Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12017 E. 2025/1644 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12017
- Karar No
- 2025/1644
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3924 E., 2022/3540 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/36 E., 2022/181 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... işçi ..., davalı şirkete ait fabrikada, çelik imalat ustası olarak çalışmakta olduğu sırada 06.03.2018 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, kazanın meydana geldiği gün hareket kabiliyetini kısıtlayacak derecede dar ve olası iş kazaları esnasında kaçış alanı olmayacak derecede çelik malzeme dolu bir alanda, her biri tonlarca ağırlıkta bulunan çelik levhaların fabrikada görevli vinç operatörleri tarafından taşındığı sırada koparak ... işçinin üzerine düştüğünü, meydana gelen kazada ... işçinin tedbirsizliği ve dikkatsizliğinin söz konusu olmadığını, çalışma yapılmasının son derce riskli olduğu sahada, bir kaza yaşanabileceği ve kaza halinde kaçış ve korunma için hareket bölgesi dahi bırakılmadığı bilindiği halde ... işçinin son derece tehlikeli bir şekilde çalışmaya zorlandığını beyan ederek, ... işçinin eş ile çocukları olan davacılar için ayrı ayrı olarak maddi ve manevi tazminatların, ... işçinin babası ile kardeşleri olan davacılar için ayrı ayrı manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ... işçinin davalı firmada demir imalat ustası olarak çalıştığını, ... işçi ve diğer demir imalat ustalarının çalıştığı iş sahasında tavana sabitlenmiş 3’lü olarak iki hizada dizilmiş birbirine paralel vinçlerin bulunduğunu, bu vinçlerin imalatı tamamlanmış demir profillerin kamyona taşınmasını sağladığı, vinçlerin uzaktan kumanda yardımı ile vinç operatörleri tarafından hareket ettirildiğini, imalatı tamamlanmış demir profillerinin kamyonlara taşınmasının yaklaşık 1 saat sürdüğünü, bu süreçte imalat ustalarının çalışmasına müsaade edilmediğini, ... işçinin vinç kullanım belgesine sahip olmadığını, aynı zamanda işveren tarafından ... işçiye vinç kullanımı için herhangi bir yetki ve görev verilmediğini ancak vefatı sırasında vinç kumandasının müteveffanın elinde olduğunun ceza soruşturması ile sabit olduğunu, işçinin yetkisiz kullanımı ile kazanın meydana geldiğini, kazanın gerçekleştiği gün işinin başında olan vinç operatörlerinin yeterli sayıda olduğunu, ... işçinin tamamen işyeri talimatlarına aykırı olarak vinç kullanımı girişimde bulunduğunu, taşınan demir profillerin vinçlere 2’li veya 4’lü halatla bağlama sistemi veya boğma yöntemi ile bağlandığını, müteveffanın vinçlere tek halat ile bağlama yaptığını beyan ederek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davalı vekilinin davacılar yönünden kabul edilen manevi tazminat miktarları ve davacı ... hariç kalan diğer davacılar için kabul edilen maddi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacı ... yönünden, maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, temyiz kapsam ve sebeplerine göre tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin, davacılar yönünden kabul edilen manevi tazminat miktarları ve davacı ... hariç diğer davacılar için kabul edilen maddi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin, davacı ... yönünden kabul edilen maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.