Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11499 E. 2024/12395 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11499
Karar No
2024/12395
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/160 E., 2024/352 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.08.2002-12.12.2015 yılları arasında davalı şirkette kesintisiz olarak çalıştığını, ancak sigorta çalışma sürelerinin eksik gösterildiğini, bu durumun müvekkilini maddi açıdan kayba uğrattığını ve emekliliğinin gecikmesine sebebiyet verdiğini beyanla davanın kabulü ile müvekkilinin belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.08.2002 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi kesintisiz çalışmadığını, zaman zaman, günlük yevmiye usulü, gerek iş gerektirdiğinde, ihtiyaç olduğunda ya da davacı çalışmak istediğinde çalıştığını, şirketin salça üretim işi yaptığını, salça üretim işinin, sezon diye tabir edilen yoğun döneminin Ağustos ve Eylül olduğunu, yoğun sezon döneminde, ihtiyaç olduğunda davacı da dahil kimi vasıfsız işçileri aramakta, çalışmak isteyene günlük yevmiye vermekte ve işin niteliğine göre çalıştırdığını, davacının da her yaz dahi çalışmadığını, kimi zaman çağrıldığı halde işbaşı yapmadığını,günlük yevmiye usulü çalışıldığını, açılan davanın mesnetsiz ve haksız olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı taraf özetle, işveren nezdinde 01.08.2002-12.12.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, ancak söz konusu bu çalışması ile ilgili olarak müvekkili Kurum nezdinde eksik bildirimde bulunulduğunu belirterek hizmet süresinin tespitini talep etmiş ise de Kurumun mevcut kayıtlarının tetkikinden davacının işveren adına tescilli ... sicil numaralı işyerinde 25.08.2005-09.09.2006 tarihleri arasında ve parçalı çalışmasının bulunduğu, bunun haricinde başkaca çalışma kaydının mevcut olmadığının anlaşıldığını, bu anlamda dava dilekçesi konu taleplerini doğrulayacak nitelikte herhangi bir belge ve emareye rastlanılmamış olduğunu, açılan davanın kabulüne olanak bulunmadığını, davacının işveren adına tescilli ... sicil numaralı işyerinde 25.08.2005-09.09.2006 tarihleri arasında geçen çalışması incelendiğinde çalışmasının kesintisiz olmadığını, nitekim 25.10.2005-08.09.2006 tarih aralığında davacının çalışmasının kesintiye uğradığının görüldüğünü, işverenin faaliyet konusunun salça ve konserve imalatına münhasır olması, söz konusu işin mevsiminde toplanan sebzelerin işlenmesi sureti ile yapılmakta oluşu dolayısı ile işletmenin çok büyük bir bölümünde yıl boyu kesintisiz çalışmayı gerektirecek bir üretim tarzının bulunmaması da dikkate alındığında davacının bu kabil işletmelerin hemen hemen tamamında görüldüğü üzere İş Kanun'un 14. maddesi kapsamında çağrı üzerine çalışma veya mevsimlik iş kapsamında çalıştığının ortada olduğunu, bu bakımdan davacı tarafın kesintisiz çalışma iddiasına tereddütle yaklaşılması gerektiği gibi halihazırda müvekkili Kurum kayıtlarında gözüken ve 25.08.2005-09.09.2006 tarihleri arasında olmak üzere toplam 64 günden ibaret olan prime esas hizmet süresi haricinde işveren nezdinde başkaca çalışmasının bulunup bulunmadığı, işe giriş tarihi ve çalışmasının mevsimlik veya çağrı üzerine çalışma niteliğinde olmayıp belirsiz süreli iş akdine istinaden sürüp sürmediği hususunda ispat külfetinin münhasıran davacıya ait olduğunu, her ne kadar dava dilekçesi ekinde bir kısım sigorta primi ödeme belgeleri ibraz edilmiş ise de sırf prim ödenmesi sigortalılık için gerekli ve zorunlu olan hizmet akdine dayalı, fiili çalışmanın varlığını ispata yeterli olmadığını beyanla hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece, “...Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, kabul edilen hizmet sürelerinde davacının hangi ay kaç gün çalıştığı, ay be ay açıkça belirlenerek hüküm kurulması gerekirken infaza elverişsiz şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " gerekçesi ile karar bozulmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Mahkeme kararlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde tanımlanan unsurları taşıması ve kararda taraf isimlerinin doğru bir biçimde gösterilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya incelendiğinde; hükmü temyiz eden Sosyal Güvenlik Kurumunun davanın açılış tarihi itibariyle karar başlığında taraf sıfatının "fer'i müdahil" olarak gösterilmesi gerekirken "davalı" olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; İlk Derece Mahkemesi karar başlığında Sosyal Güvenlik Kurumunun "davalı" olarak gösterilen taraf sıfatının silinerek, yerine "fer'i müdahil" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11499, K. 2024/12395, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-11499-e-2024-12395-k-14e0df8dc3bf