Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10831 E. 2024/12866 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10831
- Karar No
- 2024/12866
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2505 E., 2023/2984 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/65 E., 2023/8 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen malullük aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığının kesildiği tarih itibariyle bağlanması ve itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin serbest muhasebeci olarak çalıştığını, 17.07.2009 tarihinde Antalya Vergi Dairesi Başkanlığına (Gelir ve Kurumlar Vergiler Müdürlüğü) sakatlığından dolayı sakatlık indiriminden yararlanmak istediğini belirttiğini, ... 21.07.2009 tarihli 3.044 numaralı raporuna göre müvekkilinde %51 vücut fonksiyon kaybı oranı tespit edildiğini, bu raporun geçerlilik süresinin sürekli olduğunu, bu raporun Merkez Sağlık Kurulunca incelendiğini, çalışma gücünün %51'ini kaybettiğinin tespit edildiğini, bundan dolayı rapor tarihinden (21.07.2009) başlamak üzere (21.07.2010) tarihine kadar 193 sayılı Vergi Kanunu'nun 4842 sayılı Kanun'la değişik 31. maddesine göre üçüncü derece sakat hizmet erbabı için tespit edilmiş olan sakatlık indiriminden faydalanması gerektiği kanaatine varılarak aylık bağlandığını, ... Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 42031082(IV) 7546931 sayılı yazısında 2105188989 tahsis numaralı müvekkilinin emekliliğine esas almış olan rapora göre engellilik indirimden yararlanma hakkı olduğuna karar verildiğini ancak müvekkilinin rapor aldığı tarihten bu yana kontrol muayenesine gitmeyerek yaşlılık aylığı almaya devam ettiğinin belirtildiğini, Denizli ili Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Denizli Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu ... işlem nolu 28.06.2016 tarihli raporuna göre müvekkile konulan teşhisin hipotiroidi+ hipertansiyon+varis olduğunu, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranın %35 (yüzde otuzbeş) olarak tespit edilmiş olduğunu, raporun geçerlilik süresinin 1 yıl olduğunu, müvekkile 03.05.2016 tarihinde tebliğ edilen ... Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 42031082(IV) - 2/5188989 sayılı yazısında 26.05.2016 tarihli ve ... sayılı Müfettişlik İnceleme - Soruşturması sonucunda müvekkile ödenen yaşlılık aylığının 17.07.2010 tarihinden itibaren durdurulduğunu belirtildiğini, müvekkilinin yaptığı sakatlık indirimi ile emeklilik başvurusu neticesinde Kurumca gerekli araştırma yapıldığını ve emekliliğe hak kazandığının tespit edildiğini, emekliliğe hak kazanıp aylık bağlanıp bundan bir yıl sonra yapılan aylık durdurma işleminin herhangi bir dayanağının bulunmadığını, Denizli Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu ... işlem no.lu 28.06.2016 tarihli raporuna göre Müvekkilin özründe gösterilen azalma doğru olmadığını, ... 21.07.2009 tarihli 3.044 numaralı raporuna göre konulan tanının hipertansiyon+ iki taraflı lenfotik obstrüksiyon olduğunu, müvekkilinde %51 (yüzde ellibir) vücut fonksiyon kaybı oranı tespit edildiğini, verilen bu raporun geçerlilik süresinin ise sürekli olduğunu, sonraki raporda ise bu raporun gözardı edildiğini, bunun sonucunda müvekkilin aylığı kesildiği için zor durumda kaldığını belirterek müvekkiline 03.05.2016 tarihinde tebliğ olan Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 42031082(IV) - 2/5188989 sayılı yazısında müvekkile ödenen yaşlılık aylığının 17.07.2010 tarihinden itibaren durdurulduğuna dair kararın iptaline, haksız yere davalı Kurumca kesilen birikmiş olan ve devam eden müvekkilinin emekli aylığının ödenmesinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum vekili; davalının Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunca Antalya Devlet Hastanesinden almış olduğu 21.07.2009 tarih 3044 sayılı Sağlık Kurulu raporu dikkate alınarak 21.07.2009 tarihinden itibaren 1 yıl vergi indiriminden faydalanmasına karar verildiği ve sigortalının 29.09.209 tarihinde vergi indiriminden yararlanma hakkından faydalanarak emekliliğe başvurduğunu 01.10.2009 tarihinden başlamak üzere aylığının bağlandığının anlaşıldığını, Kurum müfettişlerince yürütülen, inceleme - soruşturma kapsamında, davalı sigortalının rapor tarihi olan 21.07.2009 tarihinden itibaren 1 yıl sonra hastaneye sevkinin uygun görüldüğü, 21.07.2010 tarihinden sonra vergi indiriminden yararlanması için kontrol muayenesine girmesi gerektiği halde davalı sigortalının bu tarihten itibaren kontrol muayenesine gitmeyerek yersiz yaşlılık aylığı almaya devam ettiğinin tespit edildiğini, davalıya 17.05.2011 ile 17.06.2016 tarihleri arasında ödenen 65.539,10 TL'nin yersiz olarak ödendiğinin tespit edildiğini, borcun tahsili için Kurum tarafından davalıya borç ödenmediğinden, 9. İcra Müdürlüğünün 2017/4138 Esas ile icra takibi açıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz ile takibin durduğunu, davalı tarafından Kurum işleminin iptali için Antalya 1. İş Mahkemesinin 2018/102 Esas dosyasıyla dava açıldığını belirterek, Antalya 9. İcra Müdürlüğünün 2017/4138 Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, Antalya 1. İş Mahkemesinin 2018/102 Esas dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunca, Antalya Devlet Hastanesinden almış olduğu 21.07.2009 tarih 3044 sayılı Sağlık Kurulu Raporu dikkate alınarak 21.07.2009 tarihinden itibaren 1 yıl vergi indiriminden faydalanmasına karar verildiği ve sigortalının 29.09.2009 tarihinde vergi indiriminden yararlanma hakkından faydalanarak emekliliğe başvurduğu 01.10.2009 tarihinden başlamak üzere aylığının bağlandığını, 21.10.2015 tarihli görev emrine istinaden müfettiş ... tarafından yürütülmekte olan inceleme-soruşturma kapsamında davacı sigortalının dosyasının incelenmiş olduğunu; adı geçen davacı sigortalının rapor tarihi olan 21.07.2009 tarihinden itibaren bir yıl sonra hastaneye sevkinin uygun görüldüğünü, 21.07.2010 tarihinden sonra vergi indiriminden yararlanması için kontrol muayenesine girmesi gerektiği halde davacı sigortalının bu tarihten itibaren kontrol muayenesine gitmeyerek yersiz yaşlılık aylığı almaya devam ettiğini müfettiş ... tarafından tespit edilmiş olduğu ve Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 02.05.2016 tarih, 5806335 sayılı yazısı ekinde bulunan müfettiş ...’e ait 18.04.2016 tarih ve 5806335 sayılı inceleme soruşturma yazısına istinaden 11.05.2016 tarih 6912890 sayılı Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkalığı yazısında, tespit edildiği belirtilen hususlardan dolayı yaşlılık aylığının durdurulmasını talimatlandırıldığını, Antalya SGK İl Müdürlüğüne gelen talimatın uygulanarak davacının aylığının durdurulduğunu ve davacı sigortalının adresine bilgi yazısı gönderilmiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasal prosedür izlenerek düzenlenen raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporundaki mütalaada, aylık kesilme tarihi olan 21.07.2010 tarihi ile ilgili ayrıntılı muayene bulgularının mevcut olmadığı, bu tarihteki maluliyeti ile ilgili yorumun yapılamadığı, 28.06.2016 tarihli raporunda hipertansiyon, hipotiroidi ve venöz yetmezlik tanıları ile verilen %35 oranının uygun olduğu bildirilmiş, davacının 21.07.2010 tarihi ile ilgili ayrıntılı muayene bulgularının bulunmamasının kendi ihmaliyle, çağrılmasına rağmen muayene olmaması nedeniyle meydana geldiği dikkate alınarak, maluliyet oranının % 35 olduğu esas alınmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen Antalya 1. İş Mahkemesinin 2021/36 E. sayılı SGK'nın itirazın iptaline dair davasının kabulü ile davalı - karşı davacı Kurum tarafından davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2021/56916 Esas (eski Antalya 9. İcra Müdürlüğünün 2017/4138 E.) sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacı - karşı davalıdan alınarak davacı - karşı davalı SGK'ya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını, yetersiz ve eksik inceleme ile karar verildiğini, Kurum işlemlerinin çelişkiler içerdiğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Kurum kayıtları, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu Raporu, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu Raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; maluliyet oranının % 35 olduğu yönündeki İlk Derece Mahkemesi değerlendirmesinde herhangi bir hata bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının maluliyet oranının % 40'ın altında kalması nedeniyle maluliyeti nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin de mevzuata uygun bulunduğu tespit edilmiş, açıklanan nedenlerle; dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davalı Kurumun, davacının maluliyeti nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine yönelik işleminin iptali ile davacıya yeniden aylık bağlanması, ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine, birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 24, 25, 95 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme Davaya konu somut olayda; davacıya 29.09.2009 tarihli tahsis talebine istinaden %51 engellilik oranına göre vergi indirimi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının rapor tarihi olan 21.07.2009 tarihinden itibaren 1 yıl sonra hastaneye sevkinin uygun görüldüğü, 21.07.2010 tarihinden sonra vergi indiriminden yararlanması için kontrol muayenesine girmesi gerektiği halde davacının bu tarihten itibaren kontrol muayenesine gitmeyerek yaşlılık aylığı almaya devam ettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişliğince yürütülen inceleme-soruşturma kapsamında yapılan sevk sonucu Gelir İdaresi Başkanlığının 05.08.2016 tarih 4327062 sayılı yazısında engel oranı'nın %40'ın altında (%35) kaldığı, buna istinaden engellilik indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığı tespit edildiğinden, yaşlılık aylığı durdurularak, 31.08.2016 tarih ve 11751245 sayılı Müfettiş talimatına istinaden zaman aşımı süresi de dikkate alınarak 17.06.2011-17.06.2016 dönemleri arasında yersiz ödenen aylıkların borç çıkartıldığı ve davacı (karşı davalı) hakkında icra takibi yapıldığı, davalının (karşı davacının) takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu, SGK tarafından açılan itirazın iptali davasının açılarak eldeki davayla birleştirildiği, yargılama esnasında alınan Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulunun raporundaki mütalaada, aylık kesilme tarihi olan 21.07.2010 tarihi ile ilgili ayrıntılı muayene bulgularının mevcut olmadığı, bu tarihteki maluliyeti ile ilgili yorumun yapılamadığı, 28.06.2016 tarihli raporunda hipertansiyon, hipotiroidi ve venöz yetmezlik tanıları ile verilen %35 oranının uygun olduğu belirtilmiş Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Asıl dava yönünden davacının aylık şartlarını haiz olmadığı rapordan açıkça anlaşıldığından ret kararının yerinde olduğu, birleşen dava yönünden ise Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulunun raporundaki mütalaada, aylık kesilme tarihi olan 21.07.2010 tarihi ile ilgili ayrıntılı muayene bulgularının mevcut olmadığı, bu tarihteki maluliyeti ile ilgili yorumun yapılamadığı, 28.06.2016 tarihli raporunda hipertansiyon, hipotiroidi ve venöz yetmezlik tanıları ile verilen %35 oranının uygun olduğu belirtilmiş olması karşısında muayene bulgusu mevcut olmadığından maluliyete ilişkin yorum yapılamadığı tespiti karşısında davacı aleyhine değerlendirme yapılmasının mümkün olamayacağı dolayısıyla davacı aleyhine yersiz ödeme adı altında borç çıkarılamayacağı birleşen davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla bozmayı gerektirmektedir. O hâlde, asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.