Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9850 E. 2024/12127 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9850
- Karar No
- 2024/12127
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1214 E., 2023/1334 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 54. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/329 E., 2022/648 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ... İşler'in davalıya ait Nallıhan'daki işyerinde 01.04.2014-27.04.2019 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, 27.04.2019 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefat ettiğini, davacılardan Arife'nin müteveffanın eşi, ... ve ... ise müşterek çocukları olduğunu, davacılardan ... müteveffanın annesi ve ...'ın ise kız kardeşi olduğunu, müteveffanın davalı bünyesinde kanal ustası olarak çalıştığını, almakta olduğu en son ücretin brüt 10.387,52 TL olduğunu, müteveffanın sendika üyesi olup toplu iş sözleşmesinden de yararlandığını, buna göre bordroda belgelenen ücret ve her türlü eki (iş riski, yemek yardımı, sosyal yardım, aile yardımı, çocuk yardımı, agi vs.) yanında toplu iş sözleşmesinde kendisine sağlanan her türlü nakdi ve gayrinakdi ödemelerin tazminat hesabında nazara alınması gerektiğinin açık olduğunu, müteveffanın geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefatı karşısında davacıların destekten yoksun kalmak suretiyle maddi ve yakınlarının kaybı nedeniyle manevi zarara uğradıklarını, Ankara Büyükşehir Belediyesi / ASKİ Genel Müdürlüğü/Nallıhan ASKİ Şube Sorumluluğu ekibinin, Hoşebe Caddesi üzerinde tıkalı olan kanalın açılması amacıyla excavatör yardımı ile kazı yaptığı, Nallıhan ASKİ Şube sorumluluğunda işçi olan müteveffanın yalnız olarak basit bir demir merdiven yardımı ile açılan çukurun içine indiği, excavatörün uzun kepçe kısmının toprak kaymaması için çukurun içerisinde duvarın bir kısmına dayalı olmasına rağmen aynı duvardan kayan toprağın, çukur içerisindeki müteveffanın üzerine yıkılmış olduğu, arkadaşlarının 20 dakika içerisinde kazma/küreklerle müteveffanın çıkarıldığını ancak çıkartıldığı anda nabzının olmadığının anlaşıldığı, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle desteğin ölümü nedeniyle davacılardan ... için 466.177,68 TL, ... için 103.174,10 TL, ... İşler için 108.101,56 TL, ... 125.000,00 TL maddi tazminatın, Eşi ... için 100.000,00 TL, annesi ... için 70.000,00 TL, oğlu ... için 75.000,00 TL, oğlu ... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 350.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı, elim bir kaza neticesinde ... ... İşler'in hayatını kaybettiğini, konuya ilişkin olarak Yatırımcı Daire Başkanlığı ile yapılan yazışma neticesinde; müteveffanın çalışmış olduğu işin risk ve zorlukları hakkında bilgilendirildiği, çalışma talimatlarının tamamında imzasının olduğu, kazı çalışması sonucunda açılmış olan 4 metre derinliğindeki çukura koruyucu ekipmanlar ile indiği ve geri çıktığı, bir süre mola verdikten sonra mesai arkadaşlarının ikazına rağmen tekrar indiği, kazı esnasında çıkartılan kumun kazı alanından uzakta bir noktaya döküldüğü ancak olay anında heyecan ve kargaşadan ötürü etrafa ve çukurun içine yayıldığı, müteveffanın defalarca iş sağlığı ve güvenliği eğitimi aldığı, kazı alanında ve etrafında çevre emniyet tedbirlerinin alındığı, müvekkil idarenin üzerine düşen bütün yasal sorumlulukları yerine getirdiğini, her önlemi aldığını, bu sebeple kazanın oluşumunda doğrudan veya dolaylı olarak bir kasti ihmali bulunmadığını, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa'sı kapsamında mevzuata aykırı durumun söz konusu olmadığını, izah edilen nedenlerle ek delil bildirme ve beyanda bulunma hakları saklı kalmak üzere; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; iş kazasının meydana gelmesinde kusuru olanları tespit etmek üzere dosya iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş gelen raporda yapılan kazı çalışmasında teknik personel görevlendirmesinin yapılmaması, oluşabilecek göçükler için koruma tedbiri alınmaması, çıkarılan toprakların iş makineleri çalışma alanının uzağına götürülmemesi, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığı konusunda gerekli denetim ve kontrollerin yapılmaması nedeniyle davalı işverenin olayın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu, yaşı ve tecrübesi itibariyle tehlike ve riskleri öngörebilecek bir çalışan olduğu halde iş güvenliği tedbirlerinin alınması konusunda istekte bulunmayan kendi ... güvenliğini dikkate almadan çalışmaya devam eden davacının olayın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle; "Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1-Davacı eş ... için 466.177,68TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı çocuk ... için 103.174,10TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı çocuk ... için 108.101,56TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı anne ... için takdiren 40.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1-Davacı eş ... yönünden 75.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminat, anne ... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminat ve davacı kardeş ... yönünden 15.000,00 TL olmak üzere toplam 215.000,00 TL manevi tazminatın 27.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde işverenin tam kusurlu olduğunu, tıkanan kanalın açılabilmesi için tazyikli su verilmesi gerektiğini, bunun için de kanalın içerisine girilmesinin mecburi olduğunu, müteveffaya %20 kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatının miktarı belirlenirken 62 yaşında olması ve Türk aile yapısına uygun bir hayat sürdürdüğünden destek miktarının buna göre belirlenmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarlarının da düşük olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın kendi emniyeti ve güvenliğini sağlayacak riskleri fark edecek yaşta olduğunu, olayın meydana gelmesinde tüm kusurun ona ait olduğunu, en son 12.10.2018 tarihinde işgüvenliği eğitimi verildiğini, ölüm olayı üzerine TİS'in ilgili maddesi uyarınca ödemeler yapıldığını, davacı ...'in Belka A.Ş. bünyesinde 02.07.2019 tarihinden itibaren işe başlatıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacıların murisi ... İşler'in davalı yanında kanal ustası olarak çalışırken 27.04.2019 tarihinde kanalizasyon tıkanıklığını giderme çalışması esnasında açılan kanal içerisinde çalışırken yan yüzeylerden gelen toprağın altında kalarak vefat etmiştir. SGK müfettiş inceleme raporunda olayın meydana gelmesinde işverenin %80, ölen işçinin ise %20 kusurlu olarak tespit edildiği, Mahkemece A sınıfı iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda da aynı kusur oranları tespit edilmiştir. Kusur oranına ilişkin Mahkemenin değerlendirmesi yerindedir. Aktüerya hesap bilirkişisi tarafından THR 2010 tablosu dikkate alınarak davacılar eş Arife'nin maddi zararının 466.177,68 TL, oğul ...'ın 108.101,56 TL, oğul ...'ın 103.174,10 TL olarak hesaplandığı, davacı anne ... bakımından ise hesaplama yapılmadığı, Mahkemece ...'ye sağlanacak desteğin 40.000,00 TL olarak takdir edilmesinin somut olaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece davacı eş için 75.000 TL, çocukların her bir için 50.000 TL, anne için 30.000 TL, kardeş için ise 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Olay tarihi, tarafların kusur oranları, vefat edenin yaşı, davacıların yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında ve dava dilekçesinde işverenin tam kusurlu olduğu belirtilerek manevi tazminat talep edilmesi dikkate alındığında eş için 90.000 TL, çocukların her biri için 65.000 TL, anne için 50.000 TL, kardeş ... için ise 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi uygun olacaktır. Davalı ... tarafından destekten yoksun kalma tazminatı 100.000 TL olarak talep edilmiş ise de farazi destek miktarı TBK.'nın 52 ve 53 üncü maddeler dikkate alınarak hakim tarafından tespit edildiğinden Yargıtay hem Hukuk Genel Kurulu hem de 9. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre hakimin takdiri indirime gittiği fazla çalışma, hafta tatili, cezai şart, bakiye süre alacaklarında reddedilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediğinden kıyasen reddedilen miktar bakımından davalı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmediği..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında; "2)Davanın kısmen kabulü ile a-Davacı eş ... için 466.177,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı çocuk ... için 103.174,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı çocuk ... için 108.101,56 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı anne ... için takdiren 40.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı eş ... yönünden 90.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı çocuk ... yönünden 65.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı çocuk ... yönünden 65.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı anne ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kardeş ... yönünden 20.000,00TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.