti unvanlı iş yerinin Kurum denetmen yardımcısı ..... tarafından düzenlenen ...... sayılı, 17.02.2015 tarihli rapor ile sahte iş yeri olduğunun tespit edildiğini, işbu raporun sonuç kısmında iş yerinin Kanun kapsamından itibaren sahte olduğu ve yapılan tüm sigorta bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bilindiği üzere, Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi başlıklı 59. maddeye göre, iş yerlerini denetleme ve kontrol yetkisi bulunan Kurumumuzca sigortalı bildiriminde bulunan iş yerlerinin yaptığı işin mahiyetine göre bildirilen sigortalı sayısı, prim borçlarını ödeme durumları ve Kurum kayıtlarındaki beyanları birlikte değerlendirilmeye alındığını, bu kapsamda iş yerlerinin yaptığı işe göre fahiş sayıda sigortalı bildiriminde bulunduğu veya çok fazla prim borcu olup hiç ödemede bulunmadığı, önceleri az sayıda sigortalı bildirip aniden sayının fazlalaştığı durumlarda iş yerleri Kurumca izlemeye veya denetime alındığını, yapılan denetim sonucunda işyerinin fiili sigortalı çalıştırmadığı tespit edildiği hallerde bu iş yeri için sahte kodu konularak bu iş yerinden hizmet bildirilen sigortalıların çalışmaları iptal edildiğini, her ne kadar davacının dava dışı ..... Teks. Konf. Deri Mam. Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinden bildirilen çalışmalarının gerçek olduğunu ileri sürülse de denetim neticesinde bu iş yerinin sahte olduğunun tespit edildiğini, davacının bu iş yerinden bildirilen çalışmalarının iptal edilmesiyle, yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarını taşımadığının anlaşıldığını ve aylığının kesilerek yapılan yersiz ödemeler borç olarak kaydedildiğini, bir kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4-1/a bendi kapsamında sigortalı sayılabilmesi için mutlaka bir işverenle arasında hizmet akdinin bulunması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi gereğinde fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu kanun kapsamındaki her türlü ödemelerin kanuni faizi ile birlikte geri alınacağını, müvekkili Kurum tarafından yaşlılık aylığının kesilmesi ve yersiz ödenen aylıklar için borç tahakkuku yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-A)Asıl dosyada davanın ispatlanamadığından reddine,
B)1-Birleşen davanın kabulü ile davalının İzmir 28. İcra Dairesinin 2022/9952 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davacı/karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "A)1-Birleşen dosya yönünden kararın miktar itibari ile kesinliği nedeni ile istinaf dilekçesinin reddine, ... B)1-İzmir 16. İş Mahkemesince verilen 06.07.2023 tarih, 2021/116 Esas ve 2023/283 Karar sayılı ilâmına yönelik asıl dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı/karşı davalı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada denetmen raporuna istinaden iptal edilen sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun tespiti, borç bildirim belgelerinin iptali ve kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması; birleşen davada ise aynı nedene dayalı olarak iptal edilen yaşlılık aylığı nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
3.Eldeki asıl davada davacı/karşı davalı sahte sigortalılık nedeniyle iptal edilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması, borç çıkartılmasına ilişkin işlem ile yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, birleşen davada ise davacı/karşı davalı Kurum vekili, iptal edilen yaşlılık aylığı nedeniyle oluşan Kurum alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen karara karşı davacı/karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile asıl dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, birleşen dosya yönünden kararın miktar itibari ile kesinliği nedeni ile istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
5. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, birleşen dava yönünden kararın miktar itibari ile kesinliği nedeniyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de itirazın iptaline ilişkin Kurum alacağının denetmen raporu ile iptal edilen yaşlılık aylığına ilişkin olması ve asıl davada yaşlılık aylığının yeniden bağlanması talebinin de bulunması karşısında salt alacak davası gibi görülerek kesinlik nedeniyle red kararı verilemeyeceği göz önünde bulundurularak esas yönünden bir karar verilmelidir.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 3.Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.