İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/338 E. 2025/401 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/338
- Karar No
- 2025/401
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/338 Esas - 2025/401 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/338 Esas KARAR NO : 2025/401 BAŞKAN : ...... ÜYE : ...... ÜYE : ...... KATİP : ...... DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : 1- ...... VEKİLLERİ : Av. ...... Av. ...... Av. ...... DAVALI : 2- ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : 3- ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALILAR : 4- ...... 5- ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2000 KARAR TARİHİ : 19/06/2025 KARAR Y. TARİHİ : 25/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...... yüksek faiz verdiğini, bu nedenle müvekkilinin bankaya para yatırmak istediğini, banka yetkililerinin yönlendirmesi ile parasını ... bankasına yatırdığını, bu bankanın devlet güvencesi altında olduğunu bildiğini, daha sonra bankanın ......'ye devredildiğini öğrendiğini, parasının davalı ... Tarafından alınarak ... gönderildiğini, paranın geri dönmediğini bu nedenle bankanın sorumlu olduğunu, kendisinin parasının ... hesabına aktarıldığını bilmediğini, paranın aslında davalı bankada kaldığını, hiç ... hesabına aktarılmadığını belirterek 510.000.000 TL nin davalılardan davalı bankaya ...'nin el koyduğu tarihten itibaren mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... 05/02/2001 tarihli cevap dilekçesinde; davalının parasını ......'ta faaliyet gösteren tüzel kişiliği bulunan ...... bankası Ltd. Şti'ne ... ... aracılığı ile yatırdığını, davanını parasını yatırdığı bankanın ...'de olduğundan davacının davasını ...'de açması gerektiğini, ayrıca ...'in banka yönetim kurulu üyesi olduğunu bankanın 31.8.2002 tarihi itibarı ile ...... geçtiğini yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin ... nin kurucusu ve hissedarı olmadığını kendisine bu nedenle de husumet düşmeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde husumet ve yetki itirazında bulunduğu gibi müvekkilinin borcu bulunmadığım iddia edilen işlemlerle ilgili sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davalı ... A.Ş nin tüzel kişiliğinin devam ettiğini husumetin yanlış yöneltildiğini, bu nedenlerle fonun ancak bir bankanın mevduat kabul etme ve bankacılık işlemlerini yapma izni kaldırıldıktan sonra kanun ve mevzuat gereği sigorta kapsamındaki tasarruf mevduatı hesap sahiplerine ödeme yapabileceğini, davacının hesabının of share olup dava konusu hesabın tasarruf mevduatı niteliği bulunmayan hesap olması nedeni ile tasarruf mevduatı sigorla fonundan bu alacağın talep edilmesinin mümkün olmadığını, fonun bu tür kapsam dışı hesaplara ödeme yapmasının imkansız olduğunu belirterek bütün bu nedenlerden davanın reddini islemiştir. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki husumet ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davanın ......'da açılması gerektiğini, ayrıca bankanın ...'ye devredildiğini beyan ederek davanın husumet yokluğundan reddini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının ... şubesine mevduat hesabı olarak yatırdığı davaya konu paranın bu bankaca dava dışı ......'nde bulunan ... Ltd. Şti hesabına havale edildiği, sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesi ile bankaca ödenmediği iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce daha önce yapılan yargılama sonucu ......, sayılı karar ile ... hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, davalı ... A.Ş, (... T.A.Ş, ..., ... ve davalı yönetim kurulu üyesi ...) hakkında dava açmak için bu aşamada şartları oluşmadığından davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın temyizi üzerine ......, sayılı ilamı ile mahkememiz kararının bozulduğu anlaşılmıştır. ...... sayılı ilamında; "Mahkemece verilen 12.06.2003 tarihli karar davacı tarafından 07.03.2023 tarihinde tebliği istenmiş, taraflara tebliği üzerine davacı vekili tarafından 09.03.2023 tarihinde temyiz edilmiştir. Davalı ... vekili temyize cevap dilekçesinde on yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle hükmün zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Hüküm tarihi ile taraflara tebliğ tarihi arasında on yıldan fazla süre geçmiştir. Zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi gereğince hüküm, verildiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğrar. ... 'nun 11.04.1940 tarihli ve ....... sayılı kararı uyarınca mahkeme, verilen hükmü kendiliğinden değiştiremez. İlam zamanaşımına uğramış olsa bile temyiz edilip ... tarafından bozulmadıkça davayı tekrar ele alıp zamanaşımı nedeniyle reddedemez. Bu itibarla Mahkemece davalı şirketin ilam zamanaşımı itirazları gözetilerek yeniden hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozularak iade edilmiştir. Mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. ...'nca yapılan bozma kararı ile davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile mahkememizce tüm davalılar yönünden verilen karar bozulmuştur. ... Hukuk Genel Kurulu'nun ...... ve 25.04.2018 tarihli kararına göre, bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonra bozmaya uyulması halinde Mahkemece HMK’nın 297’nci maddesinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmesi zorunludur. Bu sebeple mahkememizce tüm davalılara yönelik tahkikat aşaması tamamlanarak karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 135 inci maddesinin ikinci fıkrasında; "Müruru zaman katedilmiş olunca katıdan itibaren yeni bir müddet cereyan etmeğe başlar. Borç bir senette ikrar edilmiş veya bir hüküm ile sabit olmuş ise yeni müddet daima on senedir." düzenlemesi mevcuttur. Mahkememizce ilk yapılan yargılamada kararın 12/06/2003 tarihinde verildiği, davacı tarafından 07/03/2023 tarihinde kararın tebliğinin talep edildiği ve davacı tarafından 09/03/2023 tarihinde temyiz edildiği, hükmün tarihi ile temyiz tarihi arasında 10 yıldan fazla süre geçtiği, 818 sayılı TBK 135 maddesi uyarınca Mahkememiz ilamının zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiş; davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden de ilam zamanaşımının gerçekleştiği ve kararın da sadece davacı vekili tarafından temyiz edildiği buna göre mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilmesiyle, hükmü temyiz eden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir (Emsal ... Dairesi'nin 30/05/2022 tarih, ...... sayılı kararı) HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2-Yargılamanın önceki aşamalarında Harç Tahsil Müzekkeresi yazılıp yazılmadığının tespiti mümkün olmadığından, alınması gerekli 615,40TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kayda, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına; 4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesine müteakip talep edene iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde ... temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 19/06/2025 Başkan ...... e-imza Üye ...... e-imza Üye ...... e-imza Katip ...... e-imza