Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10651 E. 2024/12878 K. – Kurum İşlemin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10651
- Karar No
- 2024/12878
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/93 E., 2024/418 K. KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davaya konu uyuşmazlık hususunda İdari Yargı görevli olduğundan yargı yolunun caiz olmaması yönünden açılan davanın usulden reddine karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili, müvekkillerinin ... plakalı ticari taksi ile alakalı olarak basit usulde vergiye tabi olduklarını, müvekkilleri adına Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezine re'sen iş yeri tescili yapıldığını, ... isimli çalışan için 19.07.2009 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmesini 2009/12, 2010/1-11 aylar için 2000 TL üzerinden ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenilmesinin istenildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemde ...'in tek taraflı beyanlarına itibar ederek tutanak tutulduğunu ve re'sen oluşturulan iş yeri tescil işleminin iptalini ve çıkarılan idari para cezasının iptalini Kurum işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan işlemin yerinde olduğu ve davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.07.2014 tarihli ve 2013/795 E.,2014/350 K. sayılı kararı ile Davanın kısmen kabulü ile a- ... adına geriye dönük düzenlenen 2009/12 ve 2010/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10 dönemleri için ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline,
b- ... için işe giriş bildirgesinin resen düzenlenmesi ve işyeri tescilinin resen düzenlenmesi sebebiyle kurumca düzenlenen idari para cezasının iptaline ilişkin talebin reddine,
c- ... adına 2010/11 inci dönem için ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmesine ilişkin işlemin iptali talebinin reddine,
d- Sigorta primine esas kazanç miktarının asgari ücret üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1-Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
(Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 11.02.2016 tarih ve 2015/17941 E., 2016/1635 K. sayılı kararında; "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Kurumca SGK denetmenleri tarafından tanzim edilen 31.01.2011 tarihli rapora dayanarak; 03.03.2011 tarihinde res'en işyeri tescilinin yapıldığı ve ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmemesi ve süresinde verilmemesinden ötürü idari para cezası uygulandığı ve 19.260,00 TL idari para cezasının ödenmesi hususunun 20.04.2011 tarihli yazısı ile talep edildiği, ancak bu yazının ne zaman davacıya tebliğ edildiği ve davacının itirazının olup olmadığı hususlarında herhangi bir evrakın dosya içinde olmadığı, bu hususta bilgi ve belgelerin gönderilmesi için mahal mahkemesine geri çevrilmişse de; Kurumdan net bir cevap alınamadığı anlaşılmaktadır.
Geri çevirme kararı doğrultusunda; Kurum, davacılar adına tahakkuk ettirilen idari para cezasına ilişkin yazının 28.04.2011 tarihinde davacılar tarafından elden tebliğ alındığı, 11.05.2011 tarihli dilekçeleri ile 6111 sayılı Kanun uyarınca borçlarını yapılandırdıkları ve herhangi bir itirazlarının olmadığı bildirilmiştir.
506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 7 ve 8 inci fıkralarında “Değişik fıkra: 29.07.2003 - 4958 S.K./37. md.) fiilen veya iş yeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca resen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir.
İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz tahsilatı, durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili Mahkemeye başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması prim borcunun tahsil ve takibini durdurmaz.” denilmektedir.
Mahkemece; idari para cezasının yukarıda açıklanan prosedürün işleyip işlemediği tespit edilmeli, şayet komisyon kararına itiraz edilmeksizin davacılar yapılandırmaya başvurmuşsa artık idari para cezası ödeme emrine dönüşmeyeceğinden davanın 506 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca idari yargının görev alanına gireceği düşünülmeli, ödeme emrine dönüşmüşse şayet, idari para cezasının davacıya tebliğine ilişkin ve komisyon kararına itiraz edip etmediği ve işyerinin res'en tescili neticesinde 2009/12-2010/1-11 aylar arasına ait ek bildirgenin davacı tarafından Kuruma verilip verilmediği, verilmememiş ise Kurum tarafından res'en düzenlenerek davacıya tebliğ edilip edilmediği sorularak, tüm evraklar Kurumdan celbedikten sonra çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 28.09.2017 tarihli ve 2016/140 E., 2017/429 K. sayılı kararı ile davanın esası hakkında adli yargının görevli olmadığı idari yargının görevli olduğu anlaşılmakla yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı bulunmadığından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı Dairenin 28.01.2021 tarih ve 2020/5687 E., 2021/863 K. sayılı kararında;" ... Eldeki davada davalı Kurumca SGK denetmenleri tarafından tanzim edilen 31.01.2011 tarihli rapora dayanarak; 03.03.2011 tarihinde res'en işyeri tescilinin yapıldığı ve ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmemesi ve süresinde verilmemesinden ötürü idari para cezası uygulandığı ve 19.260,00 TL idari para cezasının ödenmesi hususunun 20.04.2011 tarihli yazı ile talep edildiği ve davacılar tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece işleme konu araç ve araçta çalıştığı tespit edilen ... ile ilgili eksik araştırma yapıldığı tespit edilmiş olup, söz konusu aracın davacılar tarafından ne zaman alındığı ,tescil tarihi araştırılmalı, araçta çalışan ...’in bu araçla ilgili trafik cezası olup olmadığı sorulmalı ve ... dinlenerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir,
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmak suretiyle, tüm kanıtlar toplandıktan sonra yapılacak irdelemeyle elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile Yargıtay bozma ilamı uyarınca tanzim edilen bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; 01.08.2010 tarihinde ... plakalı aracı fiilen çalıştırırken ...’e trafik cezası kesilmesi nedeniyle dava konusu Kurum işleminin bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki tespitler doğrultusunda düzeltilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne
a-... adına geriye dönük düzenlenen 2009/12 ve 2010/1-2-3-4-5-6-7 dönemleri için ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, b-... için işe giriş bildirgesinin resen düzenlenmesi ve işyeri tescilinin resen düzenlenmesi sebebiyle Kurumca düzenlenen idari para cezasının iptaline ilişkin talebin reddine,
c-... adına 2010/8-9-10-11 inci dönem için ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmesine ilişkin işlemin iptali talebinin reddine,
d-Sigorta primine esas kazanç miktarının asgari ücret üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğunu beyanla davanın kabulünü ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğunu beyanla davanın reddini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacılar adına res'en tescil edilen işyeri tescil işlemi ile prim/cezalara ilişkin tahakkukların iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428, 439 uncu maddeleri.
2.Husumet dava şartı olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Davada husumetin yanlış kişiye yönlendirilmesi veya davalı tarafın eksik gösterilmesi halinde dava sıfat yokluğundan hemen reddedilmemeli, belirtilen eksikliğin giderilmesi yönünde bir talebin bulunması ve dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığının anlaşılması halinde, hakim, HMK’nın 124 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında açıklandığı üzere, karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul ederek, davayı diğer kişilere de teşmil ederek, yargılamaya devam etmelidir.
6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” düzenlemesi mevcuttur.
3. Değerlendirme İnceleme konusu eldeki davada verilecek karar, dava dışı ...'in hak alanını ilgilendirdiğinden Mahkemece, öncelikle davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği HMK'nın 124 üncü maddesi dikkate alınmak suretiyle, adı geçen kişiye karşı husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, davacının ve davaya dahil edilen şahsın da göstereceği bütün deliller toplanmalı, gerektiğinde resen de araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.