Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11583 E. 2025/7403 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11583
- Karar No
- 2025/7403
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1528 E., 2024/1712 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/592 E., 2023/855 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.04.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu davacının sürekli iş göremezliğe uğradığını, davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunduğunu, davalı işverenlerin mevzuattan kaynaklanan yükümlüklerini ihmal ederek tam kusurlu davrandığını, müvekkiline kaza nedeniyle yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını belirterek 3000.TL maddi tazminatın olay tarihinden faiziyle tahsilini talep etmiş, birleşen dava ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiştir. Davacı vekili 24.4.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminata ilişkin talebini 58.042.20 TL olarak arttırmış, 14.11.2023 tarihli dilekçe ile de Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra alınan hesap raporuna göre maddi tazminat talebini 504.728,64 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... .... Hiz. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; kazada müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, kapıda herhangi bir arıza söz konusu ise bundan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin kendi kontrolü dışındaki işyerindeki kapı arızasını bilmesinin ve tedbir almasının mümkün olmadığını, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Ticaret Bakanlığı Halkalı Gümrük Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Halkalı Gümrük Müdürlüğü'nün ve bakanlığın asıl işveren sıfatı bulunmadığını, davanın husumetten reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... Ticaret İşletmeleri A.Ş., cevap dilekçesinde; davacı işçinin müvekkili şirketin işçisi olmadığını, alt işveren ... .... Ltd. çalışanı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince de davacının iş güvenliğinden alt işveren ... .... Ltd.'nin sorumlu olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini ifade etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosya ve birleşen 2017/408 Esas, 2017/301 Karar sayılı dosyaları yönünden; "açılan davaların kısmen kabul kısmen reddi ile; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Halkalı Gümrük Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... lehine 10.11.2023 tarihli hesap bilirkişi raporu ile tespit edilen 504.728,64TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.05.2016 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Güvenlik Hizm. Ltd. Şti. ve Gümrük ve Turizm İşletmeleri Tic. Aş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2019/325 Esas, 2019/285 Karar sayılı dosyaları yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 25.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Güvenlik Hizm. Ltd. Şti. ve Gümrük ve Turizm İşletmeleri Tic. Aş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Tic. A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların kusur durumunun tespiti için aldırılan 15.11.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; kazanın meydana gelmesinde davalılar Gümrük ve Turizm İşletmeleri A.Ş., ile ... Güvenlik Şirketinin müştereken ve müteselsilen toplam %75 oranında kusurlu olduklarının (bu kusurun % 40 kısmının davalı ...Ş:, ye ait olduğunun ve %35'lik kısmının ise davalı ... Şirketine ait olduğunun, kazalı ...'un %25 oranında kusurlu olduğunun ve davalı ... Ticaret Bakanlığı Halkalı Gümrük Müdürlüğünün herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirlendiği, davacının ... Güvenlik Hizmetleri Şirketinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, olay tarihi olan 01.05.2016 tarihinde iş yeri girişinde bulunan raylı kapıyı eli ile kapatmaya çalıştığı sırada kapının yerinden çıkarak üzerine devrilmesi sonucu vücudunda kırıklar oluşacak şekilde yaralanmak suretiyle iş kazası geçirdiği, davalı ... Şirketinin diğer davalı şirkete güvenlik hizmeti verdiği, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, dosya içeriği ile alınan bilirkişi raporunda davalılar ve davacı yönünden belirlenen kusur oranlarının işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına, dosya içeriğine uygun olduğu, davalı şirket vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, SGK İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü nün meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespitine ilişkin 09.11.2016 tarihli sağlık kurulu kararında; davacının sürekli iş görmezlik derecesinin % 18 olarak tespit edildiği ve kontrol muayenesinin gerekmediğine karar verildiği, davacının olay nedeniyle duyduğu manevi ızdırap ve sürekli malül kalması, tedavi aşamasında yaşadığı bedensel acılar, ruhsal sıkıntılar ve tarafların kusur durumları, olayın oluş şekli, maluliyet oranı, olay tarihinden bu yana işleyecek faiz oranları ve tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında mahkemece bu ilkeler göz önünde bulundurularak takdir edilen manevi tazminat miktarının makul ve dosya içeriğine uygun olduğu, bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından önce verilen mahkemenin 08.07.2019 tarihli 2016/594 Esas 2019/503 Karar sayılı kararında; 58.042,20 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Güvenlik Şirketi ve Gümrük ve Turizm İşletmeleri Tic A.Ş., den müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yine birleşen dava yönünden 20.000 TL manevi tazminatın birleşen dava tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davacı tarafça mahkemenin anılan kararı ile lehlerine hükmedilen maddi tazminat yönünden istinaf yasa yoluna başvurulmadığı, bu nedenle hükmedilen maddi tazminat miktarının davalı işveren bakımından usuli kazanılmış hak oluşturduğu, davalılar vekilinin bu yönden istinaf itirazının yerinde olduğu, mahkemece bu husus göz ardı edilerek davacı işçi lehine ilk kararda hükmedilen maddi tazminattan fazla maddi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bu yönden mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekillerinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ,davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Esas dosya ve Mahkemenin birleşen 2017/408 Esas, 2017/301 Karar sayılı dosyaları yönünden; açılan davaların kısmen kabul kısmen reddi ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Halkalı Gümrük Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... lehine 10.04.2019 tarihli hesap bilirkişi raporu ile tespit edilen 58.042,20 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.05.2016 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Güvenlik Hizm. Ltd. Şti. ve Gümrük ve Turizm İşletmeleri Tic. Aş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Mahkemenin birleşen 2019/325 Esas, 2019/285 Karar sayılı dosyaları yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 25.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Güvenlik Hizm. Ltd. Şti. ve Gümrük ve Turizm İşletmeleri Tic. Aş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; usuli kazanılmış hak ilkesinin amaç ve sınırlarının aşıldığı, davacının yargılamanın uzamasına hiçbir şekilde sebebiyet vermediği gibi bir an önce tazminat alacağına kavuşmak amacıyla ilk kararın istinaf edilmediği, davacının hiç bir etkisi olmayan nedenlerle yargılamanın uzadığı, somut olayda usulü kazanılmış hak ilkesi yanlış uygulanarak davacının 10.11.2023 tarihinde 504.728,64 TL güncel maddi zararı yerine 10.04.2019 tarihinde hesaplanan zararı olan 58.042,20 TL’ye hükmedildiği, asgari ücret artışının kamu düzenine ilişkin olup usuli kazanılmış hakkın istisnası olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/592 Esas kararında belirtilen maddi tazminat yönünden onanmasına ve manevi tazminat miktarının caydırıcı olabilecek nitelikte yüksek miktara hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.