Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10893 E. 2024/13737 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10893
Karar No
2024/13737
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1479 E., 2024/1828 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/234 E., 2022/154 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun 16.11.2012 tarih ve 65.811.408 sayılı işleminin iptaline, davacının maaşının Cumhurbaşkanlığı emeklilik aylığına endekslenmemesi sebebiyle yoksun kaldığı para kaybının 16.07.2012 tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; 15.05.1999-14.11.2002 tarihleri arasında 3 yıl 6 ay milletvekilliği bulunan davacı adına 6270 sayılı Kanun kapsamında 15.02.2012-14.07.2012 tarihleri arasında 5 ay prim ödemesi yapıldığı ve davacıya 15.07.2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinin c bendine göre yaşlılık aylığı tahsis edildiği, Kanun'un 43 üncü maddesinde belirtildiği üzere en az 2 yıl süreyle Başbakanlık Müsteşarı emsal alınarak sigorta primi veya geçici 4 üncü madde kapsamında emekli keseneği ile Kurum karşılığı ödemesi bulunmadığı gibi Geçici 38 inci maddenin uygulama yerinin de olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine, 17.01.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.01.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 01.03.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6270 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile eklenen 6 ve devam eden fıkraları ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 38 inci maddesi ile bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10893, K. 2024/13737, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-10893-e-2024-13737-k-fb3ed35da47d