Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11374 E. 2025/9556 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11374
- Karar No
- 2025/9556
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/223 E., 2024/611 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2014/189 E., 2022/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, eski eşi .. babasının yaşlı ve bakacak kimsesi olmadığı için kayın pederinin .. bu evde torunu ile birlikte oturmasına izin verildiğini, eski eşinin de zaman zaman bu evde kaldığını, davacının kızına yardım için bu eve zaman zaman gittiğinde eski eşinin aynı sitede de evi olan arkadaşı .. .. yanında kaldığını, bu kısa süreli görüşmelerin fiili birliktelik olarak kabul edilemeyeceğini beyanla davalı Kurumca davacıya emekli aylığının ödenmemesi ve sağlık güvencesinden yararlanmasının engellenmesi şeklindeki işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2013/310 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; Kurumları tarafından muvazaalı boşanma nedeniyle davalıya yapılan toplam 41.462,53 TL yersiz ödemenin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2021/108 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; tarafların aynı olması, arada hukuki ve fili irtibattan dolayı tensiple birlikte Erdemli 1. Asliye Hukuk ( İş ) Mahkemesinin 2014/189 - E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalıya yapılan toplam 3.358,96 TL yersiz sağlık giderinin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın kısmi açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını davanın esasına Kurumca yapılan incelemenin somut dayanaklarına ilişkin işlem dosyasının celbini, yerleşim yerinin saptanmasına ilişkin gerekli belgelerin getirtilmesini, buna göre davacı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunun tespitini, talebin net olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Birleşen 2013/310 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisine bağlanmış olan aylığın kesilme sebebinin kötüniyetli kişilerce yapılmış şikayette belirtilen birlikte yaşama olgusunun gerçekte bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen 2021/108 Esas sayılı dava dosyasında davalı taraf cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin 2014/189 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın reddine, Mahkemenin birleşen 2013/310 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın kabulü ile birleşen dosya davacısı SGK tarafından 01.11.2008 ile 31.05.2013 tarihleri arasında birleşen dosya davalısı ...’a yapılan 41.462,53 TL’nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya davalısı ...’dan alınrak birleşen dosya davacısı SGK’ya verilmesine, Mahkemenin birleşen 2021/108 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının boşandığı eşi ile eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmediğini, 19.09.1996 yılında eşinden boşanan müvekkilinin, boşanmalarından 12 yıllık uzun bir süreden sonra SGK'dan yetim aylığını talep etmesinin boşanmanın ölüm aylığı almak için gerçekleştirilmediğinin en önemli kanıtı olduğunu, SGK tarafından bağlanan ölüm aylığının kesilebilmesi için ön koşul olan, boşanmanın ölüm aylığı almak için gerçekleştirilmesi ve boşanma hakkının bu amaçla kötüye kullanılması olduğundan aradan geçen uzun süre de baz alındığında somut olayda bu koşulun hiçbir şekilde gerçekleşmediğini, müvekkil ve eski eşi ile husumetli bulunan ve aralarında kesinleşmiş bir ceza dava dosyası olan şikayetçi ve tanık beyanları dışında dosyada başkaca somut delilin bulunmadığını iddia etmiş, kamu tanığı olan muhtar ...'in 02.04.2015 tarihli duruşmadaki beyanı ile Bağlar Polis Merkezi Amirliği tarafından tanzim edilen 15.08.2017 tarihli Raporu ve ''Sigortalı Lehine Yorum İlkesi ile Sosyal Güvenlik Hakkı'' da göz önüne alındığında, asıl dava yönünden verilen davanın reddine dair usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl dava boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine, birleşen davalar ise davacı-birleşen davalarda davalı sigortalıya yapılan yersiz ödeme ve sağlık harcamaları yönünden alacak istemine ilişkindir.
A) Asıl dava yönünden davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Birleşen 2013/310 Esas sayılı dava yönünden davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre birleşen 2013/310 Esas sayılı davada uyuşmazlık konusu edilen Kurum alacağının 41.462,53 TL'si tutarında olup karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacı-birleşen davada davalı vekilinin Mahkemenin birleşen 2013/310 Esas sayılı dosyasına yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazının reddine, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.