Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3585 E. 2025/3266 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3585
- Karar No
- 2025/3266
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davacılar vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 04.03.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacılar adına Av. ... ile davalı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili özetle; müvekkillerinden ...'in iş kazasında sürekli işgöremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarını ileri sürerek, davacı kazalı için 1.374.226,79 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, eş için 200.000,00 TL manevi, çocuk için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, kazalı lehine 50.000,00 TL, eş lehine 30.000,00 TL, çocuk lehine 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi karına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin olarak aleyhlerine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, ayrıca hesap raporunda müvekkilinin gelirinin asgari ücretin 1,81 katı olduğunun tespit edildiğini, o tarihten bu yana asgari ücretin 6,016 kat arttığını, bu nedenle müvekkili lehine yapılacak hesaplamada bu artışın dikkate alınması gerektiğini, hüküm tarihine en yakın asgari ücret üzerinden ve gerçek gelir katsayısına göre yapılacak tazminat hesabına dayanılarak karar verilmesi gerekirken aksi şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkiline kusur verilmesinin hatalı olduğunu, davacıya verilen kusur oranının ise az olduğunu, rücu davasında yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkili şirketin %50 oranında kusurlu bulunduğunu, kabul edilmemekle birlikte, eldeki dosyada %70 kusurlu bulunmasının bilirkişilerin kusur oranlarını somut verilere değil faraziyelere dayanarak belirlediğini gösterdiğini, sigortalılık süresinin hatalı tespit edildiğini, fiilen çalışmaya devam eden davacının aktif dönemde herhangi bir zararının bulunmadığını, ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunulmasına rağmen bu hususun Mahkemece değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Davacılar vekilinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin davacı kazalı için 1.374.226,79 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, eş için 200.000,00 TL manevi, çocuk için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı kazalının maddi tazminat isteminin kabulüne, kazalı lehine 50.000,00 TL, eş lehine 30.000,00 TL, çocuk lehine 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 29.01.2024 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
2. Davacılar vekilinin davacı kazalının maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile Mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. Aksi halde temyiz talebinin kötü niyetle yapıldığı kabul edilir. Kötü niyetle temyiz, davanın gereksiz yere uzamasına ve yargı organlarının yersiz meşgul edilmesine yol açar. Somut olayda, davacılar vekilin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvururken davacı kazalı lehine hüküm altına alınan maddi tazminat tutarına ilişkin bir itiraz ileri sürmediği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, davacı kazalı lehine hüküm altına alınan maddi tazminat tutarında kazalı aleyhine bir değişiklik olmadığı dikkate alındığında davacılar vekilinin davacı kazalı lehine hüküm altına alınan maddi tazminat tutarına karşı temyiz yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacılar vekilinin davacı kazalının maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Temyiz incelemesine konu eldeki davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu, zaman aşımının tüm alacaklar yönünden dava tarihi itibariyle kesildiği, bu haliyle davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden zaman aşımının söz konusu olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davalının zamanaşımı def'i konusunda bir değerlendirme yapılmamış olması bozma nedeni olarak görülmemiştir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından davalı vekilinin davacılar lehine hüküm alınan manevi tazminat tutarlarına yönelik bir istinaf nedeni ileri sürmediği halde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilen davalı aleyhine istinaf karar harcı yüklenirken manevi tazminatın da harç hesabında dikkate alındığı anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davacılar vekilinin davacı kazalının maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2. Davalının temyiz itirazları yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının davalıdan alınması gereken istinaf karar harcına ilişkin 3 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "3-Alınması gereken 93.873,43 TL istinaf karar harcından peşin alınan 25.261,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 68.611,93 TL'nin davalıdan tahsili ile hazine gelir kaydına," ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Davalı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL. Duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.