Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10565 E. 2024/11283 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10565
- Karar No
- 2024/11283
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/21 E., 2024/191 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ... 'un 15.01.2017 tarihinde iş kazası nedeniyle Cezayir'de vefat ettiğini, muris ... 'un Türkiye'de sigorta girişi yapılmaksızın davalı şirkete ait Cezayir kanunlarına göre ... isimli firma ile iş sözleşmesi imzalayarak turist vizesi ile 14.12.2016 tarihinde Cezayir'e giderek davalı şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, davalı şirket bünyesinde çalışmakta iken 15.01.2017 tarihinde şantiyede gerçekleşen bir kaza neticesiyle vefat ettiğini, T.C. Cezayir Büyükelçiliği tarafından düzenlenen 17.01.2017 tarihli Cenaze Nakil Belgesinde de cenaze naklini üstlenen firmanın Dekinsan olarak belirtildiğini, olayın Türkiye Cumhuriyeti Devletinde de iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için murisin davalı şirket bünyesinde çalıştığının tespitinin gerektiğini ileri sürerek, murisin 14.12.2016 – 15.01.2017 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisi ... 'un davalı şirket çalışanı olmadığını, Cezayir’de kurulan şirketin çalışanı olduğunu, davalı şirketle bağlantısının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2022 tarih ve 2022/218 E.- 2022/310 K. sayılı kararıyla, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin Türk firması olduğunu, Cezayir ülkesi ile hiçbir ilişkisi olmadığını, Cezayir'deki ... firmasının Cezayir yasalarına göre kurulmuş ayrı tüzel kişiliği haiz farklı bir firma olduğunu, davacı murisinin hizmet sözleşmesinin dava dışı Cezayir firması ile imzalandığını, ücretlerin o firma tarafından ödendiğini ve çalışma izni/uçak biletleri/cenaze nakil işlemleri gibi tüm işlemlerin de yine Cezayir firması tarafından gerçekleştirildiğini, 5510 sayılı Kanun gereği davacı murisi sigortalının işyerinin Cezayir ülkesinde olduğunu, davalı şirketinse işveren sayılamayacağını ve 5510 sayılı Kanun’un uygulama alanı bulamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; işbu davada Kurumun fer'i müdahil olarak kabul edilmesi gerektiğini, somut olayda, davacı miras bırakanı ... 'un yurt dışı çalışma sözleşmesinin olmadığını, ayrıca davacı murisinin yurt dışında çalışmaya başlamadan önce davalı şirketle arasında yapılmış bir hizmet sözleşmesinin de bulunmadığını, davacı murisinin çalışmasının kapsamı, süresi, hangi işveren nezdinde çalıştığı hususlarında yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, hizmet tespiti davalarında re'sen araştırma ilkesi gereğince gerçek işverenin kim olduğunun tereddütsüz bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, bordro tanıklarının araştırılarak dinlenilmediğini, yalnızca müteveffanın babasının tanık olarak dinlenildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2021 tarih ve 2021/1669 E.- 2021/2178 K. sayılı kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2.Dairemizin 03.10.2023 tarih ve 2023/7584 E.- 2023/9082 K. sayılı kararı ile ... somut olayda, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı olup olamayacağı, davalı şirketin yabancı ülkede üstlendiği işin niteliği ile görevdeki geçiciliğe ilişkin koşulların yöntemince araştırılması, 506 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5510 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi kapsamında geçici görevle gönderilme olgusunun irdelenmesi, öte yandan, 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re'sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya, davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, eldeki hizmet tespiti davasının dava tarihi 01.10.2018 olduğundan, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu hüküm kısmında ve gerekçeli karar başlığında, "davalı" olarak belirtilen Kurum'un, "fer'i müdahil" olarak gösterilmesi gerektiği hususunun, Mahkemece göz önünde bulundurulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2024 tarih ve 2024/21 E.- 2024/191K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama ile davacı miras bırakanının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı olma koşullarını taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Mahkemece hakkaniyete aykırı karar verildiğini, murisin cenaze nakil işlemlerinin davalı şirketçe üstlenildiğini, davalı şirketin ortakları ve yönetim kurulu üyelerince murise yapılan maaş ödemesi ve davacıya yapılan tazminat ödemesi davalı şirket ile ... firmasının aynı şirket olduğunu, aralarında organik bağın bulunduğunun açık olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda davalı şirket ile ... şirketinin arasında organik bağın bulunması nedeniyle murisin davalı şirket çalışanı olduğunun ve davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hukuka aykırı verilen kararın kabul edilemez olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.